1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. TAVŞANA KAÇ!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

TAVŞANA KAÇ!

A+A-

Anadolu’da Türk insanı yüzyılların tecrübe birikimi sözleri vardır. Bu sözleri daima cebinde bulundurmak gerekir.
Ne zaman gerekeceği belli olmaz.
Her devirde muhakkak hayırlı insan tipi de vardı, şer şör insan tipi de vardı. Bunu kabullenmek durumundayız.
Amentüye inanırız değil mi?
Hayra da şerre de inanacağız.
Hayıflanmak yok o zaman tamam mı?
--- Bu adam ancak, bu kadar nankör olabilir. Yediği içtiği her ne bulduysa nankörlük yaptığı adam vesile olduğu halde hala mikrop saçmaya devam ediyor. Diye hayıflanıyor. Bense;
---- Herkesin beslendiği kökenin emrettiği şekilde hareket eder. Haram dairesinden beslenenden helali doğru olan hareket beklemek aptallık olur.
“HELAL DAİRESİ GENİŞTİR İÇİNDEN ÇIKMAYANA, HARAM DAİRESİ DARDIR İÇİNE GİRMEYENE” Derdi bir büyüğümüz.
Sana göre dar olan haram dairesine o adam girmiş. Kendince bolluk içinde hareket ediyorsa söylenecek çok söz yoktur. Bir an önce yanlışı doğrudan ayırmak gerekir.
Sahibinin sesi olarak konuşmasında anlam aramamalıyız.
Konturunu kim veriyorsa onun adına konuşacak ve onun adına turlayacaktır.
Böylesi kişilerden Allah rızasına nail olmak ve Allah rızası için hizmet bekleyemezsin. Ver konturu senin adına konuşsun ve senin adına koşsun!
Ha arada tavşana kaç tazıya tut mesafesinde olanlar da vardır. Onların durumu daha acıdır. Zira onların ne Allah’ın yanında ne de kulunun yanında yeri yoktur.
Rahmetli babam anlatırdı. Bir komşumuz vardı. Cenabı Allah bütün Müslümanları şerrinden korusun. Derdi. Nasıl komşunuzdu? Diye sorduğumda;
--- Fitne, fesat, arabozucu birisiydi. Hasbelkader iki komşu onun yanında tartışmaya görsün Aynı günü akşamı birinin evine tüfek atar, diğerinin evine ise tabanca atar. Sabah her iki komşu birbirinden şüphelenir. Küçük bir tartışma büyük husumetlere kavgaya nizaya mal olurdu. Derdi.
Böylesi hareketin adını ne korsunuz?
“TAVŞANA KAÇ TAZIYA TUT” Öyle değil mi?
Ömründe kendi menfaatinden başka bir şey düşünmeyenlere nereye koşuyorlar? Diye soru sormak abes olur.
Kendisinin bir lira menfaati için başkasının veya halkın veya devletin trilyonlarca zarar etmesini caiz görenlerdir.
Kendisinin dünyada Allah rızası için eseri olmadığı gibi eseri olanlara anlam veremez. Pislik, iftira atmasını normal görülür. Çünkü o kadar işlerin ve hayrın menfaatsiz yapılamaz görüşü hakimdir.
Öbür âlemin kazancını idrak edemez. Öyle kaygısı yoktur. Öyle kaygı taşıyanlara da saygısı olamaz.
Kendisi gibilerin servis ettikleri pislikleri ortaya dökmeden çekinmezler. Burada olmuş küçük hikâyecik paylaşayım mı?
**
Delikanlı arkadaşına deniz macerasını anlatır.
--- Sorma lan arkadaş denizde yüzerken üstüme daraldım. Tuvalete gitmeye üşendim. Kocaman deniz bir benim pisliği mi kabul etmeyecek? Diyerek denize büyük abdestini yaptım.  O da mantar gibi suyun üstüne çıkıverdi.
--- Ne yaptın ya?
--- ……un üstüne üstüne yüzdüm. Kendi ……uma sahip çıkmadım. Arkadaşı;
--- Öyle veya böyle senin pisliğin anında ortaya çıkmış diğer adamların pislikleri bir şekilde ortaya çıkar. Dünyada da böyledir……………
Ben iki arkadaşın konuşmalarına kulak misafiri oldum.
Hem her türlü pisliği yapacaksın sonrada zeytinyağı gibi su üstüne çıkacaksın. Her zaman kedi balı yemez yaptıklarınız iyi veya kötü muhakkak gün yüzüne çıkacaktır.
Doğruların yardımcısı ancak, Cenabı Allah’tır.
Tavşana kaç tazıya tut! 
Öyle mi?

Bu yazı toplam 586 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.