1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Terörizmin Belirli Hedefi Yoktur, Hedef Herkestir
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Terörizmin Belirli Hedefi Yoktur, Hedef Herkestir

A+A-
Geçtiğimiz hafta sonu gündeme Fransa’da yaşanan terör patlamaları damgasını vurdu. Yaşanan bu gelişmeler karşısında elbette tüm dünya şoke oldu. Başkent Paris’in tam göbeğinde çok önemli noktalarda yaşanan bu durum karşısında başta Fransa olmak üzere çok sayıda batı ülkesiyle dünya şaşkınlığa uğramıştır.

Şimdi klişe haline gelmiş bu ifadeleri zikrettikten sonra gerçeklere değinelim. Suriye’de yaşanan iç savaş hadisesinin üzerinden yıllar geçti.
İslam âlemi yanarken batı âleminin uyanması için terörü ensesinde mi hissetmesi mi gerekiyordu?
Antalya’da gerçekleştirilen G20 zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın üzerinde yıllardır ısrarla durduğu teröre karşı ortak tavır ve net duruş çağrısına dikkatinizi çekmek istiyorum.

Fransa’da yaşanan patlamaları herkes gibi bende üzülerek takip ettim. Dünyada yaşanan böylesi gelişmeler karşısında çifte standart uygulayan batı âleminin şunu artık anlaması gerekir. Yaşanan hiçbir terör olayı sadece olduğu yeri yakmıyor. Geçen günler terör hadiselerinin akan zaman içinde destekçilerine de zarar vermeye başlayacağına ve illegal yapılanmalar karşısında kararlı hareket etmenin gerekliliğine temas etmemizi gerektiriyor. Hele birde DAEŞ gibi dünyanın dört bir yanında taraftar bulabilen illegal bir yapının varlığı karşısında halen çifte standartla hareket edilmesi durumunda dünyayı bekleyen tehdidin boyutu ve varacağı vahim sonuç umarım anlaşılmıştır. Eğer batı âlemi halen inadında ısrar ettikçe üzülerek ifade etmem gerekirse İslam Âleminin başına bela olan DAEŞ ve PKK gibi belalı terör örgütleri batının da kapısını çalmaya başlar.

Size yakın geçmişe dönük bir gerçekten bahsetmek istiyorum. Ortadoğu’nun göbeğinde yıllardır oluklarla kan akan Suriye, Irak, Mısır, Türkiye gibi devletlerin yaşadıkları acının temeli batının çifte standardı ve terör örgütlerine el altından sağladığı destek idi. Eğer bu ülkede yaşanan bir patlama sonucunda 150 civarında ki üzücü ölümlerle İslam dünyasının merkezinde yaşanan ölümler arasında hiçbir fark yoktur. Terörün hedef gözetmeksizin katlettiği canlar hem batıda hem doğuda yürekleri yangın yerine çeviriyor. Geçtiğimiz hafta sonu Paris’te yaşanan katliamın benzerleri hemen her gün İslam dünyasında yaşanıyor. Bu durum karşısında sadece timsah gözyaşları akıtmakla geçiştiren batı dünyasının bundan sonra da aynı politikayı sürdürmesi kendi geleceğine dönük karanlık günlerin başlayacağına dair en net sinyal olacaktır. Her zaman ifade edildiği gibi terörün dini, imanı, ırkı olmaz. İçine girdiği toplumlara sadece kan ve gözyaşı getirir. AB rüyası etrafında kenetlenerek bu beladan kurtulacağını sanmak en büyük saflık olur. Bu yüzden şimdi Avrupa ülke liderlerinin aklıselimle hareket ederek tüm dünya ile birlikte batısıyla doğusuyla, hep birlikte teröre karşı ortak mücadele zemini oluşturulmadıkça hem batıdan hem de doğudan feryatlar yükselmeye barut kokuları gelmeye devam edecektir.
Şimdi sormak istiyorum. Fransa’ya taziye yetiştirmeye koşan diğer Avrupa ülkeleri dışında Avustralya, Kore, Hong Kong gibi devletler, yaşanan acı gelişmeler karşısında İslam dünyasında ki terörist faaliyetler karşısında niçin tepkisiz ve etkisiz kalmaktaydı? Terörden nemalanmak için türlü şaklabanlıklar yapan batılı liderlerin artık uyanmasının zamanı gelmiştir. Bildikleri yanlışlarda ısrar ettikleri sürece hem İslam dünyasında, hem de batı dünyasında daha çok kanlar akar. Çok zulümler yaşanır. Benden söylemesi!
Yine ifade ediyorum. Yaşanan tüm terör faaliyetlerinde doğusuyla batısıyla birlikte hareket edilmek zorundadır. Bu konuya hem ırk hem de dini farklılıklar gözetilerek yaklaşıldığı sürece bu feryatlarda dinmeyecektir.
Televizyonlardan gözlemleyebildiğimiz kadarıyla Fransa’nın yaşadığı terör hadisesi sonrasında tüm ordusuyla, polisiyle seferber olduğu ve savaş hazırlıklarını aratmayan bir çabaya girdiğini gözlemliyoruz. O zaman Türkiye olarak yıllardır terör olaylarından çekmiş bir ülke olarak bizim daha ötesi önlemler almamız gerekmez miydi? Ama yukarıda zikretmiş olduğum terör saldırısının beklenmedik her noktadan gelebileceğini hiçbir zaman göz ardı etmememiz gerekir.
Şu ülkemizin haline bir bakalım.
Meclis dışı dağ faaliyetleriyle gece gündüz demeden sivil, asker ve polisimizi katleden terör örgütüne her fırsatta desteklerini yineleyen siyasi bir oluşum son kez olmak üzere halkımızdan olur almıştır. Eğer terör örgütüyle koordineli tavrı devam ederse bir daha ki seçimlerde sandığa gömüleceği ve ebediyen bu ülkede siyasi bir güç sahibi olamayacağı ortaya çıkmıştır. Bu dönemde önceki dönemlerde hükümetten gördüğü çözüm süreci desteğini göremeyeceği netleşen HDP’nin PKK ile birlikteliği net ortaya çıkmış olup, her fırsatta bunu dile getirmesi de kendilerinin bu konuda ciddiye alınamayacağı gerçeğini ortaya koymuştur. Bu durumda devletimizin güvenlik güçleri olabildiğince terör örgütünün odaklandığı hem ülkemizde ki hem de sınırlarımız dışında ki hedeflere yoğunlaşmış ve sonuca varıncaya kadar kararlılıkla yoluna devam edeceği ve örgütün dibini göreceği kararlılığını ortaya net olarak koymuştur.
Peki, uzun yıllardır PKK’ya destek sağladıkları şüphesiz olan Avrupa ülkelerinin bundan sonraki politikaları ne olacaktır?
Bekleyip göreceğiz.
Eğer Paris katliamı öncesinde ki tutum ve davranışları devam ederse hem onlar hem de biz ağlamaya devam edeceğiz.
Akıllarını başlarına alıp terörle ortak mücadele zemini oluşturulması durumunda ve kararlılıkla yürütüldüğü sürece terörün kökü kazınabilecektir.
Suriye’de 15 Mart 2011 tarihinde başlayıp günümüze kadar binlerce insanın ölümü karşısında sesini çıkarmayıp ateş kendine düştüğünde uyanıp tepki veren batı dünyası başını iki eli arasına alarak iyice düşünmeli ve teröre sağladığı desteğin eninde sonunda kendi başlarına bela olacağını unutmamalıdır.

 
Bu yazı toplam 104 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.