1. YAZARLAR

  2. Hakkı Balcı

  3. Turşunun Hıyarı, Tavuğun Gerisi…
Hakkı Balcı

Hakkı Balcı

Yazarın Tüm Yazıları >

Turşunun Hıyarı, Tavuğun Gerisi…

A+A-
Geçtiğimiz Pazar günü Hıdrellez kutlamalarını bahane ile uzun süredir piknik yapmadığım Kuğulu’daydık… Dostlarımla maile…
Bütün alanlar vakti hoş geçirme, birlikteliği paylaşma derdiyle gelenlerle doluydu…
Eğlenildi, yenildi, içildi ve gidildi…

Belki de son çıkanlardandık ancak geride kalanlar, bırakılanlar, görünen hiçte insani değildi…
Tabiri caizse pislik Kuğulu’nun paçasından akıyordu… Necaset alanıydı desem yeridir…
Cumartesi günü erkânın tümünün bulunduğu spor salonunun temel atma töreninde yaşanan hadsizlikleri de birleştirince infial halindeki yazar yanımla aktarmak istedim bu ahvalimizi…

Herkes Cumhurbaşkanı, herkes başbakan, herkes vali, herkes kaymakam, herkes belediye başkanı, herkes general, herkes bilim adamı, herkes imam, herkes müftü, herkes inançlı, herkes temiz, herkes mutlu, herkes her şeyi biliyor ama kimse haddini bilmiyor…

Nedir had?

Yediğin yere etmemek… Ettiğin yerde necaset bırakmamaktır had… Kuğulu’ya nasıl girdiysen öyle bırakmaktır had…
Asilin verdiği yetkiyi doğru kullanmaktır had…
Alçak gönüllülüktür had… Sınır… Ölçü… Gerçek değer… Ve adam olmaktır had…
Burnundan kıl aldırtmıyor kimse… Herkes barut fıçısı… Herkes her şeye takmış… Kapıdan çıktığınız an kavga hazır “dıkıcık” şehirde…

Fırsatını bulan hır çıkarıp kendi hadsizliklerini unutup başkalarına haddini bildirme derdinde… Hem de mazluma, hem de asile…
Lafa gelince, insanlığın, Müslümanlığın, adamlığın, dinin, imanın, dürüstlüğün, turşusunu kuranlar…
Araya ihtiras, küçük çıkarlar, enaniyetler politik hezeyanlar girince kurdukları turşunun içerisinde hıyar bile olamıyorlar…
Piknik yapıp terk ettiği alanda elvani çeşit nimeti hırsla löp löp midesine indirenler…
Ayrıldıkları yerde bıraktıkları poşet parçası, zıkkımlandıkları tavuğun derisi, hatta gerisi bile olamıyorlar…

Hâsılı;

Algıda seçicilik özelliğimin tezahürü bu cümleler… Keşke bu denli güçlü olmasaydı bu özelliğim…
Biraz salak… Hafif aptal… Gözü kör… Kulağı sağır…
Ya da “bananeci” olsa mıydım? der dururum kendi kendime…
Rabbim korusun…




Bu yazı toplam 331 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.