1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Tek Çare Başkanlık Sistemi Mi?
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Tek Çare Başkanlık Sistemi Mi?

A+A-
Türkiye’ye yeni anaya arayışları sürerken, anayasa içinde en önemli konu olarak görülen AK Parti’nin istediği Başkanlık sistemi öne çıkıyor. CHP ve MHP yeni Anayasa’ya sıcak bakarken, CHP , Başkanlık sistemine bakışı flug görülüyor. Ancak ilke olarak bu parti Başkanlık sisteminden çok parlamenter sistemi savunuyorlar.
MHP ise Anayasa’nın ilk 4 maddesi ile Başkanlık sistemine kesinlikle karşı olduğu açıklandı. Bakalım yeni kurulacak Anaya Komisyonu nasıl çalışacak, nasıl yol alacak?
Türkiye, liberallerin siyasi ve ekonomik tezleri ile ilk kez 1980'li yıllarda Turgut Özal'ın Başbakan olduğu dönemde tanıştı. Daha sonraki dönemlerde de muhafazakârlarla zımni ittifaklar gerçekleştiren liberaller AK Parti iktidarının ilk yıllarında adından çok söz ettirdi. Erdoğan ile yollarını ayıran bazı liberaller Gülen hareketi ile birlikte yolunu devam ettirirken, klasik liberal çizgiden taviz vermeyen isimler ise demokrasiden, sivil siyasetten ve demokrasiden yana tavır koydu.
1980'lerden sonra ortaya çıkan oluşum, bu insanlara liberal denilmesinin anlamsız olduğunu ortaya koydu. Liberalizm hayat tarzı ile ilgili bir şey değil. Kişinin Müslüman olması ya da olmaması. Başını örtmesi ya da örtmemesinin liberal tanımı ile bir ilgisi yok.

367 dayatmasından sonra Türkiye'de artık Cumhurbaşkanı'nı halk seçiyor. Bu zaten karmaşık olan sistemimizde iki başlılığa neden oldu. Bunun çözümü Başkanlık sistemi ile temizlenebilir mi ?
Bu henüz kesin değil. Ancak Parlamenter sistemde de, başkanlık sistemlerinde de sıkıntılar yaşandığı dünyamızda bunların örnekleri bulunuyor.
Türkiye'de 1961 anayasasında çizilen sistem aslında tam parlamenter sistem değil. Parlamenter sistemde Devlet Başkanı semboliktir. Türkiye'deki sistemde Cumhurbaşkanı'nın olağanüstü yetkisi var. Sistem problemliydi 367 rezaleti nedeniyle AK Parti sistemi değiştirdi ve Cumhurbaşkanı'nı artık halk seçiyor. Bu durum sistemin belirsizliğini koyulaştırdı. Şimdi halk tarafından seçilmiş bir Cumhurbaşkanı'na "yetkilerini kullanma" diyemeyiz. Şimdi bir tarafta seçilmiş Cumhurbaşkanı diğer tarafta seçilmiş Başbakan var. Türkiye'de artık fiilen yarı başkanlık sistemi var. Hatta bazı noktalarda Başkanlık sistemine geçiş var. Bunun düzeltilmesi lazım. Bu sistem ya Fransa'da olduğu gibi yarı başkanlık sistem olabilir. Ya da Başkanlık sistemine geçilebilir. Üçüncü ihtimal var ki o da çok zayıftır. Tekrar Cumhurbaşkanı'nın meclis tarafından seçilmesi ihtimali var ki ben onu bu saatten sonra çok gerçekçi bulmuyorum. Şu an yaşadığımız sürdürülebilir değil. 1 Kasım seçimlerinden sonra ortam yumuşadı.
İyi anlatılırsa ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’da biraz daha yumuşarsa, bence Türkiye bu sorunu aşacaktır. Türkiye'de şu anda aynı siyasi gelenekten gelen iki insan var. Onlar bile zaman zaman farklı düşünebiliyor. İki farklı siyasi gelenekten gelen siyasi liderle bu ülke yönetilirse sistem kilitlenir.
Eğer Başkanlık sistemi Kamuoyuna sorulur ve referandum yapılırsa,. Sanırım yine yarıdan fazlası buna “evet” diyecektir.
Gerek iktidar, gerekse muhalefet, İki tarafta sistemi kişiler üzerinden tartışmak yerine değerler üzerinden tartışırsa toplumdan kabul görebilir. Toplum bu konuda tam bilgilendirilmiş değil. Yenilige insanlarımız tepkili olur. Ancak illa da başkanlık için toplumu germemek gerekir. Eğer referanduma gidilirse bence yüzde 50 oranında Başkanlık sistemini kabul edebilir.
Tabi ki, bugünkü konjonktür böyle görülüyor. Yarınlardaki gelişme ne getirir şimdilik bilinemez.
 
Bu yazı toplam 100 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.