1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Türkiye Mutlu Değil
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye Mutlu Değil

A+A-
İnsanları mutlu etmek kolay değil. Gerek ferdi, gerekse toplumsal bir çok beklentileri var. Bu beklentilerinden sapmalar insanları ve toplumu mutsuz etmektedir.
Birde kişisel egolar vardır.
Siyasi, ekonomik, ailesel beklentiler.
Bunlarda insanları ya huzursuz, mutsuz yapmakta, ya da istedikleri gibi olursa mutlu olabilmektedirler.
Şimdi insanların pek çoğu belli beklentiler içinde. İşte yılın yarısını çoktan aştık. Yaz aylarını yaşıyoruz. Ekonomi de beklentiler var.
Hükümetin kurulması aşamaları sürmektedir. Kurulacak koalisyon yada uzak ihtimal bile olsa azınlık hükümeti topluma ne verecek.
Ya da yeni bir seçim mi?
Yine bir başka büyük tehlike ise Suriye problemi…
Bu problem nasıl gelişecek, nasıl netice doğacak?
Yapılan açıklamalar, Türkiye’nin ekonomik büyüklük açısından dünyada 18., mutluluk endeksine göre ise 77. sırada olduğunu göstermektedir. Ekonomik büyüme piyasaların üretkenliğini betimlerken mutluluk ise toplumsal ve bireysel iyilik ile elde ediliyor.
Ekonomik büyüklük, Birleşmiş Milletler İstatistik Bürosu tarafından hazırlanan Gayrisafi Yurt İçi Hasıla rakamları dikkate alınarak hazırlanıyor. Yani, ülke sınırları içerisinde bir yıl içinde üretilen tüm mal ve hizmetlerin değeri dikkate alınıyor.Mutluluk Endeksi ise BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı tarafından hazırlanıyor.
Sadece ekonominin büyüklüğünü değil, aynı zamanda üretimin çevreye olan etkileri, yurttaşların zihinsel ve kültürel gelişimleri, ruhsal ve fiziksel sağlıkları, kurumsal ve politik sistemlerin gücünü dikkate alıyor.
Psikolog Shigehiro ve Ed Diener gibi düşünürler, bir ülkenin gelişmişlik düzeyini ifade etmek için, büyüklüğün değil, mutluluk düzeyinin dikkate alınmasını savunuyorlar.
Mutluluğun sadece rakamsal büyüklük olmadığını, uygulanan politikaların yurttaşları nasıl etkilediğinin ve nasıl algılandığının düşünülmesi gerektiğini söylüyorlar.
Ekonomik büyüme piyasaların üretkenliğini betimlerken, mutluluk ise toplumsal ve bireysel iyilik ile elde ediliyor. Ekonomik büyüme nicel değişikliğe işaret eder, mutluluk ise insanların iyiliğini anlatır. Herhangi bir şeyin büyüklüğü, onun iyi olma niteliği değil. Otomobilin büyük olması, iyi olduğunu göstermiyor. Kullanım zorluğu, park etme sıkıntısı, yüksek yakıt ve bakım giderleri gibi konular; büyüklüğü olumsuzluğa çevirebilir.
Mutluluk, insan hayatının niteliği ve kalitesi ile ilgili. Sayıların büyük olması, insan hayatının iyi olması anlamına gelmiyor. İyi bir ekonomi, içindeki insanların mutluluğu ile ölçülebilir. Gelişmiş, iyi bir gövde; büyük olan değil, sağlıklı olandır.GSYİH, sıklıkla bir ekonomideki yaşam standardının bir göstergesi olarak kullanılıyor.
Bu ölçütün sağladığı kolaylıklara karşın, geçerliliği hakkında pek çok eleştiri vardır. GSYİH’nin bir yaşam standardı göstergesi olarak kullanılmasının nedeni, yaygın, düzenli ve sıkça ölçülüyor olmasıdır.
Bu konuda bir örnek, 2013 rakamları ile Gayrısafi Milli Hasılası en yüksek on ülkenin (Amerika, Çin, Japonya, Almanya, İngiltere, Fransa, Brezilya, İtalya, Hindistan, Rusya) hiçbirisinin, Mutluluk Endeksi’nin en üstünde yer alan on ülke (Danimarka, Norveç, İsviçre, Hollanda, İsveç, Kanada, Finlandiya, Avusturya, İzlanda, Avustralya) arasında yer almamasıdır.Dünyanın 18. büyük ekonomisi olan Türkiye’nin, Paris merkezli Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü raporunda eğitim sıralamasında en son sırada yer alması ve ülkemizin aynı raporda ‘en zor yaşanılacak ülkeler’ arasına girmesi dikkat çekicidir.
Aynı raporda, 34 OECD ülkesi arasında Türkiye sağlık hizmetlerinde 31., güvenlikte 30., barınma sıralamasında ise 32. sırada yer alıyor.
Kadın erkek eşitliğinde de Türkiye’nin, dünya sıralamasında, 134 ülke arasında 126. olduğunu hatırlarsak, sosyal yaşamdaki gerçeklerin varsayılan durumun uzağında olduğunu söyleyebiliriz.
Komşuları ile iyi geçinmeyen, içinde oturanların her gün birbirleri ile kavga ettikleri, borçla alındığı için her ay yüksek faiz ödemelerinin stres yarattığı kocaman bir evde oturmayı mı tercih edersiniz; yoksa içindekilerin huzur içinde yaşadığı, akşamları sohbet ettiği, kitap okuduğu, sıcak, mutlu ama daha az odalı bir eviniz olmasını mı?
Sorunun cevabını siz verin.
 
Bu yazı toplam 44 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum