1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. TÜM YARDIMLARINIZI SAHİBİNE BİZZAT TESLİM EDİN!..
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

TÜM YARDIMLARINIZI SAHİBİNE BİZZAT TESLİM EDİN!..

A+A-

Onbir ayın sultanı Ramazan’ımıza sayılı günler kaldı. Rabbim, şimdiden Ramazan-ı Şerif’imizi kabul eylesin. Daha başlamadan çeşitli yardım kuruluş ve derneklerinin yardım talepleri, fitre ve zekat içerikli beklentilerine dair mesajlar akmaya başladı. 
Değerli okurlarım, hassas bir konuya temas edecek ve sizleri doğruya ileteceğinden emin olduğum düşüncelerimi paylaşacağım. Ramazan fırsatçılarının köşe bucak hazırlık içinde olduğu bu günlerde istirhamım; yardımlarınızı mümkün olduğunca hak sahiplerine kendiniz, bizzat, şahsen ulaştırmaya gayret gösterin. Önce, yakın çevrenizde gerçekten ihtiyacı olanlardan başlamak suretiyle kademe kademe diğerlerine ulaşmaya gayret gösterin. Bunu da kendi şahsi gayretlerinizle, etrafınızda güvendiğiniz insanlar aracılığıyla yapın. 
Bunu yaptığınız takdirde yardımlarınız en doğru insanlara yani gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşacak. Velev ki yardımlarınızı aracılar kanalıyla yapsanız da ardını aramakla mükellefsiniz. Ben vebali falanca kişiye, feşmekanca derneğe yıktım diyerek sıyrılamazsınız. Takip etmek ve gerçekten darda olan ve boğazından geçecek bir lokma ekmek beklentisinde olan gerçek hak sahiplerini bulduğundan emin olmalısınız. 
Konu üzerinde niçin bu kadar hassasiyet gösteriyorum? Dikkatle okuyun lütfen.  Adına yardım dernekleri dediğimiz – sayısı oldukça az olan iyileri tenzih ederek – onca kuruluşun görevini layıkıyla yerine getirmediği ve toplanan paraların açık tabirle çarçur edildiği, işlerine gelen kimselere yardım adı altında dağıtıldığı, gazete sayfalarında ve televizyon ekranlarında insanımızın hassas duygularıyla oynaşıldığını ve gönül huzuruyla verdiğiniz onca yardımın üç beş kendini bilmez tarafından açık tabirle savurulduğu bir yanlış sistem sürüyor. Denetim mekanizması layıkıyla işlemiyor. Benim düşünceme göre; vakıf ve dernek işleri gönüllülük esasıyla yürütülemez. Ülkemizin mevcut yapısı, ahbap çavuş ilişkilerine o kadar yatkın ki sizin dürüst olmanız da yetmiyor. Eğer bağımsız gözlemciler kanalıyla devasa bir teftiş organize edilse, bu tiniyette, artniyetli tüm dernek ve vakıfların foyası bir bir ortaya dökülür.  
Ne derseniz deyin, bu çarpık yapı önlenemiyor. Kapı kapı dolaşıp para toplayanların büyük çoğunluğunda infak şuuru olmadığını ve sizin hassasiyetinizi taşımadıklarını söylememe gerek yok. Bu açık ve nettir. 
Aslolan, yardımlarınızı kendi ellerinizle araştırıp bulduğunuz ihtiyaç sahiplerine ulaştırmakla mükellef olmanızdır. Fitrenizi, zekatınızı hak sahibine bizzat teslim etmek önceliğiniz olsun. 
İlla ki bunda sıkıntı yaşıyorsanız, etrafınızda ki güvenilir insanlar kanalıyla hak sahiplerine pekala ulaşabilirsiniz. Eğer hiç bulamıyorsanız, şahsen emin olduğum ihtiyaç sahiplerinden isimler ve adresler temin edebilirim. Gidin gözlerinizle görerek, gönül huzuruyla yardımlarınızı ulaştırın. 
Bir diğer tehdide daha dikkat çekmek istiyorum. Ben onlara da ramazan fırsatçıları diyorum. Bazı kendini bilmezler fukaralığını fırsata çevirerek stok üstüne stok alışkanlığı edinmiş. İhtiyacı olan kadarını alarak gelen diğer yardımların farklı ihtiyaç sahibi kesime ulaştırılması için yol göstermek yerine aldığını stokluyor, aldığını stokluyor. Gördüğünüz zaman sanki bir super market rafı döşenmiş gibi stokçuluğa yönelindiğini görüyorsunuz. 
Yapmayın Allah aşkına! Her parçanın her tanenin, her zerrenin hesabını vereceğimiz bir hesap günü var. Hakkınızdan fazlasını almayın. Diğer ihtiyaç sahibi insanlara yönlendirin. Bakın o zaman toplumsal kaynaşmanın nasıl sağlandığına bizzat şahit olacaksınız. 
Açgözlülüğün sonunun felaket olduğunu ve devamının da zulüm olduğunu biliyoruz.
Müslüman feraset sahibi olur. Fırsatçılara göz açtırmaz. Yardımını, en sağlıklı şekilde bizzat yapacağını bilir. 
Son yıllarda bu dilenme sektörü de baya gelişti, yol katetti. Direk para isteme yerine türlü metodlar deniyorlar. Kimisi hastanede mahsur kalma, yolda kalma gibi mazeretler ileri sürerek dükkân önleri, otobüs durakları gibi işlek yerlerde yardım dileniyorlar. Kimisi de yoksul görünümlü olmayıp, benzin bitmesi, cüzdanını kaybetme vs. gibi mazeretler ileri sürerek insanları dilenci olmadığına, gerçekten yardıma ihtiyacı olduğuna inandırmaya çalışıyor, hatta çoğu kez yardım eden kişilerin adresini isteyerek parayı geri gönderme sözü veriyorlar. Yani o kadar farklı noktalardan yaklaşıyorlar ki sizi avlayabilecekleri en zayıf noktanızdan vurma hesabı yapıyorlar. 
Yüzde yüz emin olmadan fırsat vermeyin. Onlara da, adına dernek veya vakıf denen fırsatçılara da…
Öncelikle temel prensip, ihtiyacı olana yardım etmektir. Peygamberimiz (sav) buyurur: “Bir Müslüman uyandığında onun gün içinde 360 sadaka vermesi gerekir.” Sahabe şaşırıyor: “Bu kadar sadakayı nasıl veririz? Bu zor bir şey.” Resulallah (sav) şöyle cevap veriyor: “İmkânı olan maddi sadaka verir. İmkânınız yoksa sadaka verene yardım edersiniz. Buna da gücünüz yetmiyorsa, bileğinin üzerine yük yüklemeye gücü yetmeyen adama, yardım edersiniz. Bu da bir sadaka olur.” Karşıdan karşıya geçemeyen birine yardım edersin. İnsana yardım edebileceğiniz her şey sadakadır. Eğer hiçbir şeye gücünüz yetmezse, kimseye kötülük etmezsiniz o da kendinize bir sadakadır.
Mesajım umarım anlaşılmıştır. 

Bu yazı toplam 1178 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.