1. HABERLER

  2. KÜLTÜR-YAŞAM

  3. Türkiye ile ümmetin barış ve huzuru için dua ediyorlar
Türkiye ile ümmetin barış ve huzuru için dua ediyorlar

Türkiye ile ümmetin barış ve huzuru için dua ediyorlar

Ramazanın son 10 günü nedeniyle tarihi Şehzadebaşı Camisi'nin çok farklı bölgelerden gelen konukları var. Bunlar tarihi caminin serin ortamına kendine yeni mekan seçen gönüllü 50 kişi. Gece-gündüz burada camide kalıyor tüm ihtiyaçlarını burada giderirken

A+A-
Şehzadebaşı Camisi'nde Bitlis, Konya, Çanakkale, Giresun, Erzincan, Diyarbakır ile Türkiye'nin birçok noktasında hatta Suriye ve Mısır'dan dahi gelip İstanbul'da yaşama mücadelesi veren kişiler bile bulunuyor. 

 Bu kişilerin Şehzadebaşı Camisi'ni tercih etmelerinin sebebi ise ramazanın son 10 gününde saklı ve bin aydan daha hayırlı olduğu belirtilen kadir gecesinin sevabına erişmek. Tabii bu camilerde gece-gündüz kalabilmeleri de izne bağlı. İstanbul Müftülüğü, bu sebeple şehir genelinde itikaf yapılabilmesi için 320 cami için izin verdi.

 İtikaf, (bir kişinin kendini çevresinde soyutlayarak ramazanın son on gününü gece gündüz ibadetle geçirmesi) için izin verilen camilerden biri de Şehzadebaşı Camii. Tarihi cami, bu günlerde hem ibadet, hem sohbet hem de adeta otel olarak görev yapıyor. İtikafa girenlerin, yaşadıklarından çok memnun ve mutlu oldukları görülüyor. 

 Zira Kadir gecesinin sevabına erişmek için gece-gündüz bir camiye kapanıp günlerini ibadetle geçiren vatandaşlar, Türkiye ve Ümmet-i Muhammed için günlerini dua ve ibadetle geçiriyorlar. İstanbul Müftülüğü’nün izin verdiği kent genelindeki 320 camiyi mesken edinenler, itikafla büyük bir duygu yoğunluğu yaşıyor. Tarihi Şehzadebaşı Camisi’ni tercih eden ve yaşları 20 ile 70 arasında değişen 50 kişi, tüm vakitlerini memlekete huzur ve barışın hakim olması, ümmetin kurtuluşu için dua ederek geçirdiklerini söylüyor. 

- "Ümmet-i Muhammed'e dua ediyoruz"

Şehzadebaşı Camisi'nde itikafa girmeyi tercih edenler yaşadıkları duyguları AA muhabirine anlattı. 

Bitlisli 54 yaşındaki Nazmi Eren, daha önce itikafın ne olduğunu bilmediğini ve  Medineli bir arkadaşının kendisine itikafın önemini anlattığını belirtti.

Memleketin barış ve huzuru, ümmetin kurtuluşu için dua ettiklerini vurgulayan Eren, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Peygamber Efendimiz'in her ramazan yaptığı bir ibadettir itikaf. Bizim de Efendimiz'in sünnet-i seniyyesinden istifade etmemiz gerekiyor. Bizler burada Allah'ın rahmet ve merhametine sığınarak, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed'in ümmetine dua etmeye çalışıyoruz. Ümmet-i Muhammed'in birlik ve beraberliğini Allah'tan niyaz ediyoruz. Günümüzü, ibadetle, Kur’an-ı Kerim okumakla geçiriyoruz. Aramızda Suriyeli ve Mısırlı kardeşlerimiz var. Büyük bir aşkla hep birlikte dua ediyoruz." 

Eren, ramazanın son 10 gününü, farklı memleketlerden gelen insanlarla bir arada geçirip hem ibadet etmek hem de yeni dostluk ve kardeşlik hukuku tesis ettiklerini söyleyerek, "Bu bir iman lezzetidir. Allah ve Resulüne aşık olanlar mutlaka hayatlarında bir defa da olsa itikafı denesinler" diyerek sözlerini tamamladı.



- "İnsanlara hizmet bir ibadettir" 

Konyalı 64 yaşındaki İbrahim Altuğ, itikafa girmekten büyük bir mutluluk duyduğunu ifade etti. 54 yıldır İstanbul’da yaşadığını belirten Altuğ, Şehzadebaşı Camisi’ne adete aşık olduğunu söyledi.

51 yıl önce bir ikindi vakti Şehzadebaşı Camisi'ne geldiğini ve karşılaştığı manzarayı hiç unutmadığını dile getiren Altuğ, "Cami tıklım tıklımdı. Bir hocaefendinin vaazı vardı. İkindi namazını birbirimizin sırtına secde ederek kılabilmiştik. Onun için bu camiye karşı ayrı bir muhabbetim var. Ben çok sevdiğim bu mekanda kendimle baş başa kalarak ibadet etmek istedim" diye konuştu.

