1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. TÜRKİYE VE TARIM
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

TÜRKİYE VE TARIM

A+A-

Dünya’da Türkiye tarım ve hayvancılık ülkesi olarak bilinir.

Çünkü bundan yaklaşık 20-25 yıl öncesine kadar  dünyada tarım ve hayvancılıkta kendi kendine yeten 7 ülkeden birisi Türkiye idi.

Bugün gelinen nokta nasıl ?
Benim anlatmama gerek yok.

Bırakınız gıda, hayvancılığı ve tarımı.  Bulgaristan’dan saman ithal eder olduk.

Rusya’dan buğday almak zorundayız.

Sırbistan’dan et ithal ediyoruz.

Et fiyatlarında düşüş var ama, yinede yetersiz.  Esnaf sıkıntılı. KDV’yi kaldırın et fiyatlarını indirelim demektedirler.

Yağlı tohumlar ve margarini dünyanın çeşitli ülkelerinden ithal ediyoruz.

Türkiye’de yapılan yatırımlara rağmen yağ üretimimiz yetmiyor.

Hızlı bir nüfus artışımız var.
Buna rağmen nüfusun artışını teşvik ediyoruz. Bunun doğru olduğu yanları var. Yanlış olan yönleri var.

Nüfusun artmasıyla birlikte ihtiyaçlarda artmaktadır. Bunları karşılamanın tek yolu da üretim ve çalışmadır.

Üretimimiz her konuda belli.

Çalışma da öyle.

Ülkede son yıllarda işsizlik ve enflasyon yükseliş trendindedir. Son açıklanan enflasyon rakamları ile son 9 yılın rakamları arasında zirvede.

Etrafımız sarılmış durumda. Ateş çemberi içindeyiz.

Terörle mücadelede  çok enerji tüketiyoruz.

Birçok tarım ürünlerinin tohumunu başta Avrupa ve İsrail’den almaktayız.

Tüketim ve israf toplumu olduk.

Lüks ve israf konusunda dünyada sayılı ülkelerden olduk.

Ne hane halkı, ne de  global olarak tasarruf yapmıyoruz.

Bunlar hayatın gerçekleri. Belki acı geliyor ama, gerçeklerde bunlar.

Ekonominin kuralı ise :

 

Kaynaklar sınırlı,

İhtiyaçlar sınırsızdır.

Bütün bunlara rağmen işin nereye gideceğini bilmemekteyiz.

Türkiye tarım ve hayvancılık ülkesi olarak biliniyor ama, et tüketiminde dünyada   sondan 4. sırada yer almaktayız. Yıllık kişi başı 25 kg et tüketiyormuşuz. 4 kişilik bir aile yıllık ortalama 100 kg et tüketiyor (muş). Bir yılda 4 kişilik bir ailenin ete harcadığı para 100 kgx40 TL= 4 bin lira, bir ayda yaklaşık 333,33 lira. Bu kadar parayı ete ayıran kaç aile vardır acaba?

Asgari ücret 1500 lira civarında.

İnsanlar bununla aile geçindiriyorlar.

Ev kirası,

Sağlık, ısınma giderleri,

Giyim,

Elektrik- su parası…

Gelin işin içinden siz çıkın.

Üç tarafımız denizlerle çevrili.

Buna rağmen yine yapılan araştırmaya göre Dünya’da deniz görmeyen ülkelerden bile daha az balık tüketmekteyiz.

Şimdi size bir yılda kişi başına ortalama et tüketim miktarını  gösteren bir tablo sunmak istiyorum.

ABD : 125 Kg.

Avusturalya : 110 Kg.

Fransa : 101 Kg.

İngiltere : 80 Kg.

Japonya 44 Kg.

Türkiye ise 25 Kg.

Şimdi bu tabloyu incelersek, bu ülkelerin nüfusu bizden aşağı değildir. Hatta fazla olanları bile vardır.

Yine bu ülkelerin  birkaçı dışında tarım ve hayvancılık ülkesi değildir. Biz neden bu hale geldik? Bunun araştırılması gerekir.

Türkiye ne zaman kendi kendine yetecek konuma ulaşır, ne zaman üretim toplumu olursak o zaman insanlarımızın huzur ve yaşan seviyesi yükselecektir. Yoksa bu açı genişledikçe yaşam standartlarımız daha kötüye gideceği açıktır.

AB’nin tarımda koymak istediği kotaları bir kenara itmemiz gerekir. Kimseyi eleştirmek ya da övmek niyetinde değilim ama, yıllar önce ABD, Türkiye’ye” Haşhaş ekmeyin” demişti de, zamanın hükümeti bunları elinin tersiyle itmiş ve haşhaş ekimini sürdürmüştü.

Efendim, haşhaştan uyuşturucu yapılıyormuş.  Onu da sen kontrol edeceksin.

Nüfusun çoğalmasını isteyeceğiz ama, o nüfusa iş, eş ve aş temin edeceksin. Yoksa kuru kalabalık bir işe yaramaya bilir.

+++  

Yazımı Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in bir sözü ile bitireyim.

Ağlayabilmek için illa yılanlı kuyuya düşmek mi lazım? Asıl dünya’nın en korkunç bir yılanlı kuyu olduğunu anlamak yetmez mi ?

 

 

Bu yazı toplam 292 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.