1. YAZARLAR

  2. Duran Çölcü

  3. Tarımının geleceği iyi görünmüyor
Duran Çölcü

Duran Çölcü

Yazarın Tüm Yazıları >

Tarımının geleceği iyi görünmüyor

A+A-

Yazıya Elazığ ve Malatya depreminde hayatını kaybeden kardeşlerimize, rahmet, ailelerine başsağlığı ve yaralı olanlara da acil şifalar dileyerek başlıyorum.

Allah’tan böylesine acıları bizlere bir daha yaşatmamasını diliyorum. 

Geçen hafta Meram Ziraat Odası Başkanı Murat Yağız’ın İlçe Ziraat Odası başkanların da katıldığı basın toplantısında, çiftçilerin sorunlarını dile getirilmesinin yanında, bu sorunların çözüme kavuşturulmamasıyla tarımın bitme noktasına geleceğini belirtmesi dikkatimi çekti.

İlkokul yıllarında hocalarımızın bize öğrettiği tarımda Kendi Kendine Yeten Ülkeler içerisinde yer aldığımız ve ilimizin Türkiye’nin tahıl merkezi konumuna sahip olduğunu anımsadım.

Çünkü şehrimiz, Türkiye’nin toplam tarımsal üretiminin yüzde 10’nunu karşılıyor.

 2.6 milyon hektarlık tarım alanı ile ülkemizin toplam tarım alanının yüzde 11,2’si gibi çok önemli bir oranını oluşturuyor. En fazla un fabrikası yine Konya’da bulunuyor.

Özellikle tahıl, şeker pancarı ve baklagiller alanında ülkemiz ihtiyacının büyük kısmını karşılayarak bu alanda önemli rol oynayan Konya'da, tarımsal üretimin büyük bir kısmı endüstriyel bitkilerde gerçekleştiriliyor.

Ekmeklik buğday üretiminin yüzde 8,3’ünü, makarnalık buğday üretiminin yüzde 19,3’ünü, arpa üretiminin yüzde 13,8’ini, şeker pancarı üretiminin yüzde 29,1’ini, mısır üretiminin yüzde 19,4’ünü, kuru baklagiller üretiminin yüzde 10’unu, ayçiçeği üretiminin yüzde 16,5'ini tek başına ilimiz karşılıyor.

Türkiye’yi besleyen ve ihracat yaparak ülke ekonomisine katkı sağlayan Konyalı çiftçilerin sorunlarını çözmek, yeterince sahiplenmek gerekiyor.

Toplantıda Meram Ziraat Odası Başkanı Murat Yağız, bitme noktasına gelen tarımın sorunlarının çözümüyle birlikte gerekenlerin bir önce yapılmasını istiyor.

2019 yılında yaşadıkları sıkıntıların çözümü noktasında birçok girişimlerde bulunduklarını, aynı sorunların 2020 yılında da tekrarlanmaması adına paydaşları başta olmak üzere, ülkemiz tarım politikasının belirleyicisi olan bakanlıklara da ilettiklerini anlattı.  

Konya Ziraat Odaları Başkanlarından oluşan bir heyetle Ankara’da ziyaretlerde bulunduklarını söyledi.  

Enerji fiyatları, Çiftçi Borçlarının yapılandırılması, Konya Şeker Santrallerinin durumu, Şeker Pancarı Kotaları, Kuyu Barışı gibi gündem maddeleri ile yapılan ziyaretlerde sorunları masaya yatırdıklarını anlatarak, ziyaret ettikleri Konya Milletvekillerinin sorunların çözümü noktasında ellerinden geleni yapacaklarını söylemesinden dolayı teşekkür etti.

Son olarak çiftçilerin sorunlarının çözüm yollarını şu şekilde sıralayan Murat Yağız,”Ziraat Odaları olarak; Çiftçilerin tüm bankalara olan borçları, çiftçi kayıt sistemi kaydı olsun olmasın, faizleri silinmek suretiyle en az 5 yıl vadeyle yapılandırılmasını talep etmekteyiz. Konya’mız da 70’li yıllardan itibaren açılan yeraltı kuyuları ilerleyen yıllarda yağışa bağlı olarak yeraltı sularının hızlı şekilde çekilmesi nedeni ile suç unsuru gibi algı oluşturulmaya çalışılmış kaçak kuyu tabiri ile sürekli gündemde tutulmuştur. Ziraat Odaları olarak kaçak kuyu tabirinin yanlış olduğunu ruhsatsız kuyu tabirinin kullanılması gerektiğini bir defaya mahsus imar barışına benzer şekilde kuyu barışı yapılmasının, ruhsatsız kuyuların kayıt altına alınarak bu sorunun çözülmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Enerji kullanımında yaşanan sorunlar çözüm önerileri enerji bedellerinin makul seviyelere çekilmesi bu şartlarda sürdürülebilir bir üretim yapmanın imkanının kalmadığı çiftçinin alın teri santrallerin akıbeti, çiftçi borçlarının durumu pancar kotasından doğan cezaların kaldırılması ve kuyu barışı konuları her milletvekilimize ve Genel Başkanımıza özellikle iletildi. Kendilerinin bu konuda hükümet nezdinde çalışmalar yapacaklarını ümit ediyoruz. Şunun altını çizmekte fayda olduğunu düşünüyorum. Üretim yaptığı şehre, yaşadığı ülkesine önemli ekonomik katkı sağlayan çiftçilerimizin ümitsizliği kapılmaması gerekir. Üretimi ve kaliteyi artırma adına gayretlerine devam etmeleri gerekir. Bu ülke ürettikçe güçlenecek, dışa bağımlılığa son verecektir. Tarım alanında bizlerde üretmeye devam edeceğiz.”  

Ülkemizde ve şehrimizde sürdürülebilir bir tarımın olmasının tek şartı vardır.

Tarımın önündeki sorunların çözümü ve çiftçilerin rahatlatılması, yüksek olan girdi maliyetlerinin makul seviyelere çekilmesi gerekli olduğu kadar, hayati bir önem taşıyor.

Umarım, çiftçilerin kendi adına istemedikleri ve ülkemizin geleceği olan tarımın ve üretim adına istedikleri biran önce gerçekleşir.

Tarımında güçlü ülkeler seviyesine getirilecek olan adımlar atılarak, tarım ve hayvancılık politikalar daha sağlık bir şekilde uygulanır.

Ne dersiniz sizce de öyle olması gerekmez mi?

Bu yazı toplam 1317 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar