1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Türkiye’nin Avrupa Birliği İmtihanı
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye’nin Avrupa Birliği İmtihanı

A+A-
Geçtiğimiz hafta Sayın Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nun yaptığı Avrupa ziyareti sonrasında AB’nin ilk defa bu denli çaresiz kaldığını ve Türkiye ile işbirliğine mecbur kaldığına hep birlikte şahit olduk. Uzun yıllardır alışageldikleri bir Türkiye imajına bakıldığında, Avrupa Birliği’ne girmek için kırk takla atan ve açık tabirle aşağıladıkları ülkenin başbakanı karşılarına geçmiş. Onlara Türkiye’nin mülteciler konusunda ki net tavrını ortaya koyuyor dahası da Türkiye’nin AB ülkelerine vize muafiyeti için istediği tarihi veriyor. İçlerinde şaşkınlığını ve aptallığını gizleyemeyen tek kişi Macaristan’ın cumhurbaşkanı oldu. Fransa’nın mağrur cumhurbaşkanı Hollande, her ne kadar zirve sonrası demeç verse de ülkesinde patlak veren terör eylemleri sonrasında hizaya gelmiş olmalı ki ukala açıklamalar yerine daha temkinli konuşmayı tercih etmiş. Bu sürecin yürütülmesinde en akıllı çabayı Almanya Şansölyesi Bayan Angela Merkel gösteriyor. Çünkü önceden algılama kapasitesine sahip. Ama elbette bu onun teröre verdiği destekler konusunda yakın gelecekte Türkiye’ye açıklama yapma gerçeğinden alıkoyamaz. Dikkatinizi çekmiştir, kadıncağızda son bir yıldır aşırı Türkiye hassasiyeti oluştu. Zannımca Türk ordusunun ve Türk polisinin vatan haini teröristlere yönelik kararlı tavrı ve günden güne bitişe giden terör konusunda ki bir öngörüsü olabilir. Çünkü iç hainlerin temizliği sonrasında bazı gerçekler ortaya çıkacak. Terörizme destek veren ve onları kollayanların Türkiye karşısında düşeceği negatif pozisyona hazırlıklı olmak için şimdiden önlem alıyor. Kendisini parlatıyor. Bugüne kadar şakşakladıkları teröristler ne zamanki Avrupa Birliği ülkelerine de musallat olmaya başladılar. Bayan Şansölye hemen harekete geçti. Kadıncağız utanmasa çalışma ofisini Türkiye’ye taşıyacak!
Her neyse işin bu kısmını bir geçelim. Zaten aylardır bu konularda yazılanları okumaktan en az sizin kadar bende sıkıldım.

Son gelişmeler bir gerçeği açık ve net ortaya koymuştur. Hem Ortadoğu’da hem de Avrupa’da emniyetin subabı Türkiye’dir. Jeopolitik konumu itibarıyla olsun, mevcut siyasi iktidarın kendi iç sorunları ile uğraşan geçmişin karanlık koalisyon dönemlerinden uzak yapısı sonucu geliştirdiği yeni söylem ve çabalar olsun Türkiye’yi bölgenin merkez üssü konumuna getirmektedir. Bu gerçeğin aleni olarak görülmesinden olmalı ki geçtiğimiz hafta yapılan AB zirvesinde zirveyi simgeleyen AB bayrağı ile Türkiye bayrağının yan yana konulmuş şeklinden çıkan sonuç, Türkiye bir güç ama karşısında çok sayıda Avrupa Devletinin olduğu toplu AB bayrağı idi. Ülkemiz geçmişe nazaran AB karşısında ezilen olmak yerine onlara karşı tek başına karşılarına çıkabilen bir konuma gelmesiydi.
Bunda başka etkenler de olabilir. Açıkça ifade etmek gerekirse Ortadoğu coğrafyasında İslam ülkeleri üzerinde oynanan oyunların pekâlâ farkında olan Türkiye’nin bu gidişata yönelik dur diyecek güçlü bir İslam Birliği için en etkili unsur olmasıydı. Çünkü Suudi Arabistan’ın Türkiye’de ki İncirlik üssüne çok sayıda savaş uçağı konumlandırması ve DAEŞ terörüne karşı ortak tavır koyma noktasında ki kararlı tavır batıyı ellerinden kayıp gidecek Türkiye gerçeğiyle yüzleştirmiştir.
Kısacası bizim hayır bildiklerimizde şer, şer bildiklerimizde hayır olması söz konusu idi. Son günlerde yaşanan gelişmelere bakıldığında Amerika, Rusya, Avrupa Birliği ülkelerinin sadece kendilerine yaşam hakkı sağlayan söylemlerinin bir gün başlarına açacağı felaketin günden güne zahiren ortaya çıkmasının şaşkınlığıyla bölgenin en merkezi konumunda ki Türkiye ile ortak hareket etme konusunda paçaları tutuşturmuştur.
Sözün özü, Avrupa ülkeleri karşılarında el pençe duran bir Türkiye yerine kararlı duruş sergileyen bir Türkiye ile düştükleri şaşkınlığın sonucudur bu.
Nitekim Rheinische Post gazetesine konuşan Almanya İçişleri eski Bakanı Hans-Peter Friedrich, zirvede Türkiye'nin tutumunu eleştirmiş. Friedrich, "Türkiye bizimle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor" diyor.
Her hâlükârda terör faaliyetlerine destek vererek ülkemizi içeride ve dışarıda sıkıntıya sokma gayreti gösteren AB ülkeleri, yukarıda da zikrettiğim gibi Türk ordusunun ve polisinin terör karşısında kararlı tavrı ve günden güne ilerleyişinin şokunu yaşıyorlar. Temizlik bittiğinde Türkiye’nin terör destekçileri ile hesaplaşacağını ve onlarla ikili ilişkileri yeniden gözden geçireceğini pekâlâ biliyorlar. Onları daha da zora sokan asıl mesele ise son yıllarda Arap baharı bahanesiyle patlak veren ve günümüze kadar devam etmekte olan bölgesel kırılmada Türkiye’nin diğer İslam ülkeleriyle ittifak arayışı içerisinde olacağı düşüncesi olmuştur. Çünkü böylesi bir ittifakın başarıyla bir araya gelebilmesi ve güç birliğine gitmesi sonucunda kanla, gözyaşı ile İslam ülkelerine dizayn vermek isteyen AB’nin iğrenç oyunlarının ortaya çıkması olduğu gibi öte yandan karşılarında devasa bir İslam birliği sürecinin başlaması endişesidir. İslam Ekonomisi, İslam Ordusu, İslam ülkeleri sınır anlaşmaları, Petrol ve bölgede ki madenlerin bu güç tarafında dünyaya şekil verecek olması bu ülkelerin kendilerine çekidüzen vermesinde baş etken olmuş ve olmaya devam edecektir.
Ama Türkiye olarak biz biliyoruz ki AB ülkelerinin bugün yaktığı yeşil ışık, düştükleri acziyetin ve çaresizliğin bir sonucudur. Günü geldiği zaman yine bildik oyunlarına devam edeceklerdir. AB’ye üyelik hususuna Türk halkının fazlaca tenezzülü kalmamıştır. Vize muafiyetiyle alakalı da gerçekleşmesi durumunda özellikle işadamlarımız büyük bir işkenceden kurtulacaktır. Ülkemizden bir Allah’ın kulu yerleşmek amacıyla ülkesini bırakıp ta AB ülkelerine göç etmeyi makul bulmuyor artık. Türkiye’mizin imkânları tüm vatandaşlarını ihya edecek kadar güçlüdür.
 
Bu yazı toplam 113 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.