1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Temmuz ayı sıcak olur!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Temmuz ayı sıcak olur!

A+A-

Daha önceki yazımda Temmuz ayı sıcak olur demiştim. Ki gerçekten temmuz ayı sıcak gidiyor bugünlerde 38 dereceyi gördük.

20 Temmuz 1974’de Kıbrıs Barış Harekatı yapıldı. Öncesinde ise  Kıbrıs II. Selim’in talimatıyla Lala Mustafa Paşa tarafında fethedildi 1571 yılında. Kıbrıs’a Konya ve Karaman yöresinden Türkler yerleştirildi.

Bugün 20 Temmuz 1974 yılından bugüne haklı olduğumuz Kıbrıs Milli Davası iki BM ve AB tarafından kabullenmemektedir. Bugün Akdeniz’de Libya ve Kıbrıs’la örtüşe dış politikada olmazsa olmazımız olmuştur. Muhakkak Türk Milletinin zaferi ile bitecektir.

Şehrimiz ile Temmuz ayı önemlidir. Temmuz 1999’da Konya Pancar Kooperatifi seçimlerini Recep Konuk Başkan kazandığı tarihtir.

Recep Konuk Başkan yorgun bitkin düşmüş bir fabrikadan bugün sadece Konya değil Türkiye genelinde elliyi aşkın fabrikaya ulaştırması Allah rızasına dayanan emek ve çalışmayla olmuştur.

Zira Recep Konuk bu sadakai cariye hükmündeki hizmetleri üretirken kendi ifadesi;

“”Bir amme hizmetine talipseniz, bu kurumlar 9-18 mesaisi ile idare edilecek yerler değildir. Üzerinize adı mesuliyet olan bir gömlek giyiyorsunuz ve bu gömlek ağır bir gömlek, kıymetli bir gömlek. Buna ne leke bulaştırmaya hakkınız var ne de üzerinizden çıkarma lüksünüz var. Emaneti üzerinizden çıkarana kadar ilk günkü paklığıyla ve hakkını vererek taşımak mecburiyetindesiniz.””

Evet, böylesi çalışma ruhu ile bugünlere gelinmiştir. Recep Konuk Başkanın Allah yar ve yardımcısı olsun. Diye dua ediyoruz. Rabbimiz duanız yoksa ne ehemmiyetiniz var. Buyurmuştur. Biz hizmetleri yapana dua ediyoruz. Vefalıyız ki, vefalı olmakta duadır.

 

*

Bu arada anti parantez olarak Konya spor süper ligde kalmasından dolayı önce kutlayalım. Her türlü alavere dalavereye rağmen şampiyonu lig ikincisini aynı sonuçla dört dört atarak yenerek ligde kalmayı başardık. Kulluk Başkan nezdinde Konya Sporu tebrik ediyoruz.

*

Bugün bambaşka bir yazı yazacaktım. Kafamda şekillendirdim. Yazacağım uzun uzadıya. 

Tam bu sırada Ali Amca geldi. Laf lafı açtı sohbet uzadı ya.

Sonra dedim ben ne yazacaktım. Neyi yazamadım?

Kalemi elime aldım, defteri açtım ve bir başlık attım; “ Neyi Yazamadım?”

Saadettin Amcanın ifadesi ile kelimeler azıttı, cümleler tozuttu, yazı kazanının dibi tuttu. Neler neler yazacaktım. Sahi ben neyi yazamadım?

Seydişehir Tınaztepe üzeri Akseki Antalya’dan mı dem alsak? Yoksa Sarıoğlan, Bozkır, Hadim, Taşkent Kıble Kayasına mı dayansak. Dedim yazamadım.

Ali Amcam ne demişti?

“İnsan sandığım eşekler tepindi hatta çifteler attı. Allah sabır verdi kızamadım.

Veli Amcanın torunu not düşmüş;

“ Moralimi altüst eden kişileri bazen kâğıttan uçak yapıp pencereden uğurlayıp arkasından el sallamak istiyorum.”

Notunu aldım. Benim için sakıncası yok Ağam..

Tatsız, tuzsuz adam demesinler. Diye yanında içi tuz dolu tuzluk, içi şeker dolu şekerlik taşı!

O zaman sana kimse tatsız, tuzsuz adam diyemez.

Her şey tamam da hala hem ekşi hem de tadı bozuk ortam içerisindeyim be Ağam?

O kadar uzun boylu değil. Elimizde sihirli değnek yok ya her değdiğimiz yer güllük gülistanlık olacak.

Hayır ve şer dünyalıktır. Muhakkak her ikisi de dünyada bulunacaktır.

Sahi birçok not yazdım.

Acaba neyi yazamadım?

Ali Amcanı eşeklerden dem vurmuştu. O zaman Nasreddin Hocamızdan eşekli bir fıkra ile yazımızı bitirelim mi?

Nasreddin Hoca eşeğini pazara götürüp satılığa çıkartmış. Eşek pek

huysuzlanmış. Kuyruğunu elleyeni tepmiş, dişine bakanı ısırmış... Tellal:

--- Hoca, demiş, bu huysuz eşeği kimse almaz. Geri götür...

Hoca altta kalmamış:

--- Zaten satmak için değil, bu eşekten neler çektiğimi herkes anlasın diye getirmiştim pazara!..

Allah’a emanet olun!....

 

Bu yazı toplam 2020 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.