1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Teknoloji Manyağı Olmuş Hayatlarımız
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Teknoloji Manyağı Olmuş Hayatlarımız

A+A-
Ortamı görüyor musunuz? Bilimin ulaştığı nokta nerelere geldi? Yatak odanızda derin bir uykuda iken dahi kendinizden emin değilsiniz. Mevcut cep telefonlarının hiçbir ek çalışmaya ihtiyaç duyulmaksızın dahi bir yerlerce rahatça dinlenebileceğini bana yıllar önce Büyükşehir Belediyesi’nde Gelirler Şube Müdürü olarak görev yapmakta iken çok sevdiğim Eyüp Kalaycı ağabey ifade etmişlerdi. Hatta cep telefonunu kapatmanın bile yetmeyeceğini bataryasının da yuvasından çıkarılması gerektiğini ifade etmişlerdi. Bugün gelinen noktaya baktığımızda ilerleyen teknolojinin insan hayatının en mahrem noktalarına kadar müdahil olunabileceğinin dehşetini gözler önüne sermiştir. Aile yaşamında, iş hayatında her insanın paylaşmaktan imtina edeceği sadece kendine özel gizli bir dünyası illa ki vardır. Dışarıda hiç kimseye paylaşamadığı sözcükler, hareketler ve daha komik denilebilecek şebeklikleri dahi vardır. Birileri istediği gibi bu duvarı delip insanların özel hayatlarına kadar girebiliyorsa artık tuz da kokmuş demektir. İnsanoğlunun elbette ki hataları da vardır. Ama onun bu hatalarının hesabını vereceği bağımsız yargı dışında daha yüce bir merci de vardır. Birileri çıkar ve kimseden habersiz, izin dahi almadan şantaj amaçlı böylesine bir ayıbı mevcut yetkisini kullanarak deşifre etme cüretini gösteremez. Bu şekilde bir seyir hayatımıza hakim olursa çok affınıza sığınarak defi hacet için girdiğiniz tuvalette gaz çıkarmaktan bile çekinir hale gelirsiniz. Yaşamınız tamamen paranoyaya dönüşür. Etrafınızda ki insanlara, eşinize, evladınıza, işçinize, amirinize, patronunuza, öğrencinize, öğretmeninize dahi kuşku ile yaklaşmaya başlarsınız. Çocuğunuza ait bozulmuş uzaktan kumandalı oyuncak arabanın hareketini sağlayan küçücük elektronik parça dahi sizi strese sokmaya yeter. Telefonunuzla konuşurken teknik bir sıkıntıdan kaynaklansa dahi hafif bir cızırtı, yankılanma, ses kesilmesi sizi endişeye sevk edebilir. Bir yerde toplantı halindeyken birinin düşen kalemini eğilerek masa altından alması sizin için şüphelenme sebebi olabilir. Daha örnek ister misiniz? İstediğiniz kadar örnek verebilirim. Yani yaşantınızın her dakikası ve saniyesi içinde sizi kuşkulandıracak bir takım ihtimaller oluşabilir. Bunun anlamı nedir biliyor musunuz? Hayatınızın anlamını kaybetmesi demektir. Her an korku ve panik içinde yaşamanız demektir. Kısacası paranoyak olmanız demektir.
Teknolojinin bugün ulaştığı noktada özel hayatın gizliliğini sabote edecek çok sayıda icat ortalıklarda cirit atmaktadır. Kullandığınız telefon, size hediye edilen bir kalem ya da saat, her gün dokunarak odanızı aydınlattığınız elektrik anahtarı sizin sırlarınızı deşifre eden en büyük düşmanınız olabilir. Daha önceki yıllarda bir arkadaşımın bedava denilebilecek bir ücretle sahibi olduğu masum bir dolmakalem şeklinde ki kamerayı birkaç günlüğüne emaneten almış ve deneme amaçlı bir arkadaşımın yanına giderek öylesine bir sohbetin ardından, o arkadaşımla kalemin ucundan açılan gizli kapak içine sabitlenmiş USB girişini bilgisayara takarak birlikte izlemiştik. Görüntü net, ses net… Yani hayatınızı ele geçirmek isteyen art niyetli insanlar, tuzak hazırlayıp sizi tongaya düşürebilir, elde ettiği verileri yine teknoloji eseri olan sosyal paylaşım sitelerinden deşifre etme şantajını rahatlıkla yapabilirlerdi.
