Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

TURİZM

A+A-

Türkiye Turizm cennetidir.

Turizm haftası başladı.

Turizm ve turisti iyi anlamamız, iyi anlatmamız gerekir.

Özellikle  bahar ve yaz aylarında çok sayıda yerli ve yabancı turizm hareketi yaşanır. Ayrıca cennet yurdumuzda her mevsimde turiste hoş gelecek  yerlerimiz vardır.

Ülkemizin her köşesinde ve Konya’mızda  her yaşa, her kesime hitap edecek turizm vardır.

Hani Hz. Mevlana’nın dediği gibi:        
Neyi görmek isterseniz onu görürsünüz.

Turizm geliri bacasız bir fabrikadır.

Bir çok ülke ve özellikle Akdeniz ülkelerinden İspanya, İtalya, Yunanistan turizm gelirleri açısından  önemli gelir elde etmektedir. Yine bir çok ülke cari açığını büyük kısmını turizm gelirleriyle karşılamaktadır.

Bahar ayları geldi.

İnsanlar gezip görmek istemektedir.

Konya’mızda hafta sonları kent merkezinde çok sayıda şimdilik yerli turist görülüyor. Bunun yanında yabancı turist sayısı da artmaktadır.

Kentin caddelerinde yabancı plakalı araçlar ve otobüsler artış gösteriyor.

Yukarıda da belirttiğim gibi Konya gerek dini açıdan, gerekse görsel açıdan, medeniyet açısından, Selçuklu eserlerinin olduğu, Osmanlı’nın izlerinin bulunduğu önemli bir kenttir. Yerli ve yabancı turisti buraya çeken unsurların başında Hz. Mevlana ve Türbesi gelmektedir.

Ancak pek çoğunu biliyorum ki,  sadece Hz. Mevlana türbesini ziyaret ile Konya gezisine son verip ayrılıyorlar. Halbuki, diğer değerlerimizi anlatacak yeterli rehber ve  şehri anlatacak bilgi ve broşür bulamamaktadır. Kimileri yolda vatandaşlara yol sormaktadır. Bu görevin başta  İl Kültür ve Turizm müdürlüğü, Belediyeler  tarafından yapılması gerekmez mi?

Bizim şu Alaeddin tepesini anlatmak, insanlara göstermek minimum yarın gününü alması gerekir. Alaaddin’de Selçuklu Sultanlarının meftun olduğu bölüm acilen restore edilmeli, Alaeddin cami, Kılıçaslan köşkü en kısa zamanda restore edilip, ziyarete açılmalıdır. Ben bildim bileli  Kılıçaslan köşkünün restorasyon çalışmalarındaki bilgi tabelasında 500 günde bitirilecek denmesine  rağmen bu 500 günden ne kadar olduğunu kimse bilmemektedir.

Şehrin tanıtımında turizm büro ve ajandaları da  programlı bir çalışma ile turistlerin Konya’da daha çok kalmasını ve hatta gecelemesini sağlamada çalışmalıdırlar.

Turistler açısından günü birlik ya da hafta sonu ziyaretleri Konya’nın sadece merkezde  tarih, kültür ve turizm özelliklerini görmek ve yaşamak için yetmez. Hele hele tarih ve kültüre düşkünseniz, bir hafta bile yetmeyecektir.

Konya’da  onlarca müze  vardır.

Etnografya, İnce Minare, Şemsi Tebriz’i, Atatürk müzesi,  Karatay medresesi, Meram  ve Tavusbaba, Dutlukır’dan , Akyokuş’tan Konya’yı  akşam  temiz havada seyretmek Şehitlikler, Üçler mezarlığını turistlere anlatmak gerekir.

Yine Konya’ya çok yakın Çumra’da  on bin yıl önce insanlığın şehir hayatı yaşadığı Çatalhöyük, Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü Beyşehir, Eflatun Pınarı, Kudadabad sarayı, Hitit anıtları, Dünya çapında  ünlü Karapınar’daki  Krater gölleri, Akşehir’deki Nasreddin Hoca türbesi, Yıldırım Beyazıt’ın vefat ettiği mekan, Ilgın’daki  Kurtuluş Savaşı öncesinde hazırlıkların yapıldığı Fahreddin Altay paşa kışlası, Termal tesisleri aklımıza geliveren gezilip görülecek yerlerdir.

Bunları yukarıda belirttiğim gibi İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü rehberleri ve broşürleri aracılığı ile gelenlere sunmalıdır. Ayrıca Hz. Mevlana’yı anma törenlerinin hazırlıklarına da şimdiden başlanılırsa daha iyi bir hazırlık yapılacağını düşünüyorum. Böylece Konya’ya gelen turistler en az bir gece dahi Konya ‘da kalmaları sağlanır.

Tabi ki bu arada esnafımıza, insanlarımıza, otelcilerimize büyük görev düşmektedir. Temiz olan kentimiz daha temiz olmalı, gelen yabancıları yolunacak kaz gibi görmemek gerekir.

Şunları unutmayalım :

Yurdumuzdan hoşnut ayrılan her turist bizim yeni bir dostumuzdur.

· Turizm yolu, barış ve kalkınma yoludur.. ...

· Memnun ayrılan turist, daha çok turist demektir.

· Turizmin anahtarı temizlik ve hoşgörüdür.

· Turizm hizmetle gelişir, sevgi ile büyür.

· Turiste saygı varsa, turizmde kaygı yoktur.

 

Bu yazı toplam 130 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.