1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Tarihe mal olmuş değerlerimize sahip çıkmak!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Tarihe mal olmuş değerlerimize sahip çıkmak!

A+A-

Bazı çokbilmiş amcalar düne ait ne varsa yıkmaktadırlar. Diye yazıma başlayınca liseli yıllarda severek okuduğum Yahya Kemal Beyatlı’nın “Kör Kazma” makalesini çağrıştırdı. Yahya Kemal Evladı Fatihandır. Osmanlı Devletinin son döneminde Üsküp’te doğan ilk eğitimini Üsküp’te yapan daha sonra Paris'te eğitimine devam eden orada tanıdığı Albert Sorel’in etkisyle Türk Tarihi ile ilgilenmeye başlar. Türk Milliyetçiliğine Fransa’da okuduğu Fransızca kitaptan varmış olması Yahya Kemal’e ironik (hedeften sapma) gözükmez, onu büyüleyen gerçekte Türklük olgusu değil , Fransa’dır. Fransa’nın büyüleyici yanı ise şairin bundan böyle yazı ve sohbetlerinde sık sık anacağı Camille Jlian’ın Fransız toprağı bin yılda Fransız halkını yarattı. Sözünde gizlidir.

Türklerin aksine, Batılılar kendi kendilerinin bilincindedir. Milli Hayatlarını bu bilinçle yaşamış ve tarihlerini kayda geçirerek kendilerini kendilerine anlatmışlardır. Bunu resim, nesir yoluyla olmuştur. Türk Kültürü ise Yahya Kemal’e göre resimsiz ve nesirsiz olmak gibi , eski şehirlerimiz yapılarımız ve kıyafetlerimiz hakkında bir fikir edinmemizi engelleyen iki feci noksana sahiptir. Bundan böyle şair bu noksanlığın kötü sonuçlarını ortadan kaldırmaya çalışacak ve ırkının olmayan özbilincini yaratmaya girişip bizi bize anlatacaktır.

Kör Kazma makalesi;

“Dün Küçüksu'da Selîm-i Sâlis (III. Selim) hatıraların¬dan olan karakolu, enkazından kimbilir ne de¬posu yapmak için yıkıyorlardı. Kör kazma Türk İstanbul'un bir uzvunu daha kırıyor, pencereleri çaprast (çapraz) demir kafesli, sarı badanalı Nizâm-ı Cedîd neferlerinin ilk karargâhı olan bu binalardan kö¬şede bucakta birkaç tane daha var. Bu binalar ki, Üsküdar'da Selimiye Kışlası'nın yavrularıdır; bize bir asır evvel yeni bir hayata gir¬diğimizi hatırlatır…

Dört sene evvel bir ecnebi mimarla Haydarpa¬şa vapurunda idim, vapur denize açıldıktan sonra Anadolu sahili görünür görünmez bu ecnebi mi¬mar «ne güzel mimari!» dedi.

Ben, Haydarpaşa Garı'ndan bahsediyor san¬dım.

«Son senelerde yeni yapıldı» dedim.

Yüzüme hayretle baktı «Hayır o müstekreh (tinkindirici) ambarı kasdet-miyorum, şu dört köşe kuleli bina güzel» dedi ve Selimiye Kışlasını gösterdi..

Bütün Türkler bu şehirde herhangi bir binayı kışladan fazla beğenir, çünkü beyinleri «yeni» de¬dikleri mikropla aşılanmış bir neslin çocuklarıdır onlar.

Bu illet, bu «yeni» sar'asıyle son asır Türkle¬ri, kör kazmayı kaptılar, yıkılmadık ne resmî daire kaldı ne konak; dağılmadık ne eşya kaldı ne de döşeme; bereket versin frenklerden her şeyi bir şe¬bek zekâsıyle kaptığımız gibi son zamanlarda da eski şark eşyasının, silahlarının, halılarının zev¬kini kaptık, belki bu münasebetle bir gün kendi eşyamızı sevmeğe alışırız!.

Onları yıkan kör kazma, kaza ve kaderin değil, bizim elimizdedir..

…….

O günlerde Yahya Kemal’in içini yakmış olan o kör kazma bugün hala yıkıp doğramaya devam ediyor. Ben aylardır şehrimiz tarihi değeri olan sokak adlarının rakamlarının değiştirilmesini tarihi bilinci yok etmek olacağını ifade ederken bazı çokbilmişler Toronto’dan, navigasyondan örnek veriyor. Bir diğeri rakamın birden başlaşın diyerek kehanet gösteriyorlar. Unutmayın halka rağmen allameliğiniz tutmaz!

Bunun yanında illa rakam durmak zorunda ise eski sokak adlarını da yanında eklenemez mi?

"Medeniyet; beton ezbere konuşma ve diploma değildir. Medeniyet Medeniyet değerleri koruma, düşünce ve bilinç düzeyidir.(Aygün Akyol)

Evet, çok hayranı olduğunuz Avrupa’da  Oxford şehrinin Oxford 1810 ile Oxford 2015 tarihleri arasında köklü değişiklik olmadığını görüyorsunuz.

Bu gerçekler ışığında düşünmemiz gerekir değil mi?

333.png

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.