İşte son günlerde ülkemizin gündemini meşgul eden gizli ses kayıtları ve kriptolu telefonların dahi yazılımında yapılan değişiklik sonucu dünyanın bir ucundan yan yana gibi dinlenmesi hiçte uzak bir ihtimal değildir. Ama bunu hukuki süreç dışında keyfi olarak kullananların yapması hukuku ihlalinden de öte manevi anlamda çöküş, ahlaki yozlaşma ve karaktersiz bir tavırdır.
Bugün bu yolla nice insanları tuzağa düşürüp şantaj amacıyla para yolmaya çalışanların olduğunu televizyonlardan ve gazetelerden takip ediyoruz. Bilgisayardan banka hesaplarına girerek, kişilerin ve şirketlerin hesaplarının boşaltıldığına dair her gün haberler geliyor. Savunma sanayinde dışa bağımlılık yüzünden İsrail’den daha önce aldığımız casus uçakların, topladığı verileri İsrail makamlarına aktardığını dahi basından okumadık mı? O halde gelişen teknolojinin gireceği daha neresi kalmıştır ki?
Başbakanın oğluyla yaptığı iddia edilen ses dinleme kaydının montaj mı dublaj mı olduğu dahi kesin olarak teyit edilmeden günah keçisi ilan edilmesi ve koskoca bir ülkenin başbakanının koltuğundan indirilmesi için gösterilen çabalar da teknolojinin ulaştığı tehlikeli boyut göstermesi bakımından önemlidir.
Ben teknolojiye sadece bu boyuttan bakmıyorum. Teknoloji sosyal yaşamımızı tahrip etmiştir. Aile ilişkilerini, ebeveyn ve evlat ilişkilerini dumura uğratmıştır. Sokakta, markette, çay bahçelerinde, otobüs ve tramvaylarda, okullarda ve daha nice yerlerde dikkat etmişinizdir; insanların yığınla para ödeyerek aldığı cep telefonlarından mesajlaşması, chat yapması, oyunlar oynaması ve daha saymakla bitiremeyeceğimiz çok sayıda uygulamayı indirip onunla meşgul olması, hiç para ödemeden tertemiz, saf ve içten olan karşılıklı diyalog ve sohbet geleneğimizin bittiğini göstermiyor mu?
Artan TV kanallarında yayınlanan dizilerin bağımlısı olan milyonlarca insanımızın bir sonraki bölüm merakıyla bir haftanın çabucak geçivermesini beklediğini ve bu sebepten sıla-i rahim denen hassasiyetimizi kaybettiğimizi göstermiyor mu? Halbuki çabucak geçmesini istediğimiz o günlerin elimizde birer değer olduğunu ve en güzel şekilde değerlendirilmesi gerektiğini, ilerleyen yaşlarımızda geçen dakikaları dahi çok arayacağımızı bile bile bu tuzağa düşmemiz doğru mu?
Hiç zevk almadığım sms yoluyla gönderilen uzun, sıkıcı kandil ve bayram tebrikleri yerine, ziyaretleşme ve büyüklerimizin ellerini öpme gibi değerlerimizi hatırlamakta fayda var.
Daha internet konusuna hiç değinmedim bile… varın gerisini siz düşünün…
Sizce teknolojinin getirdikleri kadar götürdüklerinin hiç mi önemi yok?
 
Bu yazı toplam 48 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.