1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Tehdit Mi Uyarı Mı ?
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Tehdit Mi Uyarı Mı ?

A+A-
Önceki gün Ergenekon davası kapsamında 4 yıl 277 gün son tahliye olduktan sonra dün de 30 ayın ardından Meclis'te yemin eden CHP'li Mustafa Balbay, TBMM'deki ilk günü vukuatlı geçti. Bakalım bundan sonra nasıl olacak.
Gerçeği söylemek gerekirse benim kanımca bir gazeteci ve yazar olan Mustafa Balbay bu kadar süre haksız biçimde tutsak oldu. Balbay’ın avukatı değilim ama, birçoklarının olduğu gibi Mustafa Balbay’ın suçu neydi?
Hüküm verilmedi. 5 yıla yakın ömrünü cezaevinde geçirdi. Eğer bu ülkede hukukun üstünlüğü varsa, eğer hukuk her şeyin ilacı ise, bunun hesabını vermelidir. Eğer suçlu ise kim olursa olsun cezasını çekmelidir. Ancak ciddi bir suç ortada yokken bu kadar zaman bir insanın özgürlüğüne pranga vurulmasını doğrusu ben anlamış değilim. Anlayan varsa çıksın anlatsın.
Geçelim Mustafa Balbay’ın Türkiye Büyük Millet Meclisindeki ilk gününe…
Herkes Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Balbay ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu arasındaki polemiğe odaklanmışken, Balbay'ın Meclis'teki ilk günkü konuşmasında satır aralarına sıkışan bir ayrıntı söz konusuydu. Balbay konuşmasının bir bölümünde, aba altında sopa gösterdi. Elbette haklı yanları vardı ama, bu aba altından sopa göstermesi hiç hoş karşılanmadı.
Türkiye ve dünyadaki iç savaştan bahsederken 'uyarı' adı altında çaktırmadan tehdit etti. Türkiye'de iç barışın olmadığını söyleyen CHP'li Balbay, bunun iç savaşa dönüşmesi sonucunda yüz binlerce kişinin öleceğine vurgu yaptı. İnşallah aklı selim üstün olur ve Balbay’ın dedikleri ülkemizde gerçekleşmez. Balbay bunu bilerek mi yoksa bilmeyerek mi yaptı bilinmez ama CHP'li vekilin sözleri tartışılacağa benziyor...
İşte Balbay'ın Meclis tutanaklarında yer alan konuyla ilgili ifadeleri:
"Gökyüzüne doğru açılmak, yine, yeryüzünden uzaklaşmaktır. Bu bağlamda, ben Türkiye'deki iç barış açığının gerçekten bütün partilerin bu bağlamda bir araya gelerek ortak gerçekleştirebilecekleri ciddi bir konu olduğunu görüyorum.
Sayın milletvekilleri, ben özgürlükte 80 ülke dolaştım ve bu 80 ülkenin pek çoğunda iç barış sorunları çok ciddiydi. İç barış öyle bir şeydir ki eğer bunun tümüyle iç savaşa dönmesine engel olamazsanız can kaybınız yüz binler olur. Biz bugün tümüyle, tüm kayıplarımızı saydığımızda 40 bin kaybımıza yanıyoruz.
Sayın milletvekilleri, Saray Bosna'da sadece dört yıllık iç savaşta 250 bin insan öldü. Ruanda'da sadece üç yıllık iç savaşta 800 bin insan öldü. Hemen dibimizdeki Irak'ta sürmekte olan iç savaşta kayıpların sayısı tam bilinmiyor, milyondan söz ediliyor Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre. Bu yüzden, iç barış şu andaki hâliyle bile korunması gereken bir değer olarak durmaktadır."
Bugün Cuma,
İyi şeylerden bahsederek yazımı sürdürelim.
Peygamber Efendimiz “Allah’ın sevgisini, rızasını kazanmak istiyorsanız, önce onun kullarının sevgisini, rızasını kazanın!” ve insanlara teşekkür etmeyen, Allah’a şükretmiş olamaz” buyuruyor. Yani eğer birisi bize iyilik yaparsa, bizde ona teşekkür etmez isek, Rabbimize şükretmemiş oluruz. Bize gelen nimete vesile olan kişiye teşekkür etmedikçe, o nimet için yapacağımız şükrü Allah kabul etmez.
İlk teşekkür edeceğimiz kişiler Anne ve babalarımızdır. Çünkü dünyaya gelmemize vesile olan, her türlü meşakkate katlanıp bizi büyüten, bize dinimizi ilk öğreten onlardır. Peygamber efendimiz “ Ana, babasının duasını almayan, Allah’ın rızasına kavuşamaz” buyurmaktadır.
İkinci teşekkür edeceğimiz kişi ise İş verenimizdir. Maddi rızkımızı bulmamıza sebep olan odur. Biz iş verene karşı da gelinmez. Rızkı asıl veren Allah’tır. Günah işlemek ve rızkımıza vesile olana teşekkür etmemek, rızkımızın daralmasına sebep olur.
Üçüncü teşekkür edeceğimiz kişiler ise bize dinimizi öğreten hocanın hakkıdır. Bu cami hocası demek değildir. Hz. Ali “Bana bir harf öğretenin kölesi olurum” demiştir. Bize çok şeyleri öğreten kişilere biz ne yapmalıyız? Bunu da varın siz hesaplayın.
 
Bu yazı toplam 105 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.