1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Topraklama Yapacak Alanlarımız Yok Edildi
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Topraklama Yapacak Alanlarımız Yok Edildi

A+A-
Topraklama alanlarımızı hızla yok ediliyor. Şehir merkezinde toprağın esamesi kalmadı. İnsanın vücudunda ki elektriği atması için nötrlenmeye ihtiyacı vardır. Bizde durum farklıdır. Ne kadar toprak alan varsa onu binaya yapıya, ranta, menfaate çevirmeliyiz. Yanlış mı söylüyorum? İşte bu sıkıntılı süreç son yıllarda iyice ayyuka çıktı. Çocukluğumuzun bol topraklı ve nötrlenmeye müsait topraklanmış vücudumuz yerine elektrik yüklü kısacası stres yüklü birer canavarlar haline getirildik. Biz çocukluğumuzda akşama kadar tozun toprağın içinde yalın ayak oynaya oynaya büyüdük. Ne can sıkıntısı vardı ne stres. Bugün evde otursan stres, sokakta futbol oynasan stres, markette alışveriş yapsan stres, araba kullansan stres, kullanmasan stres…
Değerli dostlarım, size burada vücut elektriğinden söz etmekte yarar görüyorum. İnsanlarda yaklaşık 2 voltluk elektrik akımı vardır! Bir lamba 220 voltla yanıyorsa insan üzerindeki elektriği yüz kişi toplayıp son kişide bir lamba olacak şekilde deney yapsak lamba yanar mı? Pratikte ki uygulamalara ve bilimsel verilere baktığınız zaman elektrik yanmalıdır. Değil mi? Ama dünya hayatında halen sırrına eremediğimiz nice sırlarla yüklü oluşum vardır. İşte bu sırlardan biri de elektrik akımıdır. Açıklamaya ihtiyaç duyduğunuzun farkındayım. Dilimin döndüğü kadar size konu hakkında detaylı bilgilendirmede bulunmakta fayda var. Ama benim bilgi birikimim belki yetersiz kalabilir. Bu bakımdan bilimsel seviyesi benden yüksek değerli kardeşlerimde değerli yorumlarıyla katkıda bulunurlarsa istifade de bulunuruz. Eğer tatmin edici bulamazsanız bu konuda maalesef bende ki sınırlı bilgili yetmiyor demektir ki konunun uzmanı olan kişilerden elde edeceğimiz bilgilerle sizi aydınlatmaya çalışırım.
Statik elektrik, adı üzerinde durgun elektrik, yani insan vücudunun yüzeyinde biriken elektrik yüküdür. Her zaman olur, özellikle yün ve benzeri giysilerle insanın üzerindeki elektrik yükü oldukça artar. Eğer bu birikmiş elektrik toprağa iletilemezse (kauçuk, plastik türevi tabanlı ayakkabılar) insan üzerinde ki gerilim günümüz tabiriyle stres kısaca gerilim artar ve iletken bir maddeye ilk temasta da birikmiş bir elektriksel boşalma olur. Bu gerilim genelde 30.000 volt ile 1.000.000 volt arasında değişir. Gerilim kelimesinin üzerinde biraz durursak, elektrikte kullanılan gerilimle, günlük hayatta kullanılan gerilim birbiriyle çok bağlantılıdır. Stres de elektriksel kelimeyle aynıdır. Yani stresli durumlarda insanın üzerindeki elektrik miktarı daha fazla olur. Bunun tersi de doğrudur. Mesela yağmurdan önceki kasvetli havalarda insan kendisini oldukça gergin hisseder, sebebine gelince, yağmurdan önce havada elektrik yükü gayet fazla olur.
