1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ

A+A-

Yeni eğitim ve öğretim yılı başlıyor. Bilmem dikkatinizi çekti mi? Bakan yeni müfredatı açıkladı.
Ben bunu görünce “Dağ fare doğurdu” dedim.
Matematik,Felsefe, tarih seçmeli ders oldu.
Zorunlu olan dersler ise :
Dil kültürü, Tasavvuf edebiyatı ve İslam Felsefesi.
Bunlarla çağdaş uygarlık seviyesine çıkacağız(!) Her türlü bilimsel gelişmeyi sağlayacağız (!)
Ben diyorum ki, bunların böylece faydası olsaydı Arap dünyası bir birini yemezdi. Bilmem siz ne dersiniz ?
Türkiye’de eğitim Cumhuriyet döneminde yaz boz tahtasına döndü.
Her gelen hükümet, her gelen bakan sisteme bir parmak attı ve çocuklarımız adeta  kobay gibi kullanılmaya devam ediyor.
Size eğitimimizden çarpıcı ve düşündürücü bir örnek vereyim.
Bu yıl yapılan üniversite sınavlarına giren  öğrencilerden 180 baraj puanını aşamayan öğrenci  sayısı tam yüzde 42 si barajı aşamamıştır. Yani nerede ise yarısı barajı aşamayınca  göstermektedir ki, eğitim düzeyimizin durumu içler acısı.
Bu öğretim yılı geçen yıllara göre erken başladı. Buna mukabil tatillerde farklılaştı. Bakalım nasıl olacak ?
Geçen yıl ortalarında zamanın Milli Eğitim Müdürü olan, Mukadder Gürsoy Yeni öğretim yılında  Konya’da tekli öğretim bitiyor” demişti ama, Türkiye’de yaşanan olaylar, ekonomik kriz  bunun önüne geçti.
İşte okullarımız  eğitim ve öğretime başladı.
Geçen yılın   ortasında ilköğretimde daha önce ısrarla el yazısı istenirken, bir baktık bu sistemden vaz geçildi ve düz yazı yeniden geldi.
Bakalım 3-4 ay sonra ne gelecek ?
Çocuklarımız birini öğrenip, ısınırken, sistem bozuluyor, başla yeni bir sisteme ve yönteme…
Bu nasıl eğitim sistemi ?
Bir ülke eğitimde standardını bulamıyorsa, çocuklarına yazık ediyor demektir.
Bu ülke de bizim ülkemiz olursa, durum vahim.
Yıllardır 'Milli Eğitim' politikalarımız maalesef sınıfta kaldı bile diyemeyeceğim, sınıf dışı...
Bazen sıra dışı olmak isterken, sıradanlaşma olarak açıklanır bu durum.
Ülkemizin eğitim sürecinden geçen nesiller, birbirinden farklı eğitim süreçlerinden yürüdü.
Her gelen siyasi iktidar, reform, değişim yapacağım derken, içine etti sistemin.
Uzun dönem eğitimin nereye gideceği de meçhul.
En kötü sistem bile 'istikrarlı' olursa, yarar getirebilir.
En iyiyi yapacağız diye, her uyandığımız eğitim döneminde farklılıklar yaşıyorsak, bilinmez bir yolculuk yapacağız demektir.
Bir hatırlayın.
Cumartesileri okula giden kuşak var.
Bir hatırlayın, klasik eğitim gören, modern eğitime geçen, arada kalan, karmakarışık bir kuşak var.
12 yıl eğitim veren öğretmen okullarının, 1 yılını fazla bulup 11 yıllık liseye dönüştüren zihniyet var.
Sonra tüm okulların 12 yıl eğitim sistemine dönüştürüldüğü sistem var.
Futbol taktikleri gibi söylenegelen 5 artı 3, 4 artı 4'de ayrı bir değişim.
Okulların eğitim sisteminin dışına itildiği, dershanelerin 1 numara olduğu dönem var.
Dershanelerin tasfiye edildiği okula dönüş var.
Özel okullara kaçış var.
Sonuçta istikrar hiç ama hiç bir zaman olmadı.
Şimdilerde de el yazısından, bitişik dik yazıya dönüş süreci var.
Neden bu denli oynanıyor, anlayan var mı?
Sonuç ortada değil mi, yıllardır giderek aşağıya giden bir eğitim sistemimiz var.
Diyeceksiniz her yer üniversite.
Ülkenin geleceği açısından akademik eğitim önemli de, üniversitelerimizde görev alacak yeterli düzeyde öğretim üyesi var mı?
Yok...
Üniversitelerin de önemini, değerini yok ettik.
Mezun olanlar çokça kaldırım mühendisi olmaktadırlar.
Bir fakülte, bir üniversite geceden gündüze kurulabilecek bir şey değil ki.
Üniversite, fakülte açıyorsunuz, öğretim elemanı, akademisyen yok.
Hatırlayın Tıp Fakültemizi.
İlk kurulduğunda, okula yeni giren öğrenciler, İstanbul'un yolunu tutuyordu.
Zaten yıllardır Milli Eğitim Bakanlığı görevlerine getirilen isimlere bakarsanız, eğitimci bakanların ne denli az olduğunu görürsünüz.
Genelde her alanda mühendisler önde...
Eğitim işinin ruhunu aktaracak eğitimciler tatilde.
Deneme yanılma yoluyla nesillere yazık etmeye devam.
İnşallah bu düzen böyle gitmez. Yeni dönemde adı gibi Milli bir eğitim sistemi getirilir ve bununla kimse oynayıp durmaz.
Bu nedenle tüm öğrencilerimize ve öğretmenlerimize iyi eğitim ve öğretim yılı diliyorum.
Şimdi size bazı ülkelerin ilkokul fişlerinden örnekler sunuyorum. 

777ff.jpg

Yazımı    Shakespeare’nin bir sözü ile bitirelim :
Samimi ol fakat sakın laubali olma. 

Bu yazı toplam 395 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.