Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

TİYATRO

A+A-

Dün Dünya tiyatro günü idi.
Tiyatro deyip geçmemek lazım. Tiyatro yerine göre insanı güldüren, yerine göre düşündüren bir sanat dalıdır.
Ancak günümüz dünyasında ve Türkiye’de tiyatro hala anlaşılmış değildir. Birçok kesimde  tiyatro çadır tiyatroları ile bilinir.
İlkokulda  öğretmenimiz Ali Çataltaş  eğer yaşıyorsa, ellerinden öpüyorum. Vefat etmişse Allah rahmet etsin; bizi tiyatroya götürecekti. Rahmetli Babama söylediğimde tepki almıştım.
“Ne işin var senin bu yaşta tiyatroda” diye azarladığını hatırlarım.
Toplumun eğitimi açısından tiyatronun yeri ayrıdır. Sinema ve televizyonun insan yaşamını ne denli etkilediğinin hepimiz farkındayızdır. Bunların kökü tiyatrodan gelmektedir.
Namık Kemal’e göre tiyatro eğitici bir okul ve aynı zamanda bir eğlencedir.
Okullarda temsil çalışmaları biçiminde tiyatro yer bulmaktadır. Türlü piyeslerin öğrenciler tarafından sahneye konması temsil kollarıyla gerçekleştirilmektedir. Öğrenciler böylece hem bir şey üretmenin zevkine varırlar hem de tiyatrodaki yeteneklerini geliştirirler.
“Tiyatro günü” tüm dünyada 1971 senesinin 27 Mart gününde kutlanmaya başlamıştır. Toplum yaşamında bu kadar öneme sahip olan tiyatronun sevdirilmesi ve yaygınlaştırılması amaçlanmıştır. Günümüzde bir çok şehirde Devlet tiyatrosu kurulmuştur. Konya’mızda bu şehirler içindedir ve  Konya’da günümüze uygun, kültürümüze yakışır oyunlar  başarılı biçimde sergilenmektedir.
Merhum Muhsin Ertuğrul, ünlü sanatçı, tiyatro hakkındaki bir yazısında Almanlar’dan bahsetmiştir. İkinci Dünya Savaşında pek çok binasını kaybeden Almanların tekrar yapılanmaya ilk önce tiyatro binalarından başladıklarını ve beş yıl içerisinde yüz yeni tiyatro binası yaptıkları bilinir.  Hastane ile tiyatroyu ilginç bir şekilde benzetmiştir. Hastanenin bedenler için tiyatroların ruhlar için şifa kaynağı olduğunu söylemiştir. Ruhu sağlam olmayan insan düşünemez, duyamaz, insanlık yapamaz ve iyi ile kötüyü ayırt edemez. Kalbi vardır elbet ama bunları yapamayan bir kalp iyi bir kalp değildir.
Tiyatro yaşamın bir parçasıdır. Konusu bakımından harekete, konuşmaya, bazen de müziğe yer verilir. Bu nedenle tiyatro güzel sanatların en ilgi çekici kollarından biridir.Tiyatroda oynayanla izleyen arasında yakın, sıcak bir iletişim vardır. İlk çağlarda oyunun yazılı metni yoktu. Yeteneklerine güvenen oyuncular ortaya çıkıp bir çeşit tuluat yaparlardı. Tuluat; oyuncuların o anda düzenledikleri hareketleri, tasarladıkları sözleri söylemeleridir. Tuluat, sahnesiz ve metinsiz bir tiyatro oyunudur.
 Bizde tiyatro olgusu; çok eskilere dayanan orta oyunu ile onun gölge oyunu biçiminden başlar. Gölge oyunu arkadan ışıklandırılan beyaz bir perde üzerine belli tipteki kuklaların hareket ettirilmesi ve konuşturulması ile yansıyan Karagöz oyunlarıdır.
 

Arthur Asher Miller'i ben onun ünlü Cadı Kazanı oyunuyla tanıdım. İstanbul'da eski adıyla Atatürk Kültür Sarayı sonraki adıyla Atatürk Kültür Merkezi'nde. 
Miller, 1915 New York doğumlu ve 20. yüzyılın en büyük tiyatro yazarıydı. 1949'da Pulitzer kazanmıştı. Ve sonrasında sayısız birçok ödül. 2005'te 90 yaşında hayata veda etti.
İngiliz Simon Mc Burney bu büyük yazarın 1963'te, nükleer savaş tehdidinin tüm dünyanın korkusu olduğu dönemdeki sözlerini şöyle anımsatıyor:
"Diplomasi ve politikanın son derece kısa ve güçsüz kollara sahip olduğu bir dönemde yazmanız istendiğinde, sanatın o hassas ama bazen fazlasıyla uzaklara ulaşabilen kolları, insan topluluğunu bir arada tutma sorumluluğunu yüklenmelidir."
Tarih 11 Nisan 1930. Atatürk, Marmara Köşkü'nde sanatçıları ağırlamakta. Muhsin Ertuğrul ile baş başa kaldıklarında şöyle der:
"Siz benim ateşemiliterlik çağlarından beri memleketimde görmeyi candan özlediğim bir hayali gerçekleştirdiniz. Şimdi ben devlet reisi olarak soruyorum. Hükümetten ne istersiniz?
O yokluk dönemlerinde Türk tiyatrosunun devi Atatürk'ten şunu ister:
"Bir tiyatro okulu açalım onu istiyoruz, Paşam"
Kısa bir süre sonra Türk tiyatrosunun temel direği olan Devlet Konservatuvarları kurulur ve devlet himayesinde tiyatro kurulması çalışmaları başlatılarak devlet tiyatrolarının yolu açılır.
Evet, tüm tiyatroya gönül vermiş dostlarımın, tüm tiyatro sanatçılarının ve gönüllülerinin ve tüm tiyatro severlerin Dünya Tiyatrolar Günü'nü kutluyorum.
Yine dün Balkan Şehitleri günü idi. Bu noktada  bu millet için, bu devlet için, bu bayrak ve dinimiz için şehit olan tüm şehitlerimize Allah’tan rahmetler diliyorum.
 

Bu yazı toplam 200 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.