1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Toprakla, Sağlığımızda Haşır Neşir Olalım
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Toprakla, Sağlığımızda Haşır Neşir Olalım

A+A-
Şubat ayının benim için ayrı bir önemi var. Sebebi küçük kızımın doğum gününün 4 Şubat tarihi olmasından kaynaklanıyor. Dostlarım dualarınızı bekliyorum. Hem kendi çocuklarıma hem de ümmetin çocuklarına mutlu, dertsiz, hastalık olmadan yaşayabilecekleri ve kötü insanlardan uzak olmaları için cümleten hayır dualarınızı beklediğimi ifade edeyim.
Geçen arkadaşlarla çeşitli konularda hasbihal ederken şehir merkezinde çocuklarımızın koşup oynayabileceği, kaynaşabileceği yaşam alanlarının birer birer bitirildiği gündeme geldi. Böyle bir sorunun varlığının farkında olan vatandaşlar, konuya muhalefet etmenin modern yaşam alanlarına muhalif olma gibi algılanabileceğinden pek ses çıkaramıyorlar. Bu durumu da fırsat bilen belediye bulduğu en küçük arsaya bile beton dikmekten geri adım atmıyor. Şu güzel şehrimize çıkında bir bakın. Her yeri betonla kapatan yetkililer aslında geleceği karartıyorlar. Yaptıkları oyun parklarıyla insanları sınırlı alana hapseden bir anlayış hâkim olmaya başladı. Çocuklar toprakla haşır neşir olamıyorlar. Toprak deyip geçmeyin. Büyüklerde bile vücutta ki elektriği atmanın en doğal yönteminin toprakla haşır neşir olmak olduğunu bilmeyenimiz yoktur.
Konuyu uzmanın görüşünden detaylandırmakta yarar var. Prof. Dr. Ahmet Rasim Kücükusta’nın araştırmaları neticesinde vücudun topraklamaya olan ihtiyacı açık ve net olarak ortaya çıkmıştır. Bugünkü toplumda en büyük eksiklik günün yorgunluğu ve koşturmacasının ardından vücutta biriken negatif elektriğin boşaltılamaması yatar. Etrafınızda insanları gözlemlediğiniz zaman herkeste bir gerginlik, stres, sabırsızlık, korku, endişe ve acelecilik olduğunu rahatlıkla müşahede edebilirsiniz.

Geçmiş zamanda atalarımız toprağa yalınayak basar veya hayvan derisinden yapılan ayakkabılar giyerlermiş. O insanlar sağlıklı yaşamlarını toprakta veya hayvan derisi üzerinde uyumaya borçlularmış. Bugün en yakınınızda ki iş arkadaşlarınıza, aile üyelerinize sorduğunuz vakit, kaçının sabah uykudan gayet dinlenmiş ve rahatlayarak kalkmış olduğunu duyuyorsunuz? Gece nasıl yattıysanız sabah aynı kalkıyorsunuz. Zaten ibadetsiz olan hayatınıza birde tembellik eklendiği zaman daha da kötüsü akşam iş çıkışından gece yarılarına kadar televizyon ekranlarından izlemekte olduğunuz dizi ve uyduruk programlardan geriye kalan zamanı da mecburi uyku aldığından yaşamınız kademe kademe zehir olmaya başlıyor.

Ayaklarınızı toprakla buluşturun dostlarım. Bu sayede de vücudun her bölgesi yeryüzünün elektrik potansiyeli ile dengelenir ve böylece de bütün organ, doku ve hücrelerin elektriksel ortamı dengelenmiş olur. Malumunuz, modern hayat insanı yeryüzünden neredeyse tamamen ayırdı.

Son senelerde giderek artan kronik, bağışıklık sistemi hastalıklarında suçlu olarak hep çevre ve stres görülüyor. Ama insanların toprakla temaslarının kesilmiş olması hiç ciddiye alınmıyor. Sevgili anam ve babam, yaz aylarında bağımıza gittiğimizde toprakla saatlerce haşır neşir oldukları için maşallah yirmisinde bir delikanlı gibi sapasağlam yaşamlarını sürdürüyorlar. Rabbim ikisine de hayırlı, uzun ve sağlıklı ömür versin.
Malumunuz, topraklamadan kastımız; çıplak ayaklarla toprağa, çayıra, kuma veya hatta ıslak betona basmaktır.
Topraklama bilimsel anlamda bilinen en kuvvetli antioksidandır.

Topraklamanın insanın kendini iyi hissetmesi, stresini azaltması, ağrılarına iyi gelmesi dışında sayısız faydası var. O konuda basit bir araştırma yapmanız yeterli olacaktır.
Topraklama ile kırmızı kan hücrelerinin akış hızı ortalama olarak yüzde 280 artar. Hani meşhur bir atasözümüz var; “ Kan gelen yere can gelir.” Bu yüzden vücudumuzu doğal ortamlardan ve tabi yaşamdan uzak tutmayalım. Bu aynı zamanda son yıllarda artış gösteren özellikle hormonal hastalıkları engellemede olmazsa olmaz şart olarak karşımıza çıkıyor.
Özellikle çocuklarda tip 2 diyabetin artmasında topraklama eksikliğinin de rolü olduğu düşünülüyor.
Sağlıklı beslenme derken bazı gıdaların üzerinde ısrarla durun. O gıdalar; zencefil, tarçın, doğal evde çalma yoğurt, limon, sarımsak, soğan…
Günümüzde hızla artan birçok hastalığın çevreden kaynaklandığı konusunda güçlü deliller var ama çevrenin aynı zamanda bu hastalıkların önlenmesinde de rolü olduğu yeni yeni anlaşılıyor.
Sağlıklı yaşamak, hastalıklardan korunmak için doktora gitmeye, taramalara girmeye, checkup yaptırmaya, ilaç içmeye, aşılanmaya aslında hiç gerek yok.
Sağlıklı gıdalarla doğru beslenelim, yürüyelim, sigara-alkol içmeyelim, gece uykumuz düzenli olsun ve çıplak ayakla toprağa basalım.
Âşık Veysel' in meşhur dizelerinde ki "Benim sadık yârim kara topraktır" sözünü unutmayalım.
Bu yazı toplam 245 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.