Bir arkadaşımız abdest almak bunu engeller demiş. Pratikte bu doğrudur. Ama sadece abdest almak değil, suyla temasın bütün halleri bu elektrik yükünün azalmasına neden olur. Örneğin en fazla da denize girilince nötrleniriz. Denize girmek ve duş yapmak insanı neden rahatlatır anlatabildim mi? Bu yüzden tüm okurlarıma rahatlamalarını temin amacıyla akşam eve döndüklerinde iş yükünün yoğun stresten kalan birikimlerini ailesi üzerine hışımla boşaltmadan nazik bir metotla eve döndükten sonra ilk fırsatta banyoda temiz bir duş alarak vücudunda birikmiş olan negatif elektrik yükünü duş alarak topraklama yapması yahut ta gücünün yettiği nispette toprağa aktarması gerekir. Toprakta çıplak ayakla yürümek de bu pratik anlamda elektriği alır. Üzülerek ifade etmek gerekirse bilimsel anlamda ispatlanmadığı takdirde bir takım verilerin bu elektrik yükünün kanserin oluşumunda çok büyük etken olduğu iddia edilmektedir. Bu konuda lütfen dikkatli olalım. Muhakkak evlerimize döndüğümüzde ama toprakla iştigal edelim ya da duş alalım.
İnsan vücudunda ki statik elektrik bildiğimiz şehir cereyanı olan alternatif akımdan ya da pillerde ve diyot ile desteklenmiş adaptörlerde kullanılan doğru akımdan farklıdır, dolayısı ile lamba yakamazsınız. Nemli ortamda statik elektriğin kaybolduğu doğrudur. Ama bahsi geçen statik elektriği bildiğimiz tarağı saçımızı taradıktan sonra küçük kâğıt parçalarını mıknatıs gibi çekmekte kullanabiliriz. Ancak hemen sonrasında nefesimiz ile tarağa üflediğimizde oluşan nemden tarağın artık kâğıt parçalarını çekmediğini görürsünüz. Bahsi geçen normal lambaları statik elektrik ile yakamasak ta kontrol kalemlerinde bulunan farklı tür lambaları yakabiliriz. Elinize elektrikçilerin kullandığı bildiğimiz kontrol kalemi alıp karanlık bir ortamda yün kazağınızı üzerinizden çıkardıktan sonra oluşan kıvılcımları görebilirsiniz, ayrıca hemen arkasından kontrol kalemini kazağa tuttuğunuzda uyarı lambasının çok kısa süreli yandığını gözlemleyebilirsiniz. 1970 li yıllarda bilim adamları şimşek ya da yıldırım olarak bilinen çok yüksek statik elektrik boşalmalarını depolayarak daha sonra alternatif akım olarak kullanmayı denediler. Ama başarılı olamadılar.
İnsanlarda oluşan statik elektrik ile lamba yanmaz. Bir lambanın yanabilmesi için üzerinden sürekli elektron akımı geçmelidir. Statik elektriklenme anlık negatif ya da pozitif yükün başka bir cisme kısacası (toprağa) boşalmasıdır ki bu çok kısa bir sürede olur. 30.000 Volt yahut ta üzerinde de olabilir. Altında da olabilir onu bilemeyiz. Ama çok yüksek bir gerilim olduğu kesindir, zaten yüksek bir gerilim olduğundan havada elektronlar atlama yapar ve kıvılcım şeklinde görülür. İnsana zarar vermemesinin nedeni akımın çok düşük olmasıdır. Zaten canlılara voltaj değil, yüksek akım zarar verir. El ele tutuşmuş insanlar vasıtası ile bir ampul yakılmaya çalışılsa insanlar muhtemelen ya şoka girer ya da ölür, bunun sebebini de şöyle açıklayabilirim. Yüz kadar insan el ele tutuşsun arada ampulün uçlarından tutan iki insan olacak şekilde bunlar bir daire oluştursun. O lambanın yanabilmesi için 1A gerekiyorsa seri devre olduğu için tüm insanlardan 1A akım geçer ki bu öldürücü boyuttadır.
Sanırım anlatabilmişimdir.
 
Bu yazı toplam 97 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.