Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Taziye

A+A-
İnsan hayatını yaşadığı esnada her şeyin güzel olmasını ve her şeyin kendisini mutlu edecek şekilde geçmesini arzu eder. Çünkü yaşadığı ve yaşamaya devam ettiği hayatını böyle geçmesi üzerine kurmuş veya kurgulamıştır.
Fakat dünyada her şey, her zaman kendi istediği şekilde sürmez. Bazen hiç beklemediği bir anda bir takım uygun olmayan olaylar zuhur eder ve o konuda kendisi için yapacak bir şey de yoktur.
Ölüm de bunlardan biridir. Epeydir onulmaz bir hastalığa yakalanmış olan bir hastadan ümit kesildiği bir anda veya bir kimsenin hiç beklenmeyen bir zamanda ölmesi mutlaka yakınlarını ve sevenlerini üzüntüye sevk eder.
Böyle bir anda o kimse veya kimselerin teselliyle ihtiyacı vardır. İşte böyle bir durumda bulunan kimseyi teselli etmek ona moral vermek etrafındaki kimselere yani yakınlarına düşer. Buna da dinimizde ve örfümüzde taziye denir.
Bundan dolayı bir yakını ölen kimseye taziyede bulunmak diğer Müslümanlar için ahlâkî bir davranıştır.
Ancak geçtiğimiz günlerde bir Milletvekilinin, asayişi temin etmekle görevli Devletin askerleri tarafından öldürülen bir anarşistin yakınlarına taziyede bulunması ne dini, ne ahlâkî, ve ne de insanidir.
Aslında onun böyle bir aileye gitmesi veya bu maksatla kurulmuş bir çadıra girmesinin ardında yatan başka niyet, gerçek ve gerekçeler olduğu şüphesizdir.
Ölen, daha doğrusu öldürülen bu kişi bir anarşist olduğuna göre, yakınları da eğer aynı düşüncede iseler belki üzüntü duymuş olabilirler. Fakat onlar bu ölümü, bir hatalı davranışın sürüklediği bir âkıbet olarak görüyorlarsa, en az onu öldürenler kadar sevinç duymaları gerekir.
Böyle bir durumu bilmemesi mümkün olmayan bir milletvekilinin yapmış olduğu bu davranışını ise onun cehaletine vermek hiç mümkün değildir.
Bu sebeple böyle bir kimsenin öldürülen o anarşistin yakınlarına taziyede bulunmak onlara hakaret niteliğindedir.
Ancak yapılan bu davranış bununla da kalmaz; bu topraklar üzerinde yaşayan birlik ve beraberliği önceleyen ve üsteleyen bütün bir millet için onulmaz bir yara açan başka bir hakarettir.
Bu sebeple böyle bir davranışta bulunan bir milletvekili olduğuna ve milleti temsil eden meclisin bir üyesi bulunduğuna göre onun bu davranışı bütün bir millete hakareti içerir.
Hiç kimse gerçekleşen bu ölümü karşılıklı yapılan bir savaşta taraflardan birsinin bir ferdinin ölümü olarak görmeye ve böyle değerlendirmeye kalkmasın; bunun doğru olan bir tarafı olamaz.
Çünkü onların yaptıkları, içinde yaşadıkları ve kendilerinin de aynı devlet tarafından korunduğu meşru olan devlete karşı çıkmaktır. Yani hakiki tabiri ve tarifi ile söyleyecek olursak tam bir anarşistliktir. Meşru otoriteye karşı çıkan, karışıklıktan fayda uman bir bölücülüktür ve yıkıcılıktır.
Memleketimizi bugün içinde bulunduğu hâle sokan bu ve yandaşlarının davranışlarıdır. Onlar memleketimizin huzurunu bozan ve kaosa sürüklemek isteyen anarşistlerdir.
Bundan dolayı devletin koruma güçleri tarafından öldürülen bir anarşistin yakınlarına taziyede bulunulması affedilecek bir davranış olarak görülemez. Bu durumda yapılacak en doğru hareket, onu öldüren vatan evlâdı askerimizi ve onu yetiştiren Kumandanları tebrik etmek ve onların muvaffakıyetleri için Allah’a dua ederek O’nun yardımını dilemektir.
Bir milletvekiline düşen görev de bu milletin verdiği vergilerden oluşan bütçeden aldığı parayı / maaşı hak edecek vatana ve millete yarayışlı hareketleri tercih edip haddini bilmektir. Taziyede bulunmak değil, bu neticeyi sağlayanları tebrik etmektir.
 
Bu yazı toplam 89 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.