1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Türkiye, Halkları İçin Bir Nimettir
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye, Halkları İçin Bir Nimettir

A+A-
Bu sene Kurban bayramını önemli bir iş görüşmesi için gittiğim Lübnan’da karşıladım. Bu önemli bayramın varlığı burada pek hissedilmiyor. Sadece dükkanların kepenk kapatması dışında göze çarpan bir değişiklik yok. Birçok İslam ülkesinde de farklı bir durum yok. Özellikle sıla-i rahim ve küçükleri sevindirme noktasında yeterince tatmin edici olmasa da ülkemiz başı çekiyor. Evet Türkiye’mizin kıymetini ancak farklı ülkelere adım attığınız zaman anlayabiliyorsunuz.
Bu sadece bayramlar anlamında değil, sosyal yaşantıdan tutun da günlük hayatın birçok noktasında farklıyız. Bu nimetin daha idrakinde bile olmayan kesimlerin bu hudutlar içerisinde varlığını sürdürüyor olması üzücüdür. Kimlerin oyuncağı iseler, kendi öz kişiliklerine artık dönsünler.
Bu memleketin ekmeğini yiyip suyunu içerek, istediği gibi konuşabilerek, siyaseten dilediği yerlere kadar yükselebilecek özgürlüğe sahip olarak hala memnuniyetsizlik gösterenlerin yüzlerini gizledikleri maskeler birer birer düşmeye başladı.
Buradan açıkça ilan ediyorum.
Ey ülkemizin güzel insanları! Bu vatanda senin huzurunu bozmak isteyen kesimler var. Farklı ırklardan da olsa asıl birleştirici unsur olan dini değerlerimizi hiçe sayarak bizi de bir Irak, bir Suriye, bir Filistin gibi yapmak isteyen mel’unların içimizde ki uzantılarına karşı azami derecede tedbirli olun.
Şuna inanın. Dünyada Türkiye gibi bir ülke daha yok. Birçoğunun ağzına doladığı demokratik yaşam tarzı bizim ülkemizde ki demokrasi anlayışının kılı dahi olamaz.
Eğer ev hanımı iseniz, sizin devletiniz size kendi evinizde oturup gelir kazanabilmeniz için KOSGEB desteği veriyor. Kendi imkanlarınızla evinizde çayınızı yudumlarken yaptıklarınızı ister içeriye ister dışarıya pazarlayabiliyorsunuz.
Sanayici iseniz sizin devletiniz sizin makine parkınızı daha da geliştirmeniz için çeşitli kurumlar aracılığıyla destek sağlıyor. Bir devletin yapabileceği en güzel imkanları sağlıyor. Şükretmesini bilmeliyiz. Azgınlığın ve hırsın gereği yok.
İşsiz iseniz devletiniz sizi İŞKUR sayesinde çeşitli iş alanlarında eğiterek size altın bilezik kazandırdıktan sonra tecrübeli ve işinin kurdu bir personel olarak çok önemli müesseselerde sizi iş sahibi yapıyor.
Sağlığınızla alakalı tam teçhizatlı hastanelerde tedavi olabilmeniz için tüm kapılar size açık, ilacınızı istediğiniz yerden almakta hürsünüz.
Ülkemizde ki ulaşım ağına dair o kadar çok alternatifler geliştirildi ki hava, kara, deniz ve demiryolu ile yurdumuzun dört bir köşesine rahatça ulaşım sağlanabiliyor.
Bu ülkenin başında çok değerli bir başbakan var. Bu başbakanı yabancı ülkelerle ilişkilerde politik olmamakla suçlayan kesimlerin varmak istedikleri noktayı çok merak ediyorum. - Yakın bir zamana kadar bende bu düşüncede idim. - Bir insan başbakanda olsa sonuçta insandır. O insanı yaratılanların en şereflisi olarak halkeden yani yaratan yüce rabbimizin birçok ayeti kerimelerde mazlumun yanında yer alınmasına dair kati emirlerine rağmen hala devlet yönetiminde politik olmak dedikleri benim anlayışımla münafık olmak gerekiyorsa “Bırakın kardeşim o ayakları” diyorum. “her şeyi biz biliriz” mantığıyla dünya Müslümanlarının kanı üzerine hesap yapan milletlerin beyinlere yerleştirdiği politik olma masalına göre Suriye’de ki 3 ile 5 yaşlarında ki çocukların ana ve babalarını kaybederek kendi hallerine kaldıklarını ve bu dünya için artık her şeyin bittiği gerçeğini hissettiklerini kafalarınıza bir sokar mısınız?
İsrail’in mazlum Filistin halkına yaptıklarını çoğunuz biliyorsunuz. Daha ne yapması lazım? Hepsinin tepesine bombaları indirip tamamen yeryüzünden silmelerini mi beklememiz lazım.
İşte tüm bu vahşet girişimleri karşısında dik durabilen bir başbakanın hüküm sürdüğü bir devletin vatandaşlarıyız. Bundan ben şahsen gurur duyuyorum.
Fakat öte yandan yine içimizde kümelenmiş bazı oluşumların taviz üstüne taviz koparma beklentileri karşısında gitmeye çalıştıkları noktanın bu ülkenin bütünlüğünü bozmak gibi bir tehdide yönelik olduğuna dair ciddi kuşku ve endişe taşıyorum. Yapılan tüm reformlardan memnun kalmayan ve kendi aklınca aman arayan ve bu ülkenin yarısının nüfusuyla iktidara gelmiş bir başbakana karşı ağızlarından çıkanı kulakları duymayan o oluşumun İmralı’da cinayetten hüküm giymiş bir mahkumun ağzından konuşmaları bu ülkede yaşayan insanların canını çok fazla incitmektedir.
Gerçek istediklerini herif gibi açıklasınlar.
Yarım ağız yarım ağız bugüne kadar geldiler. Hala doymaya niyetleri yok. Ana dilinden tutun daha özgürlük alanında birçok kazanımlarıyla tatmin olamayanların beklentisi özerk bir devlet kurmak mı?
Kusura bakmayın. Öyle bir şey yok. Olamaz. Olması düşünülemez.
Umarım anlaşılmıştır.

 
Bu yazı toplam 33 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum