1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. TRAFİK VE ŞEHİR
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

TRAFİK VE ŞEHİR

A+A-

Kulaklar duyuncaya kadar,
Yazdıklarımız görülünceye kadar yazmaya deva edeceğiz. Yazacağız ki, bazı kimseler bunu okurda :
“Evet, yazılanlar doğru. Bu yanlışları çözmek için çalışalım” der diye düşünüyorum.
Konya son yıllarda bir trafik keşmekeşi ve çıkmazın içine süratle gitmektedir. Trafikte kral hatası yapan yapana, kimse görmüyor, ancak birisi Eczane’den bir ilaç almak, ya da fırından ekmek alıncaya kadar park cezasına muhatap oluyor.  Park yerleri bile doğru dürüst açık değil. Çizgiyi geçtin ceza, çizgiye koydun ceza, çizgiye bastın ceza…
Yıllardır ciddi anlamda Konya’da yollar yapılmıyor. Küçük bir trafik kazasında yollar kapanıyor, Trafik felç oluyor. Polis saatler sonrasında olay yerine geliyor. Çevre yolu yılan hikâyesine döndü. Bir türlü bitirilmiyor. Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun şehir için verdiği  “metro”  sözünde bir kıpırdanma yok. Yeni şehir içi yolları nefes alamıyor ve bu yolların yetersizliğini “kör sultan” bile görüyor.

Şehir içindeki otoparklar ise ya yerinde değil, ya kullanılmıyor, ya da vatandaş aracını parka koymuyor. Konya’da giderek günün hemen her saatinde, ulaşım planında ve trafik lambaları sinyalizasyonunda, yerli – yersiz trafik ışıklarının konulduğu yerlerde, trafiğin akışında ve kurallara uymaya konusunda ciddi bir sorun var.
Asayiş hak getire. Güpe gündüz insan kaçırılıyor, Yol kesiliyor. Haraç isteniyor. Şehrin belli yerleri adeta belli saatlerde Teksas gibi. Belli caddelere polis- trafik hiç uğramıyor. Kenar mahallelerde ve sanayilerde hırsızlık kol geziyor. Vatandaş illallah diyor. Şehir merkezinde özellikle akşam saatlerinde çatır- çatır silah atılıyor. Polis ortalıkta yok. Bütün bunlara ilaveten de Konya Emniyeti basın arasında ayrımcılık yapıyor. Birçok asayiş haberleri medyaya geçmişte servis edilirken, bugün adamı olan bu haberlere ulaşabiliyor. Emniyet Müdürüne ulaşmak ise mucize. Halktan ve basından kopuk vaziyette…
Konya’nın yaklaşık 45 yılını iyi biliyorum.  Nüfusa orantılı olarak o zaman da şehir içi trafiğinde çalışan at arabaları, faytonlar, tıp örterler vardı. Bu sıkıntı günümüzdeki kadar yaşanmıyordu. Şehir gerek hızlı nüfus artışıyla, gerekse göç almasıyla ve borç- dert banka kredileriyle alınan araçlarla bu  yollar bu trafiği çekmekte oldukça zorlanıyor.
Ayrıca belediyenin koca koca otobüsleri, hatta yük taşıyan kamyonları, tırlar şehir içi trafiğine girip trafiği felç ediyor. Buna seyirci kalıyoruz. Yollarda bir birimize saygımız yok. Kaldırımlar işgal altında
Öyle ki, belli cadde ve saatlerde araçlar bırakın arka arkaya park etmeyi, bir cadde üzerinde yan yana park ediyorlar. Bunları kim “dur” diyecek?
Kimse “Şehir büyüdü, araç sayısı arttı” savunmasını yapmamalıdır. Düzenli ve planlı bir trafik akışı sağlanırsa, yollar genişletilir, bazı kaldırımlar gereksiz şekilde kullanılmaz ise, vatandaşlar da kurallara uyar, bir birlerine saygı gösterirse bu trafik sorunu kendiliğinden çözülür. Yol, kaldırım ve park yapanlarda gözlerini açıp bir adım ötesini görüp, planlamalarını günü kurtarmak adına değil de, 40-50 yıllık planları yapmasını bilmelidirler.
Kısacası; kentin nüfusu bilmem şu kadar arttı, araç sayısı şu kadar arttı kolaycılığına kimse kaçmadan sorunların en kısa zamanda kalıcı şekilde çözülmesi gerekmektedir.
Otomobil ve lastik tekerlekli araç sayısı kent nüfusundan 3 kat fazla artıyorsa ortada ciddi ve acil çözümlenmesi gereken sorunlar vardır. Önemli olan geleceği görebilmek ve ona uygun hamleler yapmak olmalı.
Bu sorunu çözecek olan da Büyükşehir Belediyesi ve UKOME'dir. Trafik karmaşası, kurallara uymama ve denetim ise Emniyet Müdürlüğüne aittir.
Bir kez daha buradan yetkilileri uyarıyorum. Bu sorunun çözülmesi gerekir.
Yazımı bir TİBET  ata sözü ile bitireyim.
Uzun yaşamak için,
Yarısını yiyin.
İki kat yürüyün.
Üç kat gülün.
Sınırsız sevin.


 

Bu yazı toplam 415 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.