1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Türkiye manzarası
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye manzarası

A+A-

İnanın size öyle güzel haberler, köşe yazıları yazmak istiyorum ve bunları olayların içinden cımbız ile çekiyorum ama, bunları bulmak öylesine zor ki, hatta imkansız gibi…

Hemen hepimiz görüyoruz ama, kimimiz görmek istemiyoruz, kimimiz de gördüğümüzün farkında değil, neler olduğunu bilmemektedir.

Şimdi size İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun da açıklamaları ile Türkiye’den bir kesit sunmak istiyorum.

En basit ifadeyle gaflet içindeki odaklara bakarsanız yaşadığımız topraklar sanki Türkiye değil, İskandinav ülkelerinden biri... Öyle kanallar var ki, ayrı ayrı bakarsanız Türkiye güllük- gülistanlık, yada bir başka kanala bakarsanız Türkiye yanıyor…

Krizler,

Ölümler,

Yolsuzluklar…

İç çekişme…

Trafik kazaları,

Patlamalar,

Pahalılık,

Sen-ben çekişmesi

Döviz,altın rekor üstüne rekor kırıyor.

Şehitsiz geçen günümüz yok.

Vatandaşta hangisine bakıp, itibar edeceğini saşırmış durumda.

Hani şu gazetelerin haber sıkıntısı çektiği ve çocuk parklarındaki salıncakları manşet yaptığı İsveç, Norveç ya da Danimarka sanki burası...Oysa bırakın toplumun "terör" yorgunu olduğu, anaların- babaların HDP önünde toplanıp, evlatlarını istediği, Güneydoğu'yu, aynı zamanda toplumun en az yarısının "şiddet" yorgunu olduğu bir ülkede yaşıyoruz...

Terörizm bir yana; birde feodal şiddet zinciri de sokaklarda her gün can alıyor... Hedefte ne yazık ki hep kadınlar var...2018'de 1500'den fazla kadının öldürüldüğü Türkiye'de, bu rakam 2019'un ilk 9 ayında 750'yi aşmış durumda... 2020 yılının son çeyreğine girmek üzereyiz. Ne kadar kadın katli var bilmiyorum. Yalnızç burada şu İstanbul sözleşmesi ile kadınlara verilen haklar ile adeta erkeklerin de ili- kolunun bağlandığını sanırım herkes görmektedir.Boşanma gerekçeleri, kız alıp verme meselesi ya da sosyal çarpıklıkların yol açtığı aile içi şiddet vakalarının yanı sıra "cinnet" olaylarında bazen günde 3-4 kişi katlediliyor bu ülkede.TV ve gazete haberlerinin pek çoğunu bu haberler alıyor, yürekler burkuluyor.

Trafikte kadın-erkek demeden saldırıya uğrayan yüzlerce insanın sıkıntısı da yansıyor her gün medyaya..., Diğer yandan ekonomik kriz, artan fiyatlar, enflasyon, iflasların- geçim sıkıntısının tetiklediği intiharlar ve en küçük olayda silaha sarılan bireylerin şiddeti sokağa yaymaya çalıştığı bir kaos dönemi yaşıyor Türkiye...Ne yazık ki ülkedeki insanlar tedirgin, aileler çocuklarının geleceği için endişeli, Ülkemizde 300 ‘e yakın üniversite var. Üniversiteyi bitiren her 4 gençten 3’ü işsiz. Ateşli silahla ve bıçakla işlenen suçlarda patlama var ve bir yandan da bireysel silahlanma ürkütücü boyutlarda... "Cezaevleri" ise tıka basa dolu.Bir yatakta 2-3 kişi ve uykular nöbet usulüne dönmüş durumda…Kısmı af ile ceza evleri  rahatladı ama, yine dolmaya başladığı görülüyor. Çıkanlar yeniden  kodes’e dönmektedir.,

Yapılan açıklamaya göre PKK'ya 90 bin operasyon!..İçinde yaşadığımız toplumun sokağına, caddesine, köyüne- mezrasına ayna tutmaya çalışıyorum.

+++  

Yazımı geçmişte Osmanlı İmparatorluğunda yaşanan bir olayla noktalayım.

MENAS EFENDİNİ TAŞI GEDİĞİNE KOYMASI

Menas Efendi’nin yönetimi eleştirmekten korkan, sessiz kalan memurlar için ibretlik bir anekdotu.

II. Abdülhamit zamanında Münif Paşa, Maarif Nazırı (Milli Eğitim Bakanı) olmuştur. Kendisini tebrike gelenler arasında devrin tanınmış nüktedanı Menas Efendi de vardır.

Münif Paşa, Menas Efendi’yi makamda görünce, hemen ayağa kalkar karşılar, yanına oturtur.

Orada hazır bulunanlara;

“Menas Efendi, benim kadim dostumdur” der.

“Lakin ben vezir(bakan) oldum, Menas Efendi ûlâ sânîsi (orta derecede bir memur) olarak kaldı. Onun çektikleri hep dilinin belasıdır” der.

Menas Efendi hemen lafa girer:

“Evet, çektiklerim hep dilimin belasıdır. Ama bu benim açık açık konuşmanın cezasını yalnız ben çekerim. Siz vükela (Bakanlar) efendilerimizin sükûtunun (suskunluğunun) cezasını ise bütün millet çeker!” der.

Ortam soğur.

Bu yazı toplam 487 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.