1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Teşkilatların Geleceğini Belirleyecek Olan Seçim
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Teşkilatların Geleceğini Belirleyecek Olan Seçim

A+A-
Bugün yeni yılın ilk ayının son günündeyiz. Siz bu satırları okuduğunuz esnada yurtdışında olacağım. Bugün itibariyle yerel seçimlere sadece iki ay gibi kısa bir zaman kaldı. Beklenen heyecanlı çalışmalar halen başlamadı. Çünkü bu seçime gölge düşürmek amacıyla çok farklı yıkıcı faaliyetlere gidildi. Ülkemizin istikrarının bozulması pahasına birilerinin bastığı düğmenin açtığı hasar pek çok kesimi etkiledi. AK Parti’nin seçimlerde yine büyük bir güçle yoluna devam edecek olmasının hissedilmesi sonucunda bu iktidarın demokratik yollarla gitmeyeceğini fark eden kesimler cumhuriyet tarihinin alışılagelmiş taktiklerine başvurmakta geç kalmadılar. Hemen fitne tohumları serpmeye ve halkımızı bölecek unsurlara başvurdular. Ama bu defa oyunları istedikleri seyirde gitmeyince farkındaysanız durmadan kaşıyorlar. “Nereden bir darbe indirsekte bunların canına okusak.” yönlü çabaların boşa çıkması için geçtiğimiz yazımda da ifade etmiş olduğum aday belirleme sürecinde dikkate alınmayan il ve ilçe teşkilatları hiç değilse seçim öncesinde kendilerine çeki düzen versinler de elde edilecek seçim galibiyetinin ardından kendi içlerinde bir temizlik yapılmasın gerekliliğinin kısacası akla karanın ayrılmasının elzemliğinin farkında oldukları bellidir. Zaten bugüne kadar yapılan seçimlerde Recep Tayyip Erdoğan karizmasının ardına sığınarak yaşadıkları zafer havasını, bu seçimlerin sonrasında kendi çabalarının bir semeresi olarak yaşamak istiyorlarsa hiç durmasınlar hemen çalışmalarına başlasınlar. Şimdi göreceğiz gerçekten karnelerinin ne durumda olduğunu! Hükümeti düşürme meyline sapan çevrelerin ana hedefi sistemin motorunu çökertmek idi. Bunun içinse var güçleriyle başbakana çullandılar. Direk hedefi ona kilitlediler. Şunu biliyorlardı. Eğer sistemin motoru bozulursa geriye kalan malzemelerin kendi başlarına bir anlam ifade etmesi söz konusu olmazdı. İşte bu sebeple teşkilatlarda bulunan bazı gubuzların attıkları havanın yerine adam gibi adam olmak ve başbakana layık bir teşkilat neferi olarak göstermeleri mümkün olacak mı? Bunu göreceğiz. Her zaman ifade ettiğim gibi eleştiriye kapalılar. Kendilerini küçücük algılarında tanrı gibi gören bir mekanizmanın işlemesi imkansızdır. Konya gördü ki teşkilatların karnesi, genel merkez nezdinde gayet zayıf konumdadır. Herkesten övgü beklemeleri ve kendilerine yönelik gelecek her türlü eleştiri ve yorumlara anında müdahale ederek bu yolu kapatanların, aslında kendi kendilerinin iplerini çektikleri aşikardır. Toplum huzuruna çıktıkları zaman son yaşanan gelişmeler karşısında ikileme düşen vatandaşımızdan gelebilecek sorulara ya da bazı art niyetli kesimlerden gelecek tuzak sorulara anında cevabı yapıştıracak kadar birikimi dahi olmayanları çetin bir sınav bekliyor. Şimdi siyasetin gerçek yüzünü görecekler. Dost görünüp, düne kadar şebeklik yaptıkları arkadaşlarına kadar kumpas kurmayı maharet addeden bir takım zavallıların lime lime dökülmesini izlemekten açıkçası pek mutlu olmayacağım. Ama onların bu durum karşısında kendilerini gerçek anlamda tanıyacak olmalarından da fevkalade mutluluk duyacağımı bilmenizi isterim.
Bu seçimde broşür dağıtımında, bayrak asımında, hoparlör kurma sökme, platform montesi gibi çalışmalarda maşallah ellerine su dökülemeyecek olan teşkilat mensubu çok değerli ve muhterem kardeşlerimizin, partinin ilkeleri ve vatandaştan gelecek her soruya verecek makul cevabı vermede ne kadar etkin olabileceklerini birlikte bekleyip göreceğiz. Açıkçası beni endişelendirende budur. Mevcut sistem içinde en iyiyi yapacağına inandığım AK Parti’nin başarı elde etmesi beni sevindirecek ama bunu temin edecek oturmuş bir yapının olmaması da beni korkutuyor.
Bu seçim, genel seçimler içinde bir öngörü olacaktır. Daha da önemlisi cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bir yol gösterici olacaktır. Bundan çıkan sonuca göre gerekli tüzük değişikliğine gidilerek Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın parti başında kalması gibi bir durumda söz konusu olabilir. Bu ihtimali uzak görmeyelim. Başbakanımız mevcut durumun seyrine bakarak cumhurbaşkanı olma düşüncesini, memleketin geleceği yönünde tebdile gidebilir. Çünkü son fitne olaylarından sonra, bu dönem sonunda görevi bırakacak olan mihenk taşlarının yerine gelecek henüz tecrübe anlamında pişmemiş isimlerin görev başına geçmesiyle, birilerinin elinde oyuncak olacak kadar zaaf yapıları açığa çıkacaktır. Bazı çevrelerin beklentisi de malumunuz zaten bu yöndedir.
Türkiye’nin bölgede güçlenmesinden fevkalade rahatsızlık duyanların son günlerde ülkemizi uluslararası platformda zayıf göstermek için başlattıkları fitne hareketi, emperyalist güçlere hizmet hareketine dönüşmüştür. Bunu kimse inkar edemez. Görünen köy de kılavuz istemez. Son günlerde takip ediyorsunuz. İran’ı ön plana çıkarmaya başladılar. Bunun altında yatan asıl niyetin çözülmesi için olağanüstü çaba göstermeye gerek yoktur. Asıl amaç, iki ülke arasında gizli gizli yanan köz ateşini iyice alevlendirmek ve birbirlerine karşı diş bileyecek bir yapıyı vücuda getirmektir. Türkiye ve İran’ın birbirini yemesi, son günlerde başlarında ki bela olarak gördükleri iki bölgesel gücün susturulması anlamı taşır. Kısacası bir taşla iki kuş vurmuş olacaklar. Bu iki ülkeyi silip attığınız zaman geriye kalan İslam ülkelerine bir bakar mısınız? Bölgesel misyona babalık yapabilecek başka bir ülke görebiliyor musunuz?
İşte bu seçimleri belediye seçimlerinden ibaret görmekten öte bu cihetten duruma yaklaşmak lazımdır. Sizce mevcut teşkilat yapılanması altında bunu algılayan ve farkındalık yaşayan kaç kişi çıkabilir? Durun daha asıl kavga yeni başlayacak. Üç dört reis adayının belirlenmesi zaten sürecin en kolay kısmı idi. Şimdi il genel meclisi ve belediye meclis üyelikleri için kendi aralarında diş bilenmeye başlamışlardır bile… Çirkin taktikler çoktan başlamıştır.
Türkiye’nin bölgesel otoritesi kimin umurunda ki?
 
Bu yazı toplam 40 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.