1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Telefon Dolandırıcılarına Yem Olmayın
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Telefon Dolandırıcılarına Yem Olmayın

A+A-
Son günlerin bir gündem maddesi de türemeye başlayan telefon dolandırıcılarıdır. Saf ve temiz vicdanlı insanları telefonla arayarak onları korkutma yoluyla cebinde ki son kuruşa kadar göz diken hatta tüm birikimlerini iç etmeyi planlayan ahlaksız ve şerefsiz insanlar tarafından kurulmuş türlü tuzaklarla hala çok sayıda iyi niyetli vatandaşımızın mağdur edildiğini duymaktan üzüntü duyuyorum. Daha da üzüntü verici olanı, her şey ayyuka çıktığı halde TV ve radyolardan onca duyuruya rağmen ve SMS yoluyla emniyetten gelen onca ikaza rağmen bazı vatandaşımızın korku yoluyla halen bu safsataya inanmasıdır. Şunu dikkate almanızı istirham ediyorum. Size hiçbir şey yapamazlar. Arkadan gelen telsiz sesleri bir kurgudur. Sizi kolay ikna edebilme tekniğidir. Polis hiçbir zaman telefon açarak sizden kontör talebinde ya da para talebiyle sizi bir yerlere yönlendirmez. Polis eğer ortada bir suç varsa direk adresinize gelerek sizi bulur. Gerekirse sizi karakola davet edecek ifadenizi alır ve duruma göre ya gözaltına alır ya da salıverir.
Bunu tekrar yazıyorum. Polis eğer ortada bir suç varsa direk adresinize gelerek sizi bulur. Gerekirse sizi karakola davet edecek ifadenizi alır ve duruma göre ya gözaltına alır ya da salıverir.
İşte bu sebeple şu oyunlara gelmeyin artık. Ortalıkta suç şebekeleri cirit atıyor. Sizde onların tuzağına geldikçe daha da cesaretleniyorlar.
Bana da aynı oyun oynanmak istendi. Önce evi aramışlar. Hanım panikleyerek bir telaşla beni arayıp bilgilendirdi. Hanımdan cep telefonumu almışlar. Ben gayet rahat hiç istifimi bozmadan aramalarını bekledim. Nitekim çok sürmedi ve cep telefonumdan arandım. Karşımda ki salak oturduğum muhitte ki polis karakolundan aradığını ifade ederek her zamanki standart masalını okumaya başladı. Hani şu savcının karısı aranmış ta sözlü tacize uğramışta falan filan… Ben arayana “Öyle mi beyefendi! Az bekleyin bahsettiğiniz polis karakolunda memur arkadaşım var. Ben onu arayıp durumu bir teyit edeyim.” dedim. Adamın sesi boğazına kaçtı. Tık diyemedi ve hemen kapattı. İşte durum bu kadar.
Sizleri temin ederim ki bu tür durumlardan asla tırsmayın ve adamı direk tersleyip yüzüne kapayın telefonu... Bekleyin. Bakın görün hiçbir şey olmayacak. Herifler Prof. Dr. Canan Karatay’ı bile tuzağa düşürebildiler. Demek ki bu işte kültürün de bir önemi yok. Herkes tuzağa gelebiliyor.
Lütfen bu yüzsüzlerin oyununa gelip panik yaparak değirmenlerine su taşımayın.
En son yeni bir taktik daha geliştirmişler. Ondan bahsedeyim:
Telefonunuz çalıyor ve arayanın kim olduğunu anlamak için ekrana bakıyorsunuz. O anda ufak bir şaşkınlık ifadesi oluşuyor, çünkü sizi arayan numara, sizin cep telefonu hattınızın numarası ile aynı. Şöyle bir düşünüyorsunuz, kendi numaram beni arıyor, ama nasıl? Birçok kimlik bilginize sahip olan bu şahıslar, bazı bilgileri doğrulamanızı istiyorlar. Oturduğunuz muhite en yakın savcılıktan aradıklarını ve isimlerinin Savcı falan kişi olduğunu dile getiriyorlar. Ve gerçekten o savcılıkta o isimde biri görev yapıyor. Telefonunuzun dinlemeye alındığını, çünkü sizin adınızla terör örgütlerine ödemeler ve para transferleri yapıldığı söylüyorlar. Bu nedenle de takibe alındığınızı, telefonlarınızın ve tüm banka işlemlerinizin yakından takip edildiğini ifade ediyorlar. Telefonunuzu kapatmadan eğer denilenleri yaparsanız emniyet teşkilatına yardım edebileceğinizi ve böylelikle zan altında kalmayacağınızı, herhangi bir yasal yaptırım uygulanmayacağını söylüyorlar. Siz o anda hırs ve panikle bir dakika deyip 155’i arıyorsunuz ve işte en korkunç sürpriz burada. Telefonum dinleniyor mu? Bana böyle bir arama geldi diyorsunuz ve “evet telefonunuz dinleniyor” yanıtını alıyorsunuz. İşte bu noktada biraz düşünüyorsunuz. Hem kendi numaram beni arıyor, hem 155 dinleniyorsunuz diyor, hem kimlik bilgilerime sahipler! O zaman gerçek bu olay! Bu noktadan sonra kontrolü ele alan dolandırıcılar sizi tekrar arıyorlar ve belirledikleri bir noktaya 80-100.000 TL nakit parayı bir çanta içerisinde bırakmanız gerektiğini, sivil polis ekiplerinin sizi yakından takip edeceğini, çantayı alanları bularak yakalayacaklarını ve sizin de paranızı geri alacağınızı söylüyorlar. Siz tamam parayı bıraktım dediğinizde direktiflerle şuraya yürü, buraya doğru git diyorlar ve “Memurlar çantayı izliyor merak etmene gerek yok, biz seni tekrar arayacağız operasyon bitiminde, yazılı ifadene başvuracağız zaten” diyorlar ve görüşme kapanıyor. Tabii o saatten sonra ne telefon, ne savcı, ne polis ne de terör örgütü kalıyor. Sizin çantaya koyduğunuz alın teriniz, sessizce kayıplara karışıyor. Ne yazık ki emniyet henüz nasıl yapıldığını ve bu adamlara nasıl ulaşılabileceğini çözemediğini iddia ediyor. Oysaki bilişim suçları departmanının bu aramaları yapanların kayıtlarını GSM şirketinden isteme ve bu arama yönlendirmelerinin geldiği bilgisayarları bulma imkânı var. Lütfen çevrenizdeki sevdiklerinizi bu konuda uyarın ve böyle şeylere asla inanmayın.
Anlattığım gibi size gelen telefonda az önce bahsi geçen tarzda ki tüm telefon aramalarına karşı dikkatli olun ve asla ciddiye almayın. Ne şekilde olursa olsun. Tüm inandırıcı taktiklerine rağmen, asla ciddiye almayın. Polise ihbar edin ama poliste bu serserileri yakalamada bazen çaresiz kalabiliyor. Çünkü kullandıkları bir hattı tekrar kullanmıyorlar. Bunları yaptıkları bu pis işlerinden caydırmanın tek yolu, sizin onları ciddiye almamanızdır.



 
Bu yazı toplam 58 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.