1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Tarih- KÜDÜS VE Hz. Ömer
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Tarih- KÜDÜS VE Hz. Ömer

A+A-

Ortadoğu ve İslam dünyası kaynıyor.

İsrail’in parmak oyunları ile Kudüs çiğneniyor.

İşte İran,

İste Kuveyt, Katar…

Bu zulüm ne zaman bitecek.

Bu istilaya kim dur diyecek.

ABD’ mi?

AB’ mi?

Yoksa son kullanma tarihi geçmiş NATO mu?

Şimdi size ibretlik bir gerçek anlatacağım.

Bu ülkede, bu dünyada Adalet olmaz ise bunlardan kurtulamayız.


M.Ö. 5000 yıllarında Yabusiler'in kurduğu şehir M.Ö. 1049'da Yahudilerin eline geçmiş, M.Ö. 586 yılında da Farisiler, M.Ö. 332 yılında Yunanlılar, M.Ö. 63 yılında Roma ve Bizans hakimiyetinde kalmış. İşte Yahudilerin Hz. İsa'nın (S.A) bekledikleri Mesih olmadığını söyleyerek Romalıları kışkırtmaları bu dönemdedir. Kargaşa döneminde Allah (Celle Celalühu) Hz. İsa'yı göğe yükseltti.

Hicretin 14. yılı, Miladi 636 yılında Peygamber Efendimiz 'in (S.A.V) Âlem-i Bekâ'ya irtihalinden sadece 4 yıl sonra İslam orduları Suriye, Irak, Filistin ve Mısır cephesinde zaferler kazandı. Kudüs, 638'de Hz.Ömer (r.a.) döneminde fethedildi. Bugün o dönemin izleri hala sımsıcak. Bir daha da hiçbir zaman o dönemdeki kadar huzur bulamadı.

Çok ibretlik, insanın tüylerini diken diken eden bir ibret vesikasını buraya nakletmeden geçemeyiz:
Ebu Ubeyde bin Cerrah komutasındaki İslam orduları Kudüs'ü kuşatmıştır.
Şehrin düşeceğini anlayan Patrik bir şartla teslim olacaklarını belirtir. Antlaşmayı sadece İslam Ordusu'nun emiriyle gerçekleştireceğini, şehri bizzat devlet başkanına teslim edeceğini söyler.
Bunu haber alan Hz. Ömer, Medine'de yerine Hz. Ali'yi vekil tayin edip yola çıkar. İki yolcunun sadece bir bineği vardır. Biri İslam Devleti'nin başkanı, diğeri de köle.
Kudüs'e yaklaşırlar. Bineğe binme sırası kölede. Fakat köle "Efendisi hayvanın yularını tutarken, köle bineğin üzerinde Kudüs'e girmek doğru olmaz. Bu zafere gölge düşürür" diyerek itiraz eder. Şam Kapısı, başlarında Patrik Sophronius'un bulunduğu Hristiyan halk ile doludur.
Halk köleyi hayvanın üzerinde görünce saygılarını iletmek için secdeye kapanır. Köle ise şiddetle elindeki asa ile onları dürterken bir yandan da bağırır: "Allah'tan başka kimseye secde edilmez. Ben köleyim, devlet başkanı yuları tutan kişidir..." Bunu duyan Patrik Sophonius ağlamaya başlar. Hz. Ömer neden ağladığını sorar. Patrik şunları söyler:

"Saltanatı kaybettiğim için mi ağladığımı zannediyorsunuz?
Allah'a hamd olsun ki bunun için ağlamıyorum.
Sırf sizin hâkimiyetinizin sonsuza dek kesintisiz devam edeceğini anladığım için ağlıyorum.
Zira zulmün hâkimiyeti bir andır. Adaletin hâkimiyeti ise kıyamete kadar devam eder.
Ben sizi fethedip geçen, yıllar içinde kaybolup giden bir yönetim zannetmiştim..."

Hz. Ömer (r.a) Kudüs'e geldiğinde Yafa Kapısı'ndan içeri girerek tam burada namaz kılar. Sonrasında buraya camii yapılır. Adı da Hz. Ömer Camii olur.

Bugün zulmün hakimiyeti sürüyor bu topraklarda. Müslüman, gayrimüslim halk, İslam’ın adaletini arıyor tekrar. Çatışmalar, sürgünler, bölünmüş hayatlar, gözyaşları ve zulümler bir ışığı bekliyor yeniden.
Kudüs yeniden barışın, kardeşliğin, huzur ve kendine yüklenen anlamın fatihini arıyor.

Yazımı Hz Mevlana’nın bir büyük sözü ile bitireyim.

 Şikâyet eden kötü huyludur; iyi huylu şikâyet etmez, tahammül eder.

 

 

 

Bu yazı toplam 163 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum