1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Tarih, Değerlerimiz Ve Türk Hoşgörüsü
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Tarih, Değerlerimiz Ve Türk Hoşgörüsü

A+A-
Öyle değerlerimiz, öyle insanımız var ki, dünya’da ender rastlanır.
Yine öylesi bir hoşgörü sahibiyiz ki, bunu aklı- selim tüm dünya insanı kabul eder.
Bugün size bir değerli yazarımız, Türk büyüğü Yahya Kemal Beyatlı’dan bahsetmek istiyorum.
Ünlü Türk büyüğü ve yazarı, şair, Beyatlı 2 Aralık 1884 yılında Üsküp’te doğdu. Asıl adı Ahmet Agah’tır. İlköğrenimini İstanbul’da yaptı. Paris’te Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdi. Yurda döndükten sonra, İstanbul’da çeşitli üniversitelerde öğretim üyeliği yaptı.
1923 yılında Urfa Milletvekili oldu. Varşova, Madrid elçiliği yaptı. 1935-1942 yılları arasında Tekirdağ, 1943-1946 Yıllarında İstanbul Milletvekili olarak vatana hizmet etti. Büyükelçi olarak Pakistan’a gitti. 1958 yılında İstanbul’da vefat etti.
Vefatından sonra eserleri birçok kitapta toplandı. Bazı eserleri “Kendi gök kubbemiz, Aziz İstanbul, Siyasi ve edebi portrelerdir.
Onun bir şiirini İlkokulda okumuş ve o gün, bugün hiç unutamam ve hep göksüm kabararak okurum.
Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik,
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik.
Haykırdı, ak tolgalı beyler beyi “İlerle”
Bir yaz günü geçtik Tuna’dan kafilelerle…
Şimşek gibi atıldık, bir semte yedi koldan,
Şimşek gibi Türk atlılarının geçtiği yoldan,
Bugün yine dolu dizgin atlarımızla,
Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla…
Cennette bugün gülleri açmış görürüz de,
Hala o kızıl hatıra gitmez gözümüzde…
+++ +++
Türk Hoşgörüsü bir başkadır. Bunu da bilenler bilir. Konya’mız ise Hz. Mevlana ve Hoşgörünün başkentidir.
Türk Edebiyatı Vakfının yayınladığı, Cemal Aydın tarafından kaleme alınan “Taşa kazınan ihanet” kitabında ilgi çekici bir bölüm var.
Prof. Dr. İsmet Giritli bir kongre için İtalya’ya gidiyor. Orada kendisine bir Yunan ve bir Ermeni profesör musallat oluyor. Her öğle yemeğinde, “Siz bizi 400-800 yıl sömürdünüz. Bizi ezdiniz!..” diye Prof. Giritliyi taciz ediyorlar. Sonunda Giritli dayanamıyor ve kongre düzenleyicisi İtalyan profesöre durumu anlatıyor. İtalyan Profesör, “Bugün öğle yemeğini beraber yiyelim” diyor. Yemekte Yunan ve Ermeni profesörler yine Giritliye sataşıyorlar. İtalyan Profesör Yunanlıya soruyor :
“- Siz kaç yıl Türk hâkimiyetinde kaldınız?”
- 400 yıl,
- Hangi dili konuşuyorsunuz?
- Yunanca.
- Dininiz nedir?
- Ortodoks Hıristiyan.
Sonra Ermeni profesöre dönüyor :
- Siz kaç yıl Türk hâkimiyetinde kaldınız?
- 800 yıl,
- Hangi dili konuşuyorsunuz?
- Ermenice.
- Dininiz nedir?
- Gregoryen Hıristiyan.
- Beni iyi dinleyin!
Eğer siz 200 yıl İtalyan hâkimiyetinde kalsaydınız, şimdi ikinizde İtalyanca konuşuyordunuz ve ikinizde Katolik idiniz. O yüzden kültürünüzü muhafaza ettikleri için siz Türklere teşekkür etmelisiniz” diyor.
İşte, Türk değerlerimiz, İşte Türk’ün hoşgörüsü…
Umarım bazı kimseler bundan kendilerine ders çıkartırlar.
Bu yazı toplam 33 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.