1. YAZARLAR

  2. Zafer KARAKUŞ

  3. Türkiye’nin Ziyaretçileri
Zafer KARAKUŞ

Zafer KARAKUŞ

Zafer KARAKUŞ
Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye’nin Ziyaretçileri

A+A-

Türk dış siyaseti bugünlerde yoğunlaşan ziyaretler ve peş peşe gelen açıklamalar göz önünde bulundurulduğunda; yeni mecralarda yol almaya başladığı ve bölgesel bir aktör olduğu gerçeğini bütün açıklığı ile doğrulamakta.

Osmanlı Devleti’nin yıkılışı sonrası bu coğrafyada etkin bir şekilde ayakta kalan Türkiye Cumhuriyeti aslında bin yıllık bir birikimin de bakiyesi olarak bir güç merkezi özelliğini günümüzde de sürdürmeye devam etmekte.

Bunun farkında olan güçler, bu durumu mevcut coğrafyada kalanlara fark ettirmemek için büyük gayretler sarf etmekte.

Ülkemizin 1923 ‘teki siyasi varlığını kabul eden ülkeler aslında hem kendi içindeki anlaşmazlıklarda ve çekişmelerde bu yeni durumu kabullenirken, hem de Osmanlının coğrafyada kalan bakiyelerine neler yaptırabileceklerini ve bu yeni yapı ile neler yapabileceklerini de çok iyi bilmekteydiler.

Bu nedenle I. Dünya Savaşı sonrası elde edilen çıkarları aslında hiçte hesap edebildikleri değildi.Özellikle Almanya ve Avusturya-Macaristan’ın savaştaki etkisinin kırılması, Osmanlı Devleti’nin de ayakları üstünde durabilecek bir birikimden yoksun oluşu; bu coğrafyalarda tamamen hâkimiyet sağlanabilecek bir hazır bulunuşluktan uzak, İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan’ın elde edeceklerinin fazlasını hedeflemeleri ve doğrudan bölge politikalarına Başkan Wilson ile ABD’nin karıştırılması güç dengelerinin değişmesinde ve yeniden oluşmasına neden olmuştur. Özellikle II. Dünya Savaşı ve sonrası bölgede oluşturulan paylaşımlarda kendisiyle baş edebilecek bir yapıdan ziyade kendisini sorgulamaya dahi izin vermeyen bölge aktörleri Yeni Dünya Düzeni içerisinde bir düzenleme yaparken

Hesaba katmadıkları durumlar ortaya çıkınca farklı envanterlere müracaat ederek çözüm ürettikleri bilinirken Cumhuriyet dönemi Türkiye’sinde Lozan sonrası gelişmeleri istediği düzeyde tutmaya gayret etmişlerdir. Özellikle uluslararası güçlerin 2016, 15 Temmuz’u sonrası bütün planlarında değişikliğe giderek yeni planlar yapmaları bunun en önemli göstergesi oldu.

Bugünlerde Türkiye’nin hem ABD ile hem de Rusya ile kurduğu ilişkilerde samimi davranması, zaman zaman reel politik gereği geri adımlar atması kendi yol haritasını çizmeye çalışan bir ülke olduğu anlayışını geliştirmiştir.

Eğer özellikle Rusya’nın bölgede Türkiye ile bir takım operasyonlar planlayıp yapması, ABD’nin son on beş gün içerisindeki ziyaretleri ile oluşturmaya çalıştığı Rakka operasyonu doğrudan veya dolaylı bölgedeki mücadelede yeni bir aşamaya gelindiğinin göstergesi.

Hal böyle olunca artık bölgede Türkiyesiz bir denklem oluşturulamayacağı kesinlik kazanmış gözüküyor.

Bu durumdan vazife çıkartacak olan bölgede rolü olan siyasi aktörler artık yeni duruma göre pozisyonlarını gözden geçirebileceklerdir.

Rusya ve ABD, Türkiye yanında veya karşısında PYD, FETÖ kozu ile dururken, El-Bab sonrası aşamada iki güç unsurunun bir biri ile anlaşması ya da anlaşamaması aslında bölgedeki beklentilerinin ne kadarını gerçekleştirdikleri ile netleşebilir.

Ne Rusya bölgeden yaptığı yatırımların karşılığını ve çıkarlarının devamlılığını sağlamadan ayrılır, ne de ABD bölgedeki çıkarlarından ve ortaya koyduğu projelerinden vaz geçer.

Önemli olan bu sahada ne İran, İngiltere, Fransa, Almanya gibi sürekli paylaşımlardan faydalanmak, ne de doğrudan Rusya ve ABD gibi bölgede çıkarlarının korunması için her şeyi yapmak değil, Osmanlıdan günümüze bölgenin en önemli gücü olarak bu coğrafyadaki dengelere bağlı güven ve huzuru getirebilecek, adil ve paylaşımcı politikalarla varlığımızı hissettirmek durumundayız.

Bunu sağlamak içte gücünü pekiştirmiş ve halkı ile bütünleşmiş bir siyasi duruşu ortaya koymakla mümkündür.

O zaman muhataplarınızın kendi konumlarını yeniden gözden geçirme ve buna göre nasıl bir duruş belirleme zorunluluğu ortaya çıkacaktır.

İşte bu sayede Türkiye ile ilgili uluslararası politikalarda yeni görevlendirmeler yanında bölgedeki siyasi belirsizliklerin çözümü konusunda katkı sağlayacak güç görünümü geliştirilebilecektir.

Bu yazı toplam 627 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.