"İnsana hizmet de bir ibadettir" diyen Altuğ, şunları kaydetti: 

"Bütün vaktimi burada geçiriyorum. Yeme içmemiz burada. Daha fazla ibadet edeyim diye yemek dağıtım ve organizasyon işini de ben üstlendim. Her halde buradaki en yaşlılardan biriyim. Gençler saygı gösteriyor. İbadet ediyoruz. Muhabbet ve sohbet ederek bir duygu zenginliği yaşıyoruz."

 

- "Buradaki ibadet, bizleri Mekke'ye Medine'ye götürüyor"

Çanakkaleli 22 yaşındaki İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Raif Kara ise itikafa giren en genç kişilerden biri. Üç yıldır istekli bir şekilde itikafa girmeyi planladığını ancak bu sene kendisine nasip olduğunu anlatan Kara, "Bildiğim kadarıyla Peygamber Efendimiz hayatı boyunca sadece bir defa itikafa girmemiş. Bu kadar yoğun yapılan sünneti ben de yerine getirmek istedim. Umreye gittiğimde ise herkesin Mescid-i Nebevi’de vakitlerini ibadet ederek ve duada bulunarak geçirdiklerine şahit oldum. Bu beni etkiledi ve bende bu sene gereğini yaptım" dedi.

Şehzadebaşı’ndaki ortamın gayet güzel olduğunu, teravihlerin hatimle kılındığını aktaran Kara, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Her teheccüd namazında üç imam değiştiriyoruz. Ayakta dura dura bazen ayaklarımız ağrıyor. Ama onun zevki bambaşka. Buradaki ibadet bizi alıp başka diyarlara; Mekke’ye, Medine’ye götürüyor. Bizler namaz kılarken arkada çocuklar ki -onlar melektir- koşuşturuyorlar. Yaptığımız da paha biçilmezdir. Ayrıca bu ata yadigarı olan cami çok serin, ibadetlerimiz huzur içinde kılıyor, Türkiye ve Ümmet-i Muhammed'e dua ediyoruz.”

Kara, sabaha kadar uyumadıklarını, hem gecelerini hem de gündüzlerini olabildiğince ibadetle geçirmeye çalıştıklarını kaydetti.

"Açlık insanı duygusallaştırıyor” diyen Kara, “Ben hafızım. Hem geçmişte öğrendiklerimi tekrar ediyor hem de duygu yoğunluğunun olduğu bir ortamda, insan kendisini tanıyor, sınırlarını görüyor ve acizliğinin farkına varıyor. Buradan soyutlanıyoruz, biz olmazsak da hayatın devam ettiğini görüyoruz. Onun için hem kendi hiçliğimizi görüyor hem de değerimizin farkına varıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

 

- "Çıktıktan sonra kendimi bir sene şarj olmuş hissediyorum" 

Giresunlu Mustafa Zahit isimli 25 yaşındaki genç, itikafa ilk kez girdiğini ve büyük bir haz aldığını söylüyor. Bilgi Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdiğini, burslu olarak İngiltere’ye gidip yüksek lisans eğitimi göreceği için günlerini ibadetle geçirmeye çalıştığını vurgulayan Zahit, şunları dile getirdi:

"İnşallah bir sonraki ramazan ayında İngiltere’deki mescitlerde itikafa gireceğim. Çok mükemmel bir duygu. Daha önce neden yapmadım diye çok hayıflanıyorum. Kur’an-ı hissediyoruz. Rabb'imizle baş başa kaldığım duygusunu yaşıyorum. Ramazan çok farklı biçimde değerlendiriliyor ama aslında Peygamber Efendimiz son 10 günü hep böyle değerlendirmiş. Bin aydan daha hayırlı olduğu ifade edilen Kadir Gecesi’nin sevabını kazanma arayışı da var tabii ki. Herkese şiddetle tavsiye ediyorum." 

Aslen Erzincanlı olan 54 yaşındaki Şükrü Çolak ise 5 senedir itikafa girdiğini söyledi. İlk dönemlerde bir sohbetten etkilenerek itikafa başladığını ve birinci tecrübede arınma hissi yaşadığını belirten Çolak, "Bunun bereketi çok fazla. Bu ibadet anlatılmaz yaşanır. Onun için insanların bunun keyfini, feyzini anlayabilmeleri için gelip bir gün dahi olsa yaşamaları gerekiyor. Ben kendi adıma söyleyeyim: Buradan çıktıktan sonra kendimi bir senelik şarj olmuş gibi hissediyorum. Herkese de tavsiye ediyorum" ifadelerini kullandı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.