1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Tarım'da son durum
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Tarım'da son durum

A+A-
Türk tarımı nerede?
Hükümete bakarsanız, her şey” çok iyi”
Tarımda destekleme, tarıma verilen önem “ Güllük gülistanlık”
Ya gerçekler…
Tarım Bakanı Mehdi Eker. Anlatmaya başladı mı, 40 dereden su getiriyor.
Mehdi Eker’den önceki bakan hemşerimiz Prof. Dr. Sami Güçlü idi. Ona sahip çıkamadık. Ondan sonra bakan olan Eker işi götürüyor.
Bir çok tarım uzmanına göre ve çiftçinin, ziraat odalarının ifadelerine göre en büyük darbeyi tarım köylüsü aldı.Konya ve yöresinde eğer Panko BİRLİK olmasa belki çiftçi daha da zor günler yaşayacak. Panko Birlik Başkanı Recep Konuk kendi gücü nispetinde çiftçiye destek veriyor da, çiftçi onunla nefes alıyor. 10 yıl geriye baktığımız zaman Türkiye’de çiftçi sayısı yaklaşık 8 milyon iken bugünlerde bu rakamın 6 milyondan biraz daha fazla olduğunu görmekteyiz.
2007-2010 yılları arasında tarımda kullanılan yaklaşık 80 kadar makine- araç gerecin fiyatı yarı yarıya yükselmiş durumdadır. Girdi fiyatları da aynı durumda. Akaryakıt, gübre, ilaç hat safhada pahalılaşmıştır. Buna mukabil ürünler ya çok az yükselmiş, ya da olduğu yerde saymaktadır.
Göstermektedir ki , uygulanan politikalarla çiftçi tarımdan uzaklaşmaktadır. Bu durum Türk ekonomisinin de çöküşü demektir.
2 bin yıllarında tarımın istihdamdaki payı yüzde 35-36 iken bugün gelinen nokta ise yaklaşık yüzde 25 civarındadır. Bu tablo belki sevindirici gibi gelebilir ama, tarımdaki istihdam işsiz kalmaktadır. Çok yakın geçmişte tarım ve gıda üretiminde kendi kendimize yeten ülkeler içinde iken bugün tarım ürünleri ithalatı yapar duruma geldik.
2 binli yılların başından son döneme göre yaklaşık 25 milyon buğday ithalatı yapıldığı görülürken bunun karşılığı olarak da 7 milyar dolar ödeme yapılmıştır. Aynı durum yağlı bitkilerde ve Mısır’da da söz konusudur. Bugün Konya Şeker ayçiçeğini gerekli şekilde değerlendirmese inanıyorum ki, bu açık daha da açılacaktır.
1980 li yıllara kadar pamuk ihracatı yapan ülke durumundan bugün kullandığımız pamuğun yarısını ithal eder duruma yükseldik. Buna mukabil tekstil sektöründe bazı ülkeler ile yarışamaz durumdayız.
Bunun adı bindiği dalı kesmek demektir. Çiftçi desteklenmelidir. Gereği kadar desteklenmelidir. İstihdam artırılmalıdır. Türkiye öncelikle tarım ve sanayiyi bir arada götürmeli birini ihmal etmek, diğerinin yükünün artması demektir.
Bugün bunlara çok bakılmıyor.
Başka gündemler yaratılarak halkın dikkati buraya çekiliyor.
Ekonomimiz iyi gitmiyor. Nedeni ne olursa olsun ekonomi duvara toslamak üzere görünmektedir. Çünkü Dolar iki lirayı aştı. Döviz, altın öyle…
Kışa ramak var. Sanırım bu kışı fakir fukara daha zor geçirecek. Ülkenin insanının paketle, şunla bunlar ilgilenecek vakti yok. Seçim atmosferine girdik. Halk geçim derdinde. Okullar açıldı. Kış kapıya dayanıyor.
Açlık sınırı yükseliyor.
Emekli beklenti içinde.
“Paket “şöyle dursun…
Halkın beklentilerine kulak vermek gerekir.
Paket ile açıklanan konular ayrı bir mevzudur.
Bugünde yazımı İbrahim Etem Hazretlerinden bir alıntı ile bitireyim.
İbrahim bin Etem hazretleri yolda bir taş gördü. Üzerinde “Çevir ve altını oku “ yazılıydı.
Çevirdi üzerinde şöyle yazıyordu :
“Eğer öğrendiğinle amel etmiyorsan ne diye öğrenmek istiyorsun?”
Bu yazı kendisini çok etkiledi. Buyurdu ki :
“Ya Rabbi !
Seni tanıyan hakkıyla tanıyamamıştır. Şimdi seni bilmeyen bir kimsenin hali nasıl olur?”
 
Bu yazı toplam 121 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.