1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Tarih Derslerini Kaldıralım!
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Tarih Derslerini Kaldıralım!

A+A-
Başlığı önce: “ Tarih Kavgaların mı Barışın mı Kaynağı Olmalı?” diye yazmıştım. Fakat daha sonra daha dikkat çekici yukarıdaki başlığı tercih ettim. Çünkü iş ciddi, mevzu derin. 
Bu gün yaşayan bizler öyle veya böyle (kültürle, dinle, siyasetle, ırkla…) düne bağlıyız. Dün yaşananlar biz istemesekte gelip bu günümüze karışıyor. Karışmak ne kelime bu günümüzü ayarlıyor, hayatımıza yön veriyor. Bu gün bizleri, İslam Tarihinde yaşananlar mezhep olarak (Alevi, Sünni, Hanefi, Şafii, Selefi, Tasavvufçu, Mealci, Reformist, Mezhepsiz…);Cumhuriyet döneminde yaşananlar (Kemalist, Cumhuriyetçi, Demokrat, Baasçı, Karşı Devrimci, İlerici, Gerici, Hilafetçi, laik, anti laik, Osmanlıcı…)gibi gruplara ayırıyor. Dünün şartlarında, o günün koşullarında meydana gelen ayrışmaların, çekişmelerin bu güne ibret olarak aktarılması gerekirken tam tersi, asırlar/yıllar önce yaşanan bu hadiseler, bu kavgalar aynen devam ediyor.
Tarih ilminin insanların ve devletlerin hayatındaki yerini en iyi bilen insanlardan biri olan ben (çünkü 25 yıl tarih öğretmenliği yaptım) bazen şöyle düşünmeye başlıyorum: “Tarih, bu gün yaşayan bizlere barış taşımayacak, ibret vermeyecekse okumayalım. Tüm okullardan tarih derslerini, bütün üniversitelerden de tarih bölümlerini kaldıralım.” Kuranda en çok işlenen mevzulardan biri geçmişte yaşamış kavimlerin halleridir. Yani tarihtir. Nuh kavminden, lut kavminden, Salih Kavminden, Yahudilerden, Hıristiyanlardan, Firavundan, Nemruttan, İsa’dan,(as) Musa’dan(as), Meryem’den, Asiye’den… İbretlik dersler çıkarmamız için uzun uzun haberler verir yüce kitabımız: “Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.” Ali İmran 137. Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız…? Bakara 214
Sadece bizim kitabımız değil, sadece din kitapları değil, büyük devletler de, dünyaya yön vermiş insanlar da, tarihle ilgilenmişler, ondan büyük dersler, önemli ibretler çıkarmışlardır.Yani hayatın gerçekleri arasındadır mazi ve tarih. İnsan fıtratının vazgeçilmezleri arasındadır dün yaşadıklarımız. O zaman yapılacak olan tarihten vazgeçmek, onu terk etmek, okullardan tarih derslerini kaldırmak değil tam tersi tarihi öyle bir yazmalı, öyle bir anlatmalıyız ki onu okuyan dünün yanlışlarını bir daha yapmaya tövbe etmeli. Yoksa yüzlerce binlerce yıl yaşanmış ve bizimle direkt alakası olmayan hadislerden kavga çıkaracaksak tarih dersleri derhal kaldırılmalı. “Dün dünde kaldı cancağızım!” diyemeyeceksek; Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz. diye hüküm vermeyeceksek(bakara 134);Sultan Ahmet camiinde Hz. İsa’nın(as) ölümü ile ilgili vaazı dinleyen Yeniçerinin camiden çıktıktan sonra ilk karşılaştığı Yahudi’nin boğazına sarılıp;” Geberteceğim seni ulan!” diye kükremesi üzerine zavallı Mişonun; ”suçum ne efendim?” demesine karşılık; “Bre gafil! Hz İsa’yı niye öldürttünüz? Sualine Mişonun;”Ama efendim o asırlar önceydi” çırpınmasına yeniçerinin;” Ama ben yeni duyuyorum…” demesi gibi gülünç bir duruma düşebiliriz.

Elhasılı velkelam dünü dünde bırakamayacaksak, dünden ibret vesikaları yerine kin ve nefret belgeleri dereceksek tarih derslerini kaldıralım gitsin.
 
Bu yazı toplam 48 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.