1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Tecrübe ve iş bilirlik!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Tecrübe ve iş bilirlik!

A+A-
Tecrübe: Karşılaşılan çeşitli olaylardan elde edilen görgü, olayların insana kazandırdığı olgunluğa tecrübe derler öyle değil mi? Bazen rahmetli babam;
--- Evlat ben siz kadar okumadım ve size göre bilgim yoktur. Ancak bir şeyim var. O da yılların bana öğrettiği tecrübe!
Öyle insanlar tanırım tecrübesi, yılların birikimi bilgisiyle ve kabiliyeti ile koskoca işyerini parmağında oynatırlardı. Rahmetli babam vesilesiyle Adapazarılı Nihat Atay Amca ile uzun sure ticaret yaptım. Çok ârif insandı.
Nedir bizim ariflikten anladığımız? Ârif insan; Çok anlayışlı, hakkıyla bilen, gördüğünü uzun düşünmeye gerek kalmadan kavrayan yahut o yetenekte olan kimseye diyoruz.
Ayrıca ârif tasavvufta ise başka mana yüklenir. Allah’ın(cc) sırları kendisine açılmış olan seçkin kul, herkesin göremediği manevi gerçekleri gören, anlayan kimsedir. Tasavvuf anlayışına göre ARİF Âlimden farklıdır. Âlim dış âlemi bilen, arif ise ezel sırlar kendisine açılmış olan, Allah’ı(cc), kâinatı, nefsini tanıyan, bilen, irfan sahibi kimsedir.
Öyle söz edersin ve dersin ârif olan anlasın!
Her şeyi bilirim diyen, aslında hiçbir şey bilmediğini ilan eder. Bilmediğini bilmiyorum diyebilme cesaretini gösteren ise hem bilginin hem doğru olanı bulur. Kişi ne iş yaparsa yapsın o işte başarıyı yakalar.
Bencillik, kibirle hiç başarı elde edilemez. Dolayısıyla kişi her şeyi en iyi bilemez. Kendisinden başkalarının fikirlerine, görüşlerine müracaat ederek onların tecrübelerinden faydalanabilir. Bütünüyle kendi dallarında uzmanlaşmış danışmanlarla fikir alış verişi yapan liderler, yöneticiler, komutanlar hem tarihte hem de günümüzde başarılı olmuşlardır. Başarı hem kendisi hem ülkesi hem de devleti kazanmıştır.
Burada yeri gelmişken fıkrayı sizlerle paylayım;
Bir fabrikada, büyük bir makine aniden durmuş. Tamirciler geliyor, bir türlü çalıştıramıyorlar.
Sonuçta, yaşlı bir tamirci bulmuşlar. Tamirci, makinenin etrafında dolaşarak, dikkatli bir şekilde kontrol etmiş. Sonra kendini izleyenlere dönerek;
--- “ Bana bir çekiç getirir misiniz?” demiş.
Çekiç gelmiş. Çekici eline alan tamirci, makineye yaklaşmış ve tespit ettiği yere çekici “ tık” diye vurmuş. O da ne? Makine başlamış çalışmaya…
Patron, son derece memnun sormuş;
--- Borcumuz ne kadar?
--- 1000 dolar.
--- Neee Çekiçle makineye şöyle bir vurdun, o kadar. Bunun için mi 1000 dolar istiyorsun?
--- Evet.
--- Peki… O zaman bana ayrıntılı fatura düzenle. İstediğin 1000 doların ayrıntılarını görmek istiyorum.
Bunun üzerine yaşlı tamirci, fatura düzenleyip, patrona uzatmış. Patron, faturayı almış ve dikkatle okumaya başlamış;
--- Çekiçle, makineye vurmanın bedeli: 1 dolar.
--- Çekici nereye vuracağını bilmenin bedeli: 999 dolar.
--- Toplam: 1000 dolar.
Çekici nereye vuracağını bilenlerin kıymetini bilelim. Hak ettiğini verelim.
Hak emeğe verilen değer.
Değer Türkiye ise eğer!
Uğrunda çalışmaya, ölmeye değer.
Bu değerle yaşamak, mutlulukmuş meğer!

Evet, değer Türkiye’dir. Geleceğe hükmedecek kararları verecekleri sizler seçeceksiniz. Öyle ise geçmiş tecrübelerinizi iyi kullanın. Çekici nereye vuracağını bilenlerden de faydalanalım. Zamanın elinden tutalım ve Türkiye Cumhuriyetini ve aziz Türk Milletine hizmetlerin en güzelini sunalım.
 
Bu yazı toplam 210 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.