1. YAZARLAR

  2. Ahmet Turan

  3. TARİH FUKARALIĞI
Ahmet Turan

Ahmet Turan

Yazarın Tüm Yazıları >

TARİH FUKARALIĞI

A+A-

Libya da ne işimiz var?

Suriye de ne işimiz var?

“Teröristlerle diyalog kurmalıyız. Orantısız güç kullanılıyor” sözlerini kullananlar; açık, açık ‘terör sevici’ olduklarını söyleyemedikleri için, ne demek istediklerini bir türlü anlayamadık.

Aslında düşüncelerini biliyoruz da; kendilerinden duyamıyoruz.

Balkanlarda yapılan Osmanlı Rus Savaşı’nda Plevneyi savunan Gazi Osman Paşa’ya Anadolu’dan destek gitmesi istendiğinde, o gün; “Ne işimiz var Balkanlarda” diyenlerle, bugün Suriye de, Libya da ne işimiz var diyenlerin niyetlerini anlamamak için ‘tarih fakiri’ olmak gerekir.

Bize Balkanlarda yaşatılan acıyı Bursa ve Yalova’daki göçmen kardeşlerimize sorarsanız, varsa ciğeriniz yana, yana dinlersiniz.

Afganistan da, Çeçenistan da, Doğu Türkistan da, Irak’ta, Suriye de, Libya da yaşatılan acıyı hepimiz görüyoruz.

Acıyı dindirmek için Türk Ordusunun çabasını da görüyorsunuz.

Suriye ye Libya ya sömürü için mi gidiyoruz? Yoksa kardeşlerimizin kendi topraklarında vahşice katledilmelerinin önüne geçmek için mi gidiyoruz?

Eğer bu ayrımı yapamıyorsak, tahlile ihtiyaç var demektir.

Suriye de, Türk askerinin girdiği bölgelerde huzur ortamı tesis edilince Suriyeliler de ülkelerine dönmeye başladı.

Bunu görüyormuyuz?

Görenler var.

Varil bombaları kesilse, kim kalır başka memlekette.

Gelelim Libya ya.

İç savaş var. Kendi topraklarında kardeş kavgası yüzünden binlerce Libyalı ölüyor.

Doğu Akdeniz de Enerji tezgahı kuranlar Türkiye’nin boğazını sıkmak için bu savaşı körüklerlerken, içimizden “Ne işimiz var Libya da” diyenleri de tarihi iyi okumalarını tavsiye ediyorum.

ABD’nin, Rusya’nın, İtalya’nın, BAE’nin, Mısır’ın, İsrail’in desteklediği Halife Hafter’i kısaca tanıtayım.

‘Halife Hafter 1969 yılında Kaddafi’yi iktidara getiren darbede yer aldı. 1980’ lerin sonunda Libya adına savaşmak için komşu ülke Çad’a gönderildi. Ancak Fransa destekli Çad güçleri tarafından yenilerek esir alındı. O sırada tutuklu olan Hafter’e bir teklif yapıldı. Kaddafi ye karşı savaşması karşılığında serbest bırakılacaktı. Teklif ABD’nin gizli örgütü ‘CIA’ den gelmişti. Kaddafi den intikam almak isteyen Hafter teklifi kabul etti ve CIA destekli Libya Kurtuluşu Ulusal Cephesi adlı para militer bir ordunun başına geçti. Washington Post gazetesinin 1996 da yayımladığı bir makalede bu para militer orduyu, “ABD merkezli kontro-tipi grup” olarak tanımlıyordu. Ancak Çad’da arkasında Libya’nın olduğu bir darbe gerçekleşince Hafter ve ekibi Amerikan helikopteri ile bölgeden çıkarıldı. Ancak Hafter ve yanındaki 100 den fazla adamı hayati tehlikeden dolayı Libya ya gidemiyor, komşu ülkelere ise güvenemiyordu. Ortada kalan Hafter ve adamları ABD ye sığınma başvurusu yaptı. Başvurular anormal bir hızla kabul edildi.

Peki Hafter ABD’de nereye taşındı?

Virginia Lankley’deki CIA Genel Merkezine 15 dakika uzaklıkta olan Falls Church semtine. 2007’ye kadar bu semtte, daha sonra Vienna’daki 612 bin dolar değerindeki 5 odalı bir eve taşındı. Bu evde ailesiyle yaşayan Hafter, bu süreçte ABD vatandaşı oldu. Hatta ABD’nin 2008 yılındaki Başkanlık seçimlerinde oy bile kullandı.

Kaddafi’nin ölümünden bir yıl önce Libya ya döndü’.

Kahraman gibi de karşılandı.

Sonrası malum.

Hafteri destekleyenler Libya da.

Libya’nın hukuksal Ulusal Mutakabat Hükümeti ise Türkiye’yi davet ediyor.

İçimizdekiler “Ne işimiz var Libya da” diyor.

Davetsizleri anladıkları dilden geri göndermek için Libya’dayız.

Suriye de yaptık.

Davetsizler hariç herkes alkışladı.

‘Biz davet gelirse gitmeyelim. Gelmezse de küselim’ diyen tahlile muhtaç millet değiliz.

Bilmem anladınız mı?

Önceki ve Sonraki Yazılar