1. YAZARLAR

  2. E. Reha KORKMAZ

  3. Türk Milletinin Aklıyla Dalga Geçmek...
E. Reha KORKMAZ

E. Reha KORKMAZ

E. Reha KORKMAZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Türk Milletinin Aklıyla Dalga Geçmek...

A+A-
Bir zavallı kuş tuzağa düşmüş, hile ile yakalanmıştı. Kuş kendisini yakalayan avcıya,
‘Ey efendi, sen hayatında birçok defa koyun ve sığır yemişsin, pek çok kere de develer kurban etmişsindir. Sen onların etleriyle bile doymamışken benimle hiç doymazsın. Beni serbest bırakırsan sana üç öğüt veririm. Bu üç öğütten birincisini senin elinde iken, ikincisini şu çatının üzerinde, üçüncüsünü de şu ağacın üzerine konduğumda söyleyeceğim. Sen bu üç öğüdü işitmekten inan bana çok mutlu olacaksın.”
Avcı merakından kuşun teklifini kabul etti. Kuşu kafesten çıkardı ve henüz elindeyken, kuş ilk öğüdünü söyledi :
”Olmayacak sözü kim söylerse söylesin inanma.”
Öğüt hoşuna gidince devamını işitmek için avcı kuşu bıraktı. O da uçup evin çatısına kondu ve ikinci öğüdünü söyledi.
"Elinden kaçmış bir fırsat için üzülme.”
Kuş ikinci öğüdünü verdikten sonra uçup ağacın dalına kondu ve üçüncü öğüdünü söylemeden önce, ”Karnımda 10 dirhem ağırlığında çok kıymetli bir inci vardı. O inci, seni de çoluk çocuğunu da zengin ederdi. Ne yazık ki kısmetin değilmiş” dedi.
Avcı, kuşun bu söylediklerini duyunca hamile kadının doğururken bağırması gibi feryat edip bağırmaya başladı. Kuş:
”Ben sana sakın elinden kaçan bir şeye üzülme demedim mi? Mademki elinden inci gitti, ne diye dövünüp duruyorsun? Sana verdiğim öğütleri anlamadın mı? Ben sana olmayacak bir şeyi kim söylerse söylesin inanma demiştim. Benim bütün ağırlığım üç dirhem gelmez. Karnımda nasıl 10 dirhemlik inci olabilir?” Bu sözler üzerine adam biraz kendine gelir gibi oldu.
”Peki şimdi üçüncü öğüdünü söyle bakalım” dedi.
Kuş, ”Sana verdiğim iki öğüdü sanki tuttun da, benden üçüncü öğüdü istiyorsun. Uykuya dalmış bir kişiye öğüt vermek, çorak yere tohum ekmekten farksızdır. Aptallık ve cahillik yırtığı yama tutmaz diyerek” uçup gitti...
Kuşun ilk öğüdü oldukça manidar. Hani sarayın klozet kapağı altın, iftar yemeği verilen masa 240 bin TL, iftar masasının maliyeti 1 milyon TL, saraya 60 milyon dolarlık helikopter alınacak, Cumhurbaşkanlığı Sarayı kaçak ve daha birçok algıya yönelik yapılan haberler ve bu açıklamalar üzerinden siyaset yapmaya çalışan zavallılar.
Son yıllarda yapılan hizmetlerin üzerini başka nasıl kapatabilirler? Sürekli yolsuzluktan, sürekli müsriflikten bahsedeceksiniz ve siyasetçi olduğunu zanneden üst akıl piyonu akıl fakiri insancıklar da bunu kullanacaklar.
İstanbul’da 3. köprünün, 3. havaalanının ve birçok projenin durdurulması için mücadele eden zavallılar milletin asabının bozularak “Cambaza bak” diyerek yükselen Türkiye’nin tekrar Anasol-M dönemine gitmesi için canla başla çalışıyorlar.
Üzüntü veren nokta ise bu kadar çok uydurma açıklamalara vatandaşın nezdinde “-Tamam kardeşim de biri ikisi yalan. Hepsimi yalan. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” algısının oluşturulmaya çalışılmasıdır.
İşin komik tarafı ise bu tür iddiaları ortaya atanların aleni bir şekilde usulsüz işlerin içinde olmalarıdır.
Kuş kadar aklımız varsa iddiaları iyi araştıralım. İddiada bulunanları iyi araştıralım. 3 dirhemlik kuşun karnın-da 10 dirhem inci var diye konuşan soytarılara pirim vermeyelim.

KİMSİN SEN KARDEŞİM
Geçtiğimiz haftasonu İstanbul’da enterasan işler oldu. Taksim'de onur yürüyüşü yapan LGBT (Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Transgender) üyeleri içinde bulunduğumuz Ramazan ayı ile ilgili hakaret içerikli pankart açtı. Bu insanların onur yürüyüşü yapmaları da ayrı bir komedi ya neyse konumuz bu değil. Taksim'den, İstiklal Caddesi'ne doğru yürüyen kalabalığa polis barikat kurdu. İstiklal Caddesi girişindeki polis barikatının önüne CHP ve HDP'li milletvekilleri geldi. HDP Milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu, Beyza Üstün ve Sezai Temelli ile CHP'li Mahmut Tanal ve Onursal Adıgüzel, polis barikatı önünde zincir oluşturarak, müdahaleye engel olmaya çalıştı. CHP Milletvekili Mahmut Tanal, müdahaleye hazırlanan TOMA'nın üzerine çıktı.
Tilkiye sormuşlar “-Pişmiş tavşan yer misin?” tilki bu soruya gülmekten cevap verememiş. Ben de aynen bu durumdayım dostlar. Ağlamak mı lazım gülmek mi lazım.
Geçenlerde sosyal medyada oldukça ses getiren bir sözle yazımızı tamamlayalım: “Kıtmir, Ashab-ı Kehfin köpeğiydi. Ama cennete gitti. Kim olduğun kadar kimlerle olduğun da önemli”
Bu yazı toplam 178 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.