1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. TEK ÇÖZÜM; TOPLU UYANIŞ HAMLESİDİR
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

TEK ÇÖZÜM; TOPLU UYANIŞ HAMLESİDİR

A+A-

Zeytin Dalı operasyonunu sulandırmak için gayret gösteren kesimlerin varlığından şüphemiz yok. O halde sorayım? 
Zeytin Dalı operasyonundan kimler, niçin rahatsız olur?
Operasyondan sıcak bölgede ki itleri gebertilen kesimlerin birinci derecede rahatsız olduğu ve olmaya devam edeceği aşikârdır. Yıllardır bölgede terör estiren ama İran’dan ama Irak’tan ama Suriye’den aralıklarla başını gösteren terörist unsurların birileri tarafından ağızlarına çalınan bir parmak balı yalayıp şımartılan ve azdırılan zıpçıktıların olduğu ortadadır. 
Amerika’nın bölgede yapacağı operasyonlarda yanında görmek istediği bu teröristlerin kendilerince beklentiye girdikleri kirli hedeflerine ulaşıncaya kadar birilerine maşa olduklarını bilmiyor değiliz. Onlar bugün ağızlarına çalınan bir parmak balın rehavetiyle canhıraş mücadele etseler de o bal çalınan ağızlarına günü geldiğinde zehir sürüleceği de bilinir. O zavallıların içerisinde yer alan farklı milletlerden bir alay gayrimüslim teröristinde babalarının hayrına orada olmadıklarını bilmeyecek kadar saf değiliz. Bölgede ki terör devleti İsrail’in de aralıklarla çenesinin düştüğü ve bazı mesajlar verdiğini takip ediyoruz. Amerika’nın ilerisi için hedeflediği kirli oyunun gelecekte öznesi olmaya aday Yahudi devletinin bölgesel kontrolü ele geçirme çabasından şüphemiz yok. Milletçe çözdüğümüz bu kirli oyuna hala maşalık eden içerimize kümelenmiş hainlerden tutun, sınır ötesinden hudutlarımızı ihlal ederek bölgede ki sivil ve masum insanların canına malına kasteden aşağılıkların son günlerde ordumuzun kararlı duruşu karşısında ki afallamış tavrını takip ediyoruz. İnsansız hava araçlarımızın korkulu rüyaları olduğu malumdur. 
Hiçbir yabancı devlet ya da terör unsuru, milletimizin olanlardan bihaber olduğu algısına kapılmasın. 
Bugün ağzından akan salyalarla cepheye ordu süren Beşşar Esed’de oyunda yer alan piyonlardan biridir. Akılları sıra Esed’i Suriye’nin legal kanadı gösterip üzerimize salacaklar. Ama yemezler. Esed’in kime hizmet ettiğini ve kimlerin maşası olduğunu pekâlâ biliyoruz. Ülke güvenliğimiz tehdit altında oldukça onlarda hedeftir. 
Oyunun gizli olan perdesi açılmış, etrafımızda oluşturulmaya çalışılan dev kalelerin temelinde yatan etkenin aşağıda gelen iki ana sebep kökenli olduğu ortaya çıkmıştır. 
Bunlardan birincisi din etkenidir. Bölgede ki İslami gücün otorite kaybını sağlamak ve burada ki insanların dini hassasiyetlerinin zayıflatılarak ilerisi için hedeflenen Hristiyan kulübüne taraftar kazanmak, yani uzun zamandır üzerinde çalıştıkları misyonerlik faaliyetlerinden beklentilerine ulaşma gayesidir. Çünkü İslam’a yönelik oynanan bu oyun kısmen de olsa tutmuş ve diledikleri gibi mezhepsel, fikirsel ayrılıkları hortlatarak müminler arasında fitne ateşini yakmışlardır. Dini hassasiyetleri zayıflatılan bölge halkının diğerleri hakkında ki düşüncesi de menfi doğrultuda tanzim edilince geriye bu insanların dini inançlarından beklenen tavizi koparmak gibi kolay lokma kalmıştır.  
İkinci emperyalist hedefse pek tabidir ki bölgesel zenginlik kaynaklarının ele geçirilmesidir. Başında da petrol yatakları yer alıyor. Dünyanın petrol denizi olarak bilinen Ortadoğu’da ki yatakları kontrolü altında bulundurmak isteyen başta ABD olmak üzere çok sayıda ki Avrupa ülkesi hedeflenen noktaya ulaşmada ellerinden gelen her düzenbazlığı yapma gayretindeler.     
Sırf Irak petrolünün nakli için ülkemizin güneyinden Akdeniz’e terör koridoru açmaya yeltenen Amerika şeytanı bir taşla iki kuş vurma hedefini şimdilik bozmuş durumdayız. 
Asıl sıkıntılı olan konulardan biri de bölge ülkelerinin birbirine karşı diş bilenen yapısı karşısında gerekli yakınlaşmanın sağlanamaması ve birçoğu tarafından emperyalist güçlere gönüllü kölelik mantığı doğrultusunda Ortadoğu coğrafyasının maalesef ayarları bozulmuştur. 
İşte böyle sıkıntılı bir dönemde bölgede ki İslam ülkelerinde yaşayan çok sayıda din kardeşimizin etrafını çevreleyen ABD, Rusya, Avrupa gibi kan içicilerin üzerlerinde oynadıkları oyuna son vermede aciz kalmaları başsız kalmalarından ötürü toparlanma ve kendine gelme şartları ne olursa olsun müspet çerçevede zorlanmalıdır.
Türkiye olarak biz canla başla dinimizin, vatanımızın ve tüm din kardeşlerimizin malı, ırzı, namusu gibi kutsallarının korunmasında son gücümüzü ortaya koyana kadar çabalar ve gerekeni yaparız. Ama karşımıza aldığımız koskoca bir dünya var. İşte bu gerçeği de göz ardı edemeyiz. Müslümanları uyandırmak ve birlikte mücadele etmek zorundayız.  
Ne olursa olsun birlik ve beraberlikten başka kurtuluş reçetemiz yoktur. Eskiden olduğu gibi bizimle kedinin fareyle oynadığı gibi oynaşan emperyalist ve kan emici devletlerin çirkin planlarını bozmaktan başka çözüm yolumuz yok. 
Bize düşense, 15 Temmuz kirli darbe girişiminde olduğu gibi bundan sonra da bölgede ki İslam varlığını deforme etmek suretiyle sonlandırmaya çalışanlara en sert şamarı patlatmaktır. Artık hata payımız kalmamıştır. Bundan sonrası için tek çözüm; birlik ve beraberlik ruhuyla hareket ederek azim ve kararlılığımızın ortaya konmasıdır.
Suudi Arabistan başta olmak üzere bu kirli oyunda parmağı bulunan ve bulunma emareleri gösteren tüm cephelerin birer birer kontrol altına alınması gerekir. Bölgemizde Amerika’ya en net uyduluk vazifesini yerine getiren Suudi Arabistan devlet yetkililerinin yüce dinimizle alakalı yapıları noktasında kuşkular oluşmuştur. 
Müslümanı Müslümanın silahıyla vurmayı alışkanlık haline getiren Suud yönetimine öncelikle Allah’tan hidayet diliyorum. Eğer hidayet vermeyecekse onları yerle yeksan ederek İslam sancağını en yüksek burçlara dikecek gerçek İslam önderlerinin kontrolü ele almasını ümit ediyorum.     

Bu yazı toplam 589 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.