1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Tatlı Suyun Başı
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Tatlı Suyun Başı

A+A-
Hayatımızın en önemli kaynağı olan, şehrimizdeki tatlı su çeşmelerinden, su gibi aziz olasın sözüne kadar yücelttiğimiz Su, toplumlara ve tarihe her zaman yön vermiş, ilham kaynağı olmuştur.
Tarih boyunca toplumlar su güzergâhlarına yerleşmeye çalışmıştır. Medeniyetler, önemli şehirler ya içinde su olan ya da kenarında ırmak, göl, nehir ya da deniz gibi yerlere kurulmuştur. Hatta ve hatta savaşacak ordular suya yakın yerlere konaklamaya çalışmış oldukları için, savaşlar da suyun olduğu yerlerde cereyan etmiştir. Gelecekte, dünya savaşlarının su sebebiyle çıkacağına yönelik öngörülerde bulunan bilim adamları da mevcuttur. Bütün bunlar suyun, ya da tatlı suyun başının kalabalık olması için yeteri kadar neden olduğunu bize göstermektedir.
Kültürümüzde su aziz kabul edilmiş, insanlar hayrat bırakırken tatlı su çeşmesi yaptırmak ve bırakmak istemişlerdir. İnsanlara faydalı olmanın yanında, her içenin hayır duasını almak, karşılıklı güzel duyguları yeşertmesinin yanında toplumsal ilişkileri güçlendirmiş ve büyütmüştür. Tatlı su çeşmeleri kültürümüzün dayanışma ve yardımlaşmasının en güzel örneklerinden birini teşkil etmiştir.
Mevlana, ‘tatlı suyun başı kalabalık olur’ derken, bugünleri düşünmüş müdür, bilemeyiz, fakat o, günümüzde, dünyanın farklı coğrafyalarından çok farklı ziyaretçileri ağırlamasıyla kendi sözünü de doğrulamış oldu. Sözün özü, tatlı suyun başı kalabalık olunca, taliplisi de çok olacaktır. Mevlana, neden suyun başı değil de, tatlı suyun başı demiştir. Çünkü tatlı suyu kana kana içeriz. Acı suyu ise, içip, tadını alınca içmeyi bırakırız. Tatlı Suyun başı nasıl kalabalık olursa, sevgi ve saygının olduğu yerler de kalabalık olur. Samimiyet ve hoşgörü de insanların kana kana ihtiyaç duyduğu değerlerdir. Böyle yerler insanları mutlu ettiği için, insanlar oraya karşı ilgi alaka gösterirler. Çünkü buralarda kibir olmaz, kaba, onur kurucu davranışlar olmaz, nerede sevgiye dair, hoşgörüye dair zenginlik varsa oralar insanlardan ilgi ve teveccüh görmüş ve önemsenmiştir.
Hoşgörü ve samimiyetin olmadığı yerlerden ise, insanlar kaçarlar. Hoyratlığın, hoşgörüsüzlüğün olduğu kişiler veya yerlerden insanlar uzak durmaya çalışırlar. Horlandığımız, değer görmediğimiz kişi ve yerlerden uzak durur, bir tanıdıksa böyle birisi, yolda görmezden geliriz. Çünkü böyle kişiler insana güven ve huzur vermez. Huzur ve güven içinde olma ihtiyacı da, tutum ve davranışlarımıza yön vermektedir. Kişiler arası ilişkilerde, alışverişte, ticarette ve hayatın her alanında saygı ve hoşgörü ile karşılandığımız yerlerde kendimizi daha iyi hissederiz. Buralarda daha fazla zaman geçirmek ister ve iyi ilişkiler kurarız.
İyilik, hoşgörü ve sevginin egemen olduğu evlerde, iş yerlerinde, okulda ve toplumda huzur ve barış olacaktır. Çocuklarının geleceğe daha bir umutla ve güven içinde baktığı bir ülke. Kim istemez ki böyle değerlerle iç içe yaşamayı… Selam ve Dua İle.
 
Bu yazı toplam 133 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.