1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. TRAMVAY’DA Kİ İNSAN TİPLERİ!.
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

TRAMVAY’DA Kİ İNSAN TİPLERİ!.

A+A-

Hergün, toplu taşıma araçlarını kullanmak mecburiyetindeyim. Tramvay ve otobüs her ikisi ile birden işime gidip gelmekteyim. Bu yolculuk zamanında ki günde ortalama 4 saat sürmekte ve buda yaklaşık yarım güne tekabül etmektedir. Bu zaman zarfında toplu taşıma araçlarında akla hayale gelmeyecek hareketler ve tiplerle moda adıyla imajlarla karşılaşıyorum. Bazen hoşuma gidenler olduğu gibi(bana göre tıraşı ve giyimi ile toplumun geleneklerine uyan) bazende sessiz çığlıklarla yüzlerine karşı haykırdıklarım çok oluyor. Bu imajlar aynı zamanda Konya’nın sosyal yaşamınında tam bir aynası oluyor. Şimdi bu tiplemelerden bir kaç örnekle konumuzu açmaya çalışacağım.
Birinci tip aileler; çarşaflı yada şalvarlı, takkeli, bol pantolonlu, anneanne, babaanne ve dedeler yahutta anneler, babalar ve çocuklardan oluşuyor. Anneanne, babaanne, dede, baba veya anne elinde bir dua kitabı yahutta zikir matikle meşguller. Bunda ne var dediğinizi duyar gibiyim. Ben de zaten gayet güzel bir davranış olarak görüyorum. Hatta olması gereken budur derim. Amma ne var ki yanındaki oğul veya kız (Torun)’a bakınca durum değişiyor. Delikanlının kulaklarında kulaklık, bir çoğunda küpe, elinde telefon, ya oyun oynuyor yada mesajlaşıyor. Üstüne başına baktığın zaman, saçlar örgülü, lastikle bağlanmış, üzerinde ablemli bir tişört var. Alt tarafta ise yırtık, pırtık bir şort veya kot pantolon oda dizden yukarıda. 
Bir kısmının saç tıraşı da hipilere benzeyen yada ABD conilerinin tıraşından. Yanlar kazınmış, üste horoz ibiği tipi. Kızlarda ise, çok belirgin bir makyaj, üstündeki pantolon veya diğer giysiler yine yırtık pırtık. Neymiş efendim bu moda imiş. Eskiden bizler yırtık pantolon giymezdik. Anamız hemen yama yapardı. Yahutta fakir olanlara birileri yırtık pantolon giymesin diye pantolon hediye ederlerdi. Hatta bu tip giysi giyenlerin velilerine zekât, sadaka yardımları yapılırdı. Çünkü onların aileleri fakir olur ve evlatlarına alışveriş yapamazlardı.
Bu iki tipte, yaşları küçük olmalarına rağmen taramvay da hızla kapmış oldukları koltuklarda sanki çivi ile çakılmış olan yeni tip örneklerini oluşturmaktadırlar. Tabi ki bunların istisnaları vardır.Oturdukları koltuğu, enğelliye, yaşlıya, hamile ve hastaya kaptırmamak için uyur numarası çekmeye devam ediyorlar. İstisnalar ise bu konularda çok hassas davranıyorlar ve onlar tabi ki toplumun takdirini kazanıyorlar. Bazen bu uyu numarası çekenleri ikaz ettiğiniz zaman yanında ki ebeveynleri müdahale ederek seni tersleyiveriyorlar.
Gelelim şimdi konunun özüne; bu çocukları kim bu hale getirdi? Neden bu şekilde vurdum duymaz bir davranış sergiliyorlar. Yahutta ağzından çıkan her iki kelimenin birisi sin kaflı. Etrafında, yaşlı, bayan varmış önemli değil. Utanma ve ar duyguları tamamen çatlamış ve yitirmişler. Yerlere, toplu taşıma araçları dahil yerlere tükürüyorlar. Toplumun ortak kullandığı parklar ve mangal yerlerinde, yeyip içtiklerinin artıklarını orta yere atıp çekip gidiyorlar. Yanlarındaki çöp konteynerlerini görmüyorlar bile. Yahutta görmezden gelmeyi yeğliyorlar. 
Bu durumlara müdahale ettiğin zaman da diklenip, insana ters ters bakıp, sanane amca, dayı diyorlar. 
Evet bu çocuklara, ilk okuldan Üniversiteye kadar ahlak eğitimi, edep ve terbiye dersleri vererek yetiştiriyoruz. Bu durumda sonuç alamamış oluyoruz. 
Bir çocuğun yetişmesinde aile, okul ve toplum(veli) en önemli etken. Demek ki aile, toplum ve okul yetersiz yada yanlış bir rol model oluyor. Toplumda iyiler kötüleri ikaz etmiyor. “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” deniliyor ve bu durumdan da sonra şikayetçi olunuyor.
İşte işin odak noktası burası ve yanlışlık da bu noktada başlıyor. İyiler ve ahlaklılar daima iyiliği her yerde her zaman savunup çoğunlukta olursa kötüler daima kaybeden olur. İyiler susup köşesine çekilirlerse de kazananlar daima kötüler ve kötülük olur. İyiler hakkını her yerde hak dairesi içerisinde aramaya devam edip her yerde edepli olmalı ve edebi anlatmalılar.
Selametle!...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.