1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Tespih Zikre Araç Olursa!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Tespih Zikre Araç Olursa!

A+A-
Tespih denince aklıma anam rahmetlinin çektiği gece ışıl ışıl ışıldayan tespihi aklıma gelir.
İlk tespih bize yani Müslümanlara Budistlerden geçtiği söylenmektedir. Olabilir ancak, biz Müslümanlar olarak tespihi zikir ederken kullanırız.
Hocam vezini, kafiyeyi anlatırken tespihi örnek vermişti.
Belli sayıda taşı bir elinden diğer eline zikrederek aktarmak başka olur. Aynı taşları bir ipe dizerek çekmek başka olur. Öyle değil mi? Demişti.
Hatta “ EBĞI HACCEKE VE HAF AGIMEHÜ” Şemsi ve gameri harfler için bu vezini örnek verirdi.
Bir ibadet eşyası olan tesbih, Allah’ın sıfatlarını tesbih ederken sayı saymak için kullanılan, 33 veya katları kadar tanenin ipe dizilmesiyle meydana gelen halkalara verilen addır.
Müslümanlara Budistlerden geldiği düşünülen tesbih, İslam dünyasından da Avrupa’ya yayılmış ve çeşitli inanışlarda da kullanılmıştır.
İslam kültüründe tespihler, genellikle 33 ve 99’lu olmakla beraber, 500’lük, 1000’lik tespihler de yapılmaktadır.
Tesbihlerin 33’lük bölümlerini ayıran taneye nişane; iki ucu birleştiren uzunca yassı taneye ise imame denir. Türk - İslâm geleneğinde tespihlerin kullanımlarına göre padişah, vüzera, vükelâ gibi farklı adlarla anıldığı görülür.
Tesbih yapımında mercan, kehribar, zümrüt, yakut gibi taşların yanı sıra gül ağacı, sandal ağacı, kuka vb. gibi ağaçlar, kristal ve nazar boncukları kullanılmaktadır. Osmanlı Dönemi’nde tespih yapımı en parlak dönemini yaşamış, İstanbul bu sanatın merkezi olmuştur.
Böyle bilgiden sonra tespihi şiirle anlatımda bulunalım mı?

**

TESPİH!
Yıllar sanki tespih tanesi,
Parmak ucumda.
Saf tutarlar sırayla avucumda.
Her tanesinde ayrı ahenk,.
Gün olur her biri asra denk.

*

Bazen tolu tanesi gibi soğuk hücumda,
Erir sımsıcak olur taneler avucumda.
Sonrasında yıllar geçerken alıştılar.
Beni Ötüken’den Hıra dağına taşıdılar.
Oltu, firuze, ağaç olmasıyla muteber,
Fildişi, koka, kehribarla beraber.
Çekerken parmak uçlarımda duyarım.
Sanki çektiğim tespih değil yıllarım.

*

Tamam, zikrime araçtır devamıyla ölçülür.
Doksan dokuz içinden otuz üçle küçülür.
SUBHANALLAH, ELHAMDULİLLAH, ALLAHUEKBER!
LAİLEHE İLLALLAH tevhit ile tamamlanır.
Maddiyat kantarı kırılır mana kazanır.
Tespih taneleri İMAME ile taçlanır.
Parmaklarımız zikre uyar kanatlanır.
Son bir hamle ile tespih avuçlanır.
Galübela’dan mahşere uzanır.
Böylesi tespih çekenler elbette kazanır.
Diyerek tespihi boşa çekenlerden, elinde sallayıp şakırdatanlardan değil zikre araç yapanlardan olalım. İnşallah!
Bu yazı toplam 154 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.