1. YAZARLAR

  2. Celal Arslan

  3. TEKNOLOJİYE ESİR OLMA, HAKİM OL
Celal Arslan

Celal Arslan

Yazarın Tüm Yazıları >

TEKNOLOJİYE ESİR OLMA, HAKİM OL

A+A-

Teknoloji son bir asırdan itibaren hayatımızın hemen hemen her alanına entegre olmuş durumda...Evde, sokakta, ofiste ve insanın olduğu her metrekarede…
Unutmayalım ki teknoloji bizleri yaklaşık 100 yıldır esir almış durumda. Televizyon icat edilirken takvim yaprakları 1923 yılını, mucit olarak da John Logie Baird ‘i gösteriyordu. Sanırım mucit icadının bu denli hayatımızı çembere aldığını tahmin edebilseydi belki de bunun üzerinde daha çok düşünürdü. Öyle ki televizyonla birlikte  evdeki mobilyalar, dekorasyonlar, odanın şekli bile değişti bu büyük icada yer açabilmek adına. Sonra mı ne oldu? Televizyon sayıları arttı, salondan mutfağa ve diğer odalara geçiş yaptı. Anneler mutfakta en sevdiği diziyi izlerken, babalar hararetli bir tartışma programında, çocuklar da heyecanı yüksek bir futbol maçının içinde buldular kendilerini. Sonuç olarak aile içi iletişim televizyonun fişine yenik düştü…
Teknoloji insan yaşamına girmeden önce  ikili ilişkiler ve toplumsal ilişkiler güven odaklıydı ;günümüzde sosyal medya özellikle bu anlayışı yıkmaktadır.ki bu durum reel kişilik ve sanal kişilik diye belirli hatlarla ayrılan bu kişilik türleri çağın en büyük kişilik bozukluklarından biri olan başkalarına güven sorunu ortaya çıkarmaktadır. Gerçek kişiliklerini sosyal medyada gizleyen/eksik gösteren bu anlayış var olan ilişkileri zedelemekle birlikte sosyal medyanın insan ilişkileri üzerindeki önemli derecedeki gücünü yansıtmaktadır.
Uygun olmayan teknoloji kullanımının çocuk ,ergen ve yetişkin beden ve ruh sağlığı üzerinde ciddi bir tehlike oluşturduğunu söyleyelim. Ebeveynlerin çocuklarının teknolojiye bağımlığından dem vurduğunu ve önleyemediklerini duymuşuzdur/görmüşüzdür. Backgroundda ise farklı bir boyut yatmaktadır. Çocuklar sosyal öğrenme kuramıyla gelişimlerini sürdürmektedir. Çocuk anne-babasını taklit yoluyla/rol model alarak öğrenmektedir. Anne-baba olarak bir nevi kişiliklerimizin izdüşümünü onlarda rahatlıkla görebiliriz. Bizlerin teknolojiyi bilinçli kullanması onların da bu yönde bir davranış geliştirme/değiştirmesine olanak sağlayacaktır.
Günümüzde ikili ilişkiler teknolojiyle birlikte çok farklı bir görünüm kazanmakta. Önceden komşuya hal-hatır sorulurken ,günümüzde ilk sorulan soru evde wifi(kablosuz internet bağlantısı) olup olmadığı/varsa şifresinin ne olduğudur. Gelinen bu nokta teknolojiye esir olduğumuzun/hakim olamadığımızın en bariz göstergelerinden biri değil midir?
Anneler çocuklarının önceleri sokaktan eve geç gelmesinden yakınırdı, şimdi  evden dışarı çıkmamakla /sokakta oynanan oyunlara yabancı olmalarından…
İşin bir de diğer boyuna değinelim…Psikolojik boyutu…Psikososyal sorunlar, öğrenme güçlüğü, ders başarısında düşme, saldırgan davranışlar, anormal olarak kabul edilen davranışlar, şiddete karşı duyarsızlaşma, gece korkuları, tssb(travma sonrası stres bozukluğu.…çocuk ,ergen ve yetişkinin uzun süre teknoloji kullanımı hareketsiz yaşama yol açtığından birey aşırı/hızlı kilo alımından dolayı obezite hastası olur bu da bireyde depresyon, çöküntü, anksiyete ve bunalım oluşturur. Bedensel  değişimlerin psikolojik değişimleri tetiklediği bir realitedir.

Bu yazı toplam 866 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar