1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Türkiye Önderliğinde İslam Ortak Birliği
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye Önderliğinde İslam Ortak Birliği

A+A-
Ülkemizin birliği için ciddi olarak bazı girişimlerde bulunulduğu ve devam edileceği aşikârdır. Ülkemizde başlayan hain temizliği uzunca bir zaman alacak. Devlet kurumlarında ki önemli kademelere sinsice yerleştirilen çok sayıda paralel çete mensubu insanların ayıklanması ve berrak bir devlet yönetim sistemine geçiş için küçükten büyüğe tüm vatandaşlara görev düşüyor. Herkes etrafında ki şüpheli gördüğü insanları dikkatlice takip ederek şüphe hissettiği anlarda emniyet birimlerimize derhal gerekli ihbarda bulunmalıdır. Bunun yanı sıra ihbar dışında gerekirse başbakanlığa bağlı BİMER kanalıyla gerekli ihbarda bulunarak içimize sızmış pisliklerin temizlenmesi için var gücüyle çaba gösterilmelidir. Bunu ülkemizin necasetten kurtulması adına büyük bir ihtimamla yaparak vatandaşlığın gereği yerine getirilmelidir. Çok basit gibi görünen bu durum aslında ülke geleceğimiz ve özelliklede çocuklarımıza bırakacağımız emniyetli yarınlar için hayati derecede önem taşımaktadır.
Benimle mi düzelecek ortalık? Gibi saçma hezeyanlara kapılıp işin ucunu bırakmamalı ve gereği neyse yerine getirilmelidir. Bu vatandaşlık görevinin en uç noktasıdır. Kalben bağlılığın temsilidir.
Görülen o ki Avrupa’sıyla Amerika’sıyla, Rusya’sıyla, Çin’iyle, İran’ıyla bazı gardlar açılmış. 15 Temmuz tarihi sonrasında sadece Türkiye için değil, tüm dünya için yeni bir devir başlamıştır. Her ülke kendi menfaatleri doğrultusunda kimin yanında duracağına, kiminle hareket edeceğine bu dönemde karar verecektir. Aslında gerçeklerin bu kadar net ve çıplak ortaya çıkmasının beklendiğini sanmıyorum. Darbe hareketinin baş aktörü olduğu kuşku götürmez gerçek olan Amerika Birleşik Devletleri, kendini gördüğü dünyanın jandarmalığı gibi bir fikirden mi hareket edecek? Yoksa politikalarını onarıcı ve kendisini aklayıcı manevralara mı kalkışacak bunu zaman akışı içerisinde izleyeceğiz. Ama şu iyice bilinmelidir ki ABD’nin özellikle Türk halkı üzerinde zerrece güven verici özelliği kalmamıştır. Ortadoğu ekseninde yaşanan tüm gelişmelerin temelinde ABD’nin bilindik taktik savaşları ve bölgeyi kaosa sürükleme emelleri yattığı alenen ortaya çıkmıştır.
Bunda da başarılı olabilme uğruna DAEŞ’i geri planda PYD’yi alenen tanıyan bir politika izlemek suretiyle aslında gerçek niyetinin ne olduğu ve nereye ulaşmaya çalıştığı sırıtmaya başlamıştır.
Şu anda tüm ipler birbirine dolanmış durumda ama bu durumu kötü görmüyorum. Çünkü aydınlığa en yakın zamanın karanlığın en koyu anı olduğu gerçeği ortadadır. Dolayısıyla siyahla beyazın netleştiği bir döneme ayak atıyoruz. Bugün çıkan gerçeklere göre Amerika ile müttefik olmanın bir anlamı yoktur. Dost görünüp, müttefik görünüp sırtından hançer saplayan bu tür ucuz politikalara geçit vermek bizim için safdillik olur.

Bundan sonrası için ne yapmalıyız?
Amerika ile ilişkiler ikinci düzeye indirgenmelidir. Amerika’dan asla dost ve müttefik bir ülke olmayacağı açık ve net tescillenmiştir.
Bundan sonra Amerika bağlantılı tüm konularla alakalı girişimde bulunmaksızın tüm detaylar iyice incelenmeli ve ilgili ve sağlıklı gözlemcilerin onay vermesini müteakiben gerekli adımlar atılmalıdır.
Ortaya çıkan bu gerçek asla göz ardı edilmemelidir. Yüzüne dost görünüp geri planda türlü kahpelikler yapanlarla bu memleket insanının ve İslam âleminin işi olamaz.
Bundan sonraki süreçte Amerika denen şeytanın bir takım yeni oyunlarla karşımıza çıkacağı ve her türlü kahpeliği deneyeceğine kadar hiçbir kimsenin şüphesi yoktur. O zaman ABD menşeli tüm ilişkilerde mutlaka ikircikli bir tutum takınmak zorundayız. Dost veçhin gösterip arka planda sırtımıza her an bir hançer yiyeceğimizden kimsenin kuşkusu yoktur.
Bu halk şunu çok iyi öğrenmiştir.
DAEŞ, bir Amerika projesidir. Rabbim bu gerçeği de kendi içlerinden birilerine itiraf ettiriyor.
Biliyorsunuz geçen hafta Donald Trump, çok konuşulacak bir iddia ortaya attı. Trump, Obama'yı terör örgütü DAEŞ'in kurucusu olmakla suçladı. Trump, partisinin Florida'da düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada, DAEŞ'in birçok yönden Obama'ya saygı gösterdiğini ileri sürdü. Konuşmasında ABD Başkanı'ndan tam ismi "Barack Hüseyin Obama" olarak söz eden Trump, "Obama, DAEŞ'in kurucusudur" ifadesini kullanmıştı.

Kısacası ak ile karanın netleştiği bir durum ortaya çıkmaya başladı. Kahpeler ve kalleşler netleşiyor.
Bütün gelişmeler devamında şu gerçeğin ortaya çıkmasına mani olamıyor. İslam dünyası en kısa süre içerisinde Türkiye’nin önderliğinde uluşarak kendi geleceğini tayin edebilir bir düzeye ulaşmaktadır.
Gördüğünüz gibi şerden hayır çıkar mı?
Çıkar elbet…
 
Bu yazı toplam 158 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.