1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Tazım Ve Kalp Huzuru
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Tazım Ve Kalp Huzuru

A+A-
Tazım Hz. Allahın Celal marifetinden tevellüt eder. Onun azamet ve marifeti nefse hakarettir. Onun oluşması onu Rabbisine müsehhar kılar. Bu azamet ve marifetten azamet ve huşu meydana gelir.
Buraya kadar Hadimi k.s., kısa kısa da olsa kalbin huzu ve huşuunu anlattıktan sonra, huzuru İlahiye giderken kalbi hazırlamayı,taharet, kıraet vs. farzlarından şöyle izah etmektedirler.

KALBİ HAZIRLAMA VE EZAN
Ezanı Muhammediye dinlerken ve işitildiği zaman kıyamet gününde nidanın korkusunu mülahaza et düşün. Ezana icabet de zahirin ve batınınla şiddetle kendini ver. Bil ki ezan, ibadet nevilerini cami olan (içinde toplayan) ibadetlerin en faziletlisine davettir.
Tekbir, tesbih, tehlil, hamd, şükür, kıraet, teşehhüd, Peyğamber s.a.v. Efendimiz üzerine salevat, zikir, kıyam, ruku, sücud, dua, huzuru kalb maallah (Allah Teâlâ ile beraber kalbin huzuru), huzu ve huşu nevinden bütün ibadetleri cami olan ibadetlerin en faziletlisine yapılan bir davettir.
Hz. Hadimi, namaza girmeden kalbi hazırlığı ezanı Muhammediye’ye hakkı ile riayete bağlıyor. Ve sonra! İslamın rükunlarındandır diyerek taharet mevzuuna geçmiştir.

TAHARET
Namaz kılacağın mekân temiz olduğu zaman ondan sonrası ile senin içinde temizlik vardır. Sonra elbiseni temizlersin. O senin en yakın kılıfındır. Sonra, bütün bedenini temizlemendir der.
Merhum Hadimi, bedenin zahiri temizliğini anlattıktan sonra asıl olan temizliği şöyle izah ediyor:
Senin için evla olan, kalbini isyan, günah kirlerinden temizlemendir. Yani masıyetleri terk etmek üzere pişmanlık duyarak, nedamet duyduğun günahlara, yasaklara dönmemek üzere azm etmekle günah kirlerinden kalbini temiz tutmaktır. Çünkü o, senin Mabuduyun (Allah c.c.) nun nazar mahallidir.

SETRÜ’L-AVRET
Setrü’l-avret, bedeniyin çirkin yerlerini halkın gözünden örtmek vaciptir. Hadimi r.a. bedeni zahiri manada (dışı) örtmeyi böyle tarif ettikten sonra:
Senin için evla olan! Batınını (kalbini, iç âlemini) örtmektir. O mahal gizli şeylere muttali olan Hakkın nazar mahallidir. O kalb mahalli öyle bir mahal ki, ona ondaki şeye ancak Rabbin muttali olur. Orayı nedametle Allahü Teâlâ korkusu ve hayâ ile örtmektir evla olan. O takdirde onunla zelil ve Rabbiyin huzuruna kötü, mücrim bir kul gibi kıyam edersin.

İSTİKBALİ KIBLE
Bütün cihetlerden yüzünü Hz. Allahın beytine (Kâbe-i şerife) zahiren yönelmektir. Hadimi (k.s.) zahiri yönelmeyi böyle izah ediyor: Lakin senin için evla olan, o anda Allah’ın gayri her şeyden kalbini Allahü Teâlâ’ya yöneltmektir. İşte şu kalbi Allah’a yönlendirmek ancak kalbi masivadan (Allahdan başka kalp de olan şeylerden) boşaltmakla hâsıl olur, diyerek istikbali’l-kıblenin hakiki manasını bizlere öğretmektedir.
Bu husus da sevgili Peygamberimiz Muhammed Mustafa s.a.v hadisi şeriflerinde: “Kul namaza kalktığı zaman onun hoşnut olduğu mekânı, yüzünü ve kalbini Allahü Teâlâ’ya yönelterek kıldığında, annesinden yeni doğmuş çocuk gibi çıkar” buyurmaktadır.

KIYAM
Devamla; Sen düşün!. Seni kim ayakta tutuyor. Ve seni kim kurtaracak? Gafil bir kalp ile sen Rabbinden necat (kurtuluş) istemekten hayâ et, utan. Dünya vesvesesi gaflet ve nisyanı (unutkanlık ) getirir. Şehvet pislikleri ile necat olmaz.
Allahü Teâlâ, senin sırrına muttalidir. Senin kalbine nazar edicidir. Namazıyin kabulü, salatıyın huşuû kaderince, tezellül ve tedarru’un mümkündür. Sen, Rabbini görür gibi ibadet et. Sen onu görmesen de o, seni muhakkak görüyor. Eğer sen, kalbini hazırlamaya muktedir olamıyorsan, ancak o, senin Rabbiyin Celalinini marifetini bilmemen kusurundandır. Namazın adaplarının cümlesine riayet etmeye çalış.

TEKBİR
Tekbir Allah büyük demektir. Allahü Ekber dediğin zaman, kalbiyin onu yalanlamamasına çalış. Tekbir aldığın zaman, kalbin de Allahü Tealanın gayri bir şey varsa o, senin ındinde Allah’tan (hâşâ) büyüktür. O takdirde Allahü Teâlâ elbette sen yalancısın diye şahitlik eder.
Senin hevan Allah’ın emrinden sana galip gelirse (muhabbet cihetinden) sen onu İlah ittihaz etmişindir. Senin ALLAHÜ EKBER kavlin mücerret bir kelamdır. Bundan büyük kalbi havatır (arıza olmaz). İstiğfar ve Allahü Tealanın Keremine hüsnü zan ve af ümit edile.

KIRAET KALP VE LİSAN
Kıraet namazda mutlak okumaktır. Bu mevzu da insanlar; Kimi şahıs vardır kıra’et de lisanı hareket eder kalbi ise lisanın hareketinden gafildir. Onun hali bildirildiği gibidir.
Kimi şahsın kalbi, kıraet de manaya sebkat eder. Lisanı ise kalbe hizmet eder!. Dili kalbin tercümanı olur. Lisanın kalbe tercüman olması ile, kalbinin muallimi olması arasındaki fark!, bu derce MUKARRABİN derecesidir. Mübarek zatın buraya kadar yazıp anlattıklarından neler alacağımız, nasıl ne şekilde istifade edeceğimiz hususunda, yüce Mevla’dan şuur ve idrak temenni ederiz. (Devam edecek)
 
Bu yazı toplam 180 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.