1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Tarih Ve Fıkra
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Tarih Ve Fıkra

A+A-
Bugün biraz tarih sayfalarına gideceğim. Fıkralar anlatacağım.
Ali Paşa, Osmanlı’nın önemli devlet adamlarından biridir. Adı Tanzimat döneminde Fuat Paşa ile birlikte anılır. Tanzimat, Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupalılaşma yolundaki en kesin hareketidir. O günden bu güne AB’ye girmeye çalışıyoruz ama, nafile…
Ali Paşa, Mısır Çarşısı esnafından Ali Rıza Efendi’nin oğludur. Arapça ve Farsçadan sonra kendi gayretiyle Fransızca öğrenmiş, Dış işlerine girmiş, içeride ve dışarıda yaptığı görevlerden sonra Bakan ve Başbakan olmuştur.
+++
Çarlık Rusya’sı, Osmanlıların İngiliz ve Fransızlarla anlaşmalarından rahatsızdır. İstanbul’daki elçi General İgnatiyev, Anadolu’daki Müslüman olmayan halkı ayaklandırmak, kargaşa çıkarmak için bir takım planlar yapmaktadır. Rus elçisi Ali Paşa’ya ziyarete gelir, yanında da genç bir adam vardır. Ali Paşa, bu kimsenin Rus subayı ve provokatör olduğunu öğrenmiştir. Rus elçi adamı arkeolog olarak tanıtır.
Misafirlere, geleneklere göre “çubuk”la tütün ikram edilmektedir. Sapı uzun pipo. “Çubuk” içmesini bilmeyen Rus ajan, yere ateş düşürür, odada kıymetli halı yavaş yavaş yanmaya başlar. Ali Paşa halının yandığını görmezden gelir. Biraz sonra duman tütmeye başlayınca elçi telaşlanır, uşaklar yetişir ateşi söndürürler.
Ali Paşa elçiye döner :
“İşte gördünüz, sizin araştırmacınız 15 dakikada salonu yakıyordu. Bunu söndürebildik. Y a Anadolu’yu baştan başa ateşe verirse ne yaparız ?”
Rus elçisi susar ve bir daha konuyu açmaz.
Ali Paşa önemli bir konu için Padişah Sultan Aziz’e gider. Padişah o sırada hokkabazları seyretmektedir. Ali Paşa bir kenara oturur, o da seyreder. Bir ara padişah şaka yapar :
“Paşa hokkabazların giydiği şu kavazeyi, başına geçirsene, bakalım sana yakışıyor mu?
Ali Paşa “Ferman efendimizindir !” der, cebinden başbakanlık mühürünü çıkarır, padişahın önüne koyar . Sonra hokkabazların külahını almaya davranırken Padişah sorar :
“Paşa ne yapıyorsun ?”
“Sizin müsaadenizle, devletin başbakanlık makamını işgal eden adam, bu rütbe ve makam üzerinde oldukça başına hokkabaz külahı giyemez.”
Padişah, Ali Paşa’nın ne demek istediğini anlar. “Aman paşa hiç de şakadan, latifeden anlamazsın!” der.
Ali Paşa karşıtlarından Rıza Paşa, padişahın isteğini yerine getiren sadrazam için “Korktu da ondan!” der. Bu lafı Ali Paşa duyar. Rıza Paşa’ya der ki:
“Hayır ne korktuğum ne de bu makama tutkunluğumdan bunu yapmadım. Vatanımı ve devletimi çok sevdiğimden yaptım. Çünkü ben gidersem yerime siz gelecektiniz!”
Ali Paşa bir gün evinde vekil, vekala, nazırlara bir ziyafet verir. Çok iyi dostu Menas Efendi de davetlidir.
Sofraya çilek gelince, Ali paşa pudra şekeri sanarak, çileği tuza batırır, ağzına atar. Tuz olduğunu anlamış ama bozuntuya vermez. “Hiçte fena olmuyor !” der.
Sadrazama yaranmak isteyenler hemen çileği tuza batırıp “Pek lezzetli oluyor !” diye yutunca Menas efendi dayanamaz :
“Bu sofrada sadrazama uyup, çileği tuza bananlara bir diyeceğim yok ama, bazen bakanlar kurulunda da aynı şey oluyormuş!”
Peki bugün çileği tuza bananlar çoğalmadı mı ?
 
Bu yazı toplam 72 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.