1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Türkiye’nin 60 Yıllık Ab Süreci
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye’nin 60 Yıllık Ab Süreci

A+A-
Dünya üzerinde yaşayan devletler gerek ekonomik, gerekse savunma amaçlı kuruluşlar kurup, geleceklerini bu birleşimin içinde sürdürüyorlar. Bazı kuruluşlar ise ömrünü tamamladı. Mesela Balkan Paktı,Bağdat paktı bunlardan bir kaçı.
Nota ise zaman zaman çatırtı yaşamaktadır. AB  de buna benzemektedir.
Benim yaşımda olanlar bilirler. Türkiye’nin  AB aşkı nerede ise 60 yıla yaklaştı. Zaman zaman ağzımıza bir parmak bal sürülse de, bir türlü bu birleşimin içinde yer alamadık. İlk girişimler sırasında ise bu işin hemen olabileceğini, çantasını- valisini, bavulunu alan herkes Avrupa’nın yolunu tutacaktı.Ancak olmadı ve olmayacak gibi de görünüyor. Bu sürece baktığımızda Türkiye'nin;Avrupa ile siyasi entegrasyonu, 57 yıl önce Menderes döneminde başlıyor.
O zamanki adı AET (Avrupa Ekonomik Topluluğu) olan birliğe 1959 yılında üyelik başvurusu yapıyoruz. Ne var ki; Bu başvuru ancak 4 yıl sonra kabul ediliyor.Aradan geçen zaman dilimi içinde çeşitli hükümetlerle pek çok anlaşma ve protokoller imzalanıyor. 12 Darbesi ile bekleme askıya alınıyor.Aradan 24 yıl daha geçiyor.Türkiye, Avrupa'nın kapısında beklemeye devam ediyor.
1987'de ise; Rahmetli Turgut Özal döneminde bu kez tam üyelik başvurusu yapılıyor .Bu başvurunun üzerinden de tam 12 yıl geçiyor 1999 yılında Türkiye, “aday ülke” listesine alınıyor.
5 yıl daha geçiyor.Aralık 2004'e geldiğinde Avrupa Parlamentosu'nda çok kritik bir oylama yapılıyor ve Türkiye'nin AB'ye üyelik müzakerelerine başlamasına onay çıkıyor. Türkiye'de adeta bayram havası esiyor.
Hatırlayınız.Dönemin  Başbakan Tayyip Erdoğan, dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile Brüksel'den Ankara'ya döndüğünde Kızılay'da büyük bir coşku yaşanıyor ve gündüz vakti de olsa havai fişekler atılıyor. O tarihin üzerinden de 12 yıl daha geçiyor ve gelinen noktada aynı Avrupa Parlamentosu geçtiğimiz günlerde  yine çok kritik bir oylama daha yaptı.37'ye karşı 479 oyla, Türkiye ile AB arasında yürütülen üyelik müzakerelerini askıya aldı.
Avrupa;  uzunca bir zaman sonrasında  Türkiye'yi yine bünyesine sokmak istemedi.
Bu karar;
Türkiye’de yaşanan olaylar, karşılıklı verilen demeçler ile bence beklenen bir karardı.
Bunun yorumu ve anlamı Avrupa, “Zaten buzdolabında beklettiği Türkiye'yi, bu kez buzluğa koydu.”
Kararın iyi olan tarafı şu.
Türkiye artık AB'yi eskisi gibi umursamıyor.
Nitekim  hükümet bu kararı “yok hükmünde” saydı.
Peki bundan sonra ne olabilir?
Kartlar artık açıldı.
Aralarında Rusya'nın da bulunduğu, Doğu'nun Birliği olan “Şangay”, ilk kez üyeleri dışından bir ülkeye, Türkiye'ye enerji dönem başkanlığını verdi ki, Türkiye'nin Avrupa'ya karşı eli güçlendi.
Şimdi gözler;Aralıkta AB liderleri zirvesinde.
Türkiye, artık 57 yıldır hiç olmadığı kadar güçlü ve rahat.
Değişen bu dünya düzeninde ortaya ne bassa kazanacak görünüyor.
Yine hatırlayınız.
Rahmetli İsmet İnönü  NATO’ya giriş sürecinde, çıkan engeller karşısında :
“Yeni bir dünya kurulur ve Türkiye’de bu dünya içinde yer alır”
demişti de,
Bunun üzerine  NATO   Türkiye’ye kapılarını açmıştı.
+++   
Yazımı O. Nuri Topbaş Hoca’nın bir sözü ile bitireyim.
Hamlıktan kurtulmak, çile ve ızdıraplara göğüs germe sanatıdır.
Emeksiz yemek pişmez. Zahmete tahammül etmeden rahmet tecelli etmez.
 
Bu yazı toplam 140 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.