1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Tekrar Seçim Olunca Ne Değişecek Te ?
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Tekrar Seçim Olunca Ne Değişecek Te ?

A+A-
Seçim atmosferine girdik. Bundan sonraki seçim tarihi sürpriz olmazsa vaziyet kasım ayı gibi olacak. O tarihte yapılacak olan seçimlerde iki ihtimal üzerinde durulacak. Şimdi o ihtimaller üzerinde bir zihin jimnastiği yapalım. Tabi ki benim tespitlerim gazeteci gözüyle olandır ve illaki noksanlarım olacaktır. Ama stratejistlerin ve siyasilerin bakış açısıyla da birebir örtüşmese de çok yakın beklentiler olduğunu buradan ifade etmeliyim.
Seçim sonrası çıkacak tablolar için öngörüler şu şekildedir:
AK Parti yine bir oy patlaması yaparak seçimlerden tek başına iktidar olabileceği sandalye sayısını yakalar. Bu durumda koalisyonların karanlık yıllarına dönüşten teğet geçer ve rahat ederiz. Hâlihazırda devam etmekte olan yatırımlar hiçbir engele takılmadan devam eder. Ülkemizi kasıp kavuran terör belası yeniden tek başına iktidar vesilesiyle sağladığı güç sonrasında bir sonraki aşamaya geçer ve TSK’ya verilen tam yetkiler vesilesiyle teröristlere kan kusturulur. Olur mu olmaz mı? Onu bilemeyiz belki ama en azından koalisyonla yönetilmek suretiyle kırk nazla hükümete ortak olacak muhalefet partilerinin mızmızlanarak her işte çıngar çıkarmalarından çok daha evla olacağı kesindir.
Ülkemizde ortak akıl kurumu maalesef işlememektedir. Her işin altından kendilerine menfaat sağlama gayreti yüzünden ülkemizde koalisyonlu dönemler hep kaybettirmiştir. Devlet yönetme olgunluğu yerleşmemiş toplumlardan birisiyiz. Düşünün basit bir misalle Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan Ankara Bulvarı, ideolojik yapısı aşikâr olan bazı odaların girişimiyle kapatılabiliyor. Bu işi yapan kendi zihniyetleri olsaydı emin olun bu bulvara kimse laf etmezdi. Kapatmak şöyle dursun, öve öve öküz ederlerdi. İşte bu tür durumlarda olması gereken ortak akıl işletilemiyor. Yıpratma taktikleri ve güç gösterileri ortaya çıkıyor. Söz konusu bulvarın bölgede başkent trafiğini ne kadar rahatlattığını kendileri dâhil bilmeyen yok. Ama kuru bir siyasi taassup uğruna bindikleri geminin dibine delik açacak kadar gözleri kararmış ferasetten yoksun kesimlerin ülke yönetiminde ki ciddiyetleri sizce ne düzeyde olacaktır?
İşte koalisyon hükümetlerinde de bu durum ortaya çıkacak. Oluşumda küçük dilimin sahibi oy oranı kadar bakanlık talep etmek şöyle dursun, kendi sayesinde hükümetin tesis olacağı düşüncesiyle utanmazsa bütün koltukları talep edecek bir yapıya bürünebiliyor. Bu durumda aklıselimle bir düşününüz. Sizce nereye kadar yol alınabilir? İşte bu yüzden hep cedelleşmelerin başrol oynayacağı kesin olan koalisyon karanlığının gelmesini istemeyecek olan seçmen sayısında artış olacağını umut edelim.
Diğer seçeneğimiz yine benzer sonuç çıkarak ülkemizin koalisyonla yönetilmesi gibi bir sonucun tekerrür etmesidir. Bu durumda tekrar seçim yapma gibi bir komediye kimse düşmek istemeyecektir. Peki, ne olacak? Gayet çekişmeli bir sürecin ardından iki tarafın ya da üç tarafın kaprisleriyle bezenmiş gergin görüşmeler yapılarak, hiçbirinin mutlu olmadığı bir paylaşımla kurulacak hükümete ülkemiz mahkûm edilecek. Birisinin ak dediğine diğeri kara diyecek. Örneğin Türk bayrağının rengini sorsanız; birisi kırmızı derken diğerinin inat uğruna farklı cevap olması için al diyecek. Koalisyon ülkemizde budur. Çözüm otoritesi değildir.
Gençler özellikle sizin dikkatinizi çekeyim. Birbirlerine çocukçasına sataşıp itişip kakışan siyasilerin sanmayın ki koalisyon hükümetinde devlet ciddiyeti elde edecekler. Vallahi senelerdir bu filmi hem izledik hem yaşadık. Gün geldi siyasi inat uğruna sürtüşmeler yaşandı. Yaşanan sürtüşmelerden ekonomik kriz, yanlış eğitim sistemi gibi nice yanlışlar çıktı.
O yüzden oy verirken iyi düşünün. Burada oylanan aslında sizin geleceğinizdir. Geleceğinizi yaşta üstün akılda kıt siyasilerin insafına feda etmeyin. Bakınız teknolojinin sınırsız imkânları var. Koalisyonlu dönemlerde neler yaşanmış? Açın internetten okuyun.
Siyasi olgunluk bambaşka bir şeydir. Gerekirse kendini diğerine feda edebilmektir. Bunu da genellikle ilerlemiş toplumlarda sıklıkla görebiliyoruz. Japonların nasıl olduğunu bilirsiniz. Eğer yönetimde zaafı vaki olmuşsa kesinlikle kendini sahanın dışına atarak yerine daha olgun birisinin geçmesini temin edecek bir siyasi erdemlilik görürsünüz.
Bizde de deveyi hamuduyla götürenler tekrar allanıp pullanarak vitrine çıkarılırlar. Zannedersiniz ki sütten çıkmış ak kaşıklar. CHP ve MHP’nin geçmişinde hem yolsuzluklar havada uçuşuyor hem de ülkemize zırnık yatırım yapılmıyordu.
Siyasi olmak demek, oynak olmak demek değildir. Kahpe olmak demek değildir. İkiyüzlü olmak demek değildir. Daha akıllı olmak demek değildir.
Siyasi olmak demek, feraset sahibi olmak demektir. Hatasını kabullenebilen demektir. Doğruyu savunmakta kararlı olmak demektir. Yanlışlara anında müdahale edebilmek demektir. Kendi tarafını kuru kuruya kollayıp gözetmek yerine hatalarını yüzüne haykırmak demektir.
İşte seçim yine göründü.
Bu kriterlere göre bir kez daha düşünün. Sizi geren, sizi üzen, sizi aşağılayan, sizi oy makinesi olarak görenlere şamarı patlatın gitsin.
 
Bu yazı toplam 62 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.