1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Türk Eğitim Ve Hukuk
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Türk Eğitim Ve Hukuk

A+A-
Hani söylerler ya :
“Şu okullar olmasa Milli Eğitimi ne güzel idare edeceğim!”
Şu Bizim Milli Eğitim sistemimiz Osmanlıyı tam bilmiyorum ama, Türkiye Cumhuriyeti Devletinde üzerinde en çok oynanan, en çok “Yaz-boz” tahtası gibi, silinen, karalanan bir kurumdur.
Devlet, otelcilik yapmasın kabul,
Devlet tüccarlık yapmasın, kabul,
Devlet şunu yapmasın, bunu yapmasın belki hepsi kabul ama,
Devlet Milli konularda dim dik ayakta durmalıdır.
Bunlardan birisi Milli Savunmadır.
Diğeri Milli Eğitimdir.
Birde sağlıktır.
Bunlar devletin güvencesinde, devletin kontrolünde olmalıdır. Hatta bu işi bizzat devlet yapmalıdır.
Sınır savunmamız, iç savunmamız ihale edilemez.
Eğitim sistemimiz, onun- bunun insafına bırakılamaz.
Sağlığımız, her şeyin önündedir.
Ancak ne yazık ki, en çok da bunların üzerinde test, deneme-yanılma metodu ile çalışma
yapılmaktadır.
Hele hele, eğitim sistemimiz yaz-boz tahtasından da öte. Tam bir muamma, tam bir araç saçına döndürüldü.
İşte bugünkü kursların durumundan do layı da fırtına böyle başlamadı mı?
Geçtiğimiz günlerde Türk Eğitim-Sen ve Eğitim Sen, TBMM'ye sunulan "Milli Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı"na karşı tüm illerde 1 günlük ortak grev kararı aldı.
Türk Eğitim-Sen şubeleri üyeleri, iş bırakma eyleminin ardından açıklama yaptı.
Bu yasaya karşı çıkanlar söz konusu tasarının dershanelerin kapatılması ve özel okula dönüştürülmesi bahanesiyle gündeme getirildiğini savundu. Okul yöneticileri açısından bakıldığında bu yasa ile bakanlıkta bulunan 100 bin kadronun 73 bininin okul müdürleri, müdür yardımcıları ve müdür başyardımcılarıyla dolu olduğunu dile getirerek, tasarının kanunlaşması halinde bu 73 bin kişinin görevinin sona ereceğini iddia ediyor.
Büyükşehirlerde eğitimci olarak çalışan binlerce kişi bir araya gelerek bu yasa taslağına karşı tepki gösterdiler.
Şimdi bir tek çıkış yolu var.
Eğer bu yasa ile Türk Milli eğitim sistemi rayına oturacak ve sorunlar giderilecekse, insanlar işsiz kalmayacaksa ve yapılan iddialar karşısında çözüm üretilecekse yapılsın ama, eğer olmayacaksa, zaten toz- duman olan şu ortamda Türkiye’de yeni sıkıntılar çıkartmamak gerekir.
Yine kanayan bir başka yaramızda hukuk sistemimizdir.
Bağımlıydı, siyasiydi, değildi. Ne yazık ki, hukuk sistemimizde Milli Eğitim sistemimizde çok farklı değil. Yasama, yargı, yürütme ayrı erklerdir. Kimse kimsenin görev alanına müdahale etmemelidir. İşte HSYK’nun 2010 yılında referandum ile sözle düzelttik ama, eskisini arar olduk. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yeni yasayı onayladı ve bir kıyamet daha koptu. Binlerce kişi sokakta kaldı. Bakalım bundan sonra ne olacak? Birlikte izleyip göreceğiz.












 
Bu yazı toplam 41 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.