1. YAZARLAR

  2. Ahmet ÖZER

  3. Televizyonların amacı toplumu dinamitlemek
Ahmet ÖZER

Ahmet ÖZER

Yazarın Tüm Yazıları >

Televizyonların amacı toplumu dinamitlemek

A+A-

Türkiye’de ilk özel televizyon 1990 yılında yayın hayatına başlamasının üzerinden 30 yıl geçti. Maalesef ülkemizdeki dizilerin pek çok genel ahlaka uygun değil.

Korona sürecinde evde daha çok vakit geçiren insanların televizyonların yayınlarından daha fazla şikâyetçi olur oldu. Zira çoğu aileyle bile seyredilemeyecek kadar ahlaksız yayınlar yapıyor.

Halk, Batılı hayat tarzının esas alındığı ve toplumun hiçbir değeri ile uyuşmayan uyuşturucu, alkol  ve fuhşiyatı özendiren türden dizi ve programların yayından kaldırılması yahut yasaklanmasını talep ediyor.

Bu duruma Cumhurbaşkanı Erdoğan’da dizi ve programlardaki gayri ahlakiliğe tepki göstererek "Buna bir tavır koymalıyız. Evlilik dışı hayat medya aracılığıyla özendirilmeye çalışılıyor.

Aile kökünü kurutmayı amaçlayan sembollerin önü açılmaya çalışılıyor. Bu büyük tehlikeye hep birlikte karşı koymalıyız. Nikâh dışı evlilik bizim değerlerimizde yok. Buna hep birlikte tavır koymalıyız" demişti lakin pek değişen bir şey yok. Aksine her geçen gün yenileri ekleniyor. Üstelik bunları bazılarının dokunulmazlıkları bile var.

Evet, sansür hakkı yok ise sistematik ahlaksızlığa karşı RTÜK daha fazlasını yapabilir. Yapmalı da.

RTÜK kanuna göre terörü övülemez ve teşvik edilemez, terör örgütlerini güçlü veya haklı gösterilemez, terör örgütlerinin korkutucu ve yıldırıcı özelliklerini yansıtıcı yayınlar yapılamaz. Terör eylemini, faillerini ve mağdurlarını terörün amaçlarına hizmet eder şekilde sunulamaz.

Irk, renk, dil, din, tabiiyet, cinsiyet, engellilik, siyasî ve felsefî düşünce, mezhep ve benzeri nedenlerle ayrımcılık yapan ve bireyleri aşağılayan yayınları içeremez ve teşvik edilemez.

Toplumun millî ve manevî değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı, suç işlemeyi, suçluyu ve suç örgütlerini övücü, suç tekniklerini öğretici nitelikte olamaz.

Çocuklara, güçsüzlere ve engellilere karşı istismar içeremez ve şiddeti teşvik edilemez.

Alkol, tütün ürünleri ve uyuşturucu gibi bağımlılık yapıcı madde kullanımı ile kumar oynamayı özendirici nitelikte olamaz.

Peki, bunların pek çoğu diziler de yer alıyor mu? Elbette alıyor. Hatta haber bültenleri veya programlarda… RTÜK ne yapıyor, kimini görüyor, kimini görür gibi yapıyor. Evet, eline kılıç alıp önüne geleni doğrasın demiyor kimse. Fakat daha aktif olarak, göz yummayabilir, daha ağır cezalar müeyyideler uygulayabilir.

Spordaki maç yasağı gibi uzun süreli ekran ve yayın yasakları getirilebilir.

TV yöneticilerine cezalar verilebilir.

Yanlışlar ve tepkiler Erdoğan’ın ve siyasi parti liderlerinin önüne konulup yeni düzenlemeler talep edilebilir.

Bunlar yapılmazsa toplumun kaymakta olan zemini çöker. O zamanda ortada ne millet kalır ne de devlet. Zira yeni nesli muhafaza edemezsek, kadim Türk toplumunun ahlaki meziyetlerinin pek çoğu tarih olup gidecek.

Elbette görev ve sorumluluk sadece RTÜK’ün değil. İktidarın, TBMM’nin, siyasi partilerin, STK’ların, ailelerin ve şahıslar tek tek ve toplu mesuliyetleri var. Lakin hiç kimse üzerini düşeni yerine getirmiyor.

Toplumun önüne konulan örnekler bir süre sonra toplumun bir değeriymiş gibi karşımıza çıkıyor. Sonra ayıkla pirincin taşını ayıklayabilirsen…

Son söz olarak diyoruz ki, bu televizyonların çoğunun bizimle, kültürümüzle, ahlakımızla hiçbir bağı yok. Haber bültenleri milleti şizofren yapmak için var. Hepsi devlet kanallarını bile show tv’leşti.

Bu reyting sisteminin ise gerçekle bir alakası yok. Oyun ve reklam numarası. Kısaca bu işi de beceremiyoruz.

Bu yazı toplam 1258 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.