1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Türkiye'yi güzel günler bekliyor
Türkiye'yi güzel günler bekliyor

Türkiye'yi güzel günler bekliyor

2017 yılının güzel geçeğine inandığını ve ümitli olduğuna vurgu yapan Başaran, Türkiye’nin siyasi olarak rahatladığında ekonomide yüzde 5 büyüme sağlayabilecek potansiyele sahip olduğunu dile getirdi.

A+A-

Mesut ERCÜMENT

Bloomberg HT Televizyonu ve Bloomberght.com Genel Yayın Yönetmeni Cüneyt Başaran, bankacılık sektörünü, reel sektörü, milli istihdamı ve Türkiye’nin dış politikasını gazetemize değerlendirdi. Türkiye’nin milli istihdam çağrısıyla iyi bir iş çıkarıldığını belirten Başaran, kamunun elini taşın altına koymasıyla reel sektörü büyük bir krizden koruduğunu söyledi. Bankacılık sektörünün yüksek karlılık elde ettiğinden yakınan reel sektöre de hak verdiğini bildiren Başaran, Önümüzdeki yıldan itibaren bankacılık sektöründe ortalama karlılıkların yüzde 15 civarlarına geri gelmesi bekleniyor değerlendirmesinde bulundu.

TÜRKİYE YÜZDE 5 BÜYÜYECEK POTANSİYELE SAHİP

2017 yılının güzel geçeğine inandığını ve ümitli olduğuna vurgu yapan Başaran, Türkiye’nin siyasi olarak rahatladığında çok rahat bir şekilde yüzde 5 büyüme sağlayabilecek potansiyele sahip olduğunu dile getirdi. 15 Temmuz kalkışması gibi demokrasiye saldırı olmadığı sürece Türkiye’nin yüzde 3 bandından 5 bandına rahatlıkla çıkacağını aktaran Başaran, şunları söyledi: “Toplumsal barışın daha fazla sağlandığı, demokrasinin, sosyal hak ve özgürlüklerin daha fazla ön plana çıktığı bir yerde Türkiye bir silkinse yüzde 3’ten yüzde 5’e çıkacak potansiyele sahip. Türkiye, tabiri caizse ceketini bir yere koysa en az yüzde 3 büyür. O yüzden yüzde 3’lük büyümenin düşük görülmesi normaldir.”

BÜTÇEYİ ZORLAMAMAK LAZIM

Milli istihdam sürecinde yapılan teşviklerin ve istihdamların bütçeden ayrılan paralarla yapıldığına dikkat çeken başaran, uzun vadede bütçenin ciddi sıkıntılar içerisinde kalabileceğine vurgu yaptı. Türkiye’de 27 milyon istihdamın olduğunu ve bunun 17 milyonunun hizmet sektörü içerisinde yer aldığını bildiren Başaran, kamunun elini taşın altına koymamı olsaydı reel sektörde sistematik bir krizin oluşacağını belirterek, şunları söyledi: “Türkiye’de 27 milyon istihdam var. Bu kalemin en büyük kısmını 17 milyonla hizmet sektörü sağlıyor. Türkiye’de hizmetler sektörü büyüyor ama hizmetler sektörü yüksek işgücü, iş kalitesinde insan aramıyor. Sanayide mesela iki yıldır bir kımıldama yok, istihdam sağlanamıyor. Bu yapılan Milli istihdam hamlesi iyidir ama aynı Kredi Garanti Fonu gibi konjonktürel belli bir dönem için sadece özel sektör taşın altına elini koymadığı, koyamadığı anlarda iyidir. Konya dahil diğer illerde yatırımcılar yatırım yapmaya başlar yeni fabrika açar ihracatını büyütürse ortada işsizlik sorunu kalmaz. Ondan sonra da acaba eğitim politikamız buna uygun mu diye. Şu an taşıma suyuyla değirmen döndürüyoruz ve döndürmek zorundayız.”

BANKALAR UÇUŞTA, REEL SEKTÖR DÜŞÜŞTE

Bankacılık sektörünün 2016 yılında 2015 yılına göre yüzde 27 kar oranı elde etmesine rağmen, reel sektörün yüzde 5 ile 10 aralığında kar elde etmesini değerlendiren Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Cüneyt Başaran, bankaların yüksek faizli kredi vermesinin yüksek kar elde ettiğinin göstergesi olmadığına, esas ölçünün, bankaların verdiği krediyi ne kadardan topladığıdır dedi. Reel sektör açısından kredilerin düşük oranda alınması son derece önemli olduğunu vurgulayan Başaran, bankacılık sektörü karlılığını ne kadar yüksek oranda kredi verirse o kadar fazla para kazanır üzerinden kurgulamaz değerlendirmesinde bulundu. Bankaların bu karlılık oranının yüksek olması durumunu geçici olarak değerlendiren Başaran, “Bu geçici bir durum. Çok konjonktürel bir iki yıldan bahsediyorduk. Önümüzdeki yıldan itibaren bankacılık sektöründe ortalama karlılıkların yüzde 15 civarlarına geri gelmesi bekleniyor. Burada birçok düzenlemede yapıldı. Bankaların komisyonlarına üst oranlar getirilmesi gibi. O yüzden reel sektör tarafından bakıldığında haklı olarak bankacılık sektörü eleştiriliyor” diye konuştu.

TÜRKİYE GÖZ ARDI EDİLECEK ÜLKE DEĞİL

Suriye’de yaşanan sorunlar hakkında değerlendirmelerde bulunan Cüneyt Başaran, I. Dünya savaşından sonra orada ilk kez sınırların değişeceğini ve Türkiye’nin de orada söz sahibi olması gerektiğini söyledi. Diğer devletlerin yüzbinlerce kilometrelik uzaklıktan gelerek Suriye’ye müdahale ettiğini söyleyen Başaran, Türkiye’nin bekasını etkileyen bir konu da kimsenin Türkiye’yi göz ardı edemeyeceğini vurguladı. Türkiye’nin NATO ve AB’den uzaklaşarak Rusya ve Çin’e doğru yakınlaşmasını doğru bir hamle olarak gördüğünü dile getiren Başaran, “Son birkaç yılda NATO üyesi, Avrupa devletleri ile AB ile giden Türkiye, bir anda Rusya ve Çin yakınlaşmasına gitti. Çokta doğru bir hamleydi bu. Birbirini tamamlayacak olan güçler olarak koyup, dış politikada tekrar masaya oturursak kimse Türkiye’yi göz ardı edemez. En kötü durumları geride bıraktık. Türkiye 80-90 yılık kazanımlarını unutmadan onlara yapılabilecek düzeltmelerle Türkiye kimsenin göz ardı edemeyeceği bir ülke konumunda” dedi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.