1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Üç Deprem Üç Hükümet Üç Başbakan
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Üç Deprem Üç Hükümet Üç Başbakan

A+A-
Gerçeği bulmanın yollarından biri de kıyas yapmaktır. Yalnız kıyas/karşılaştırma yaparken çok dikkatli olmak gerek. Hele de kıyas /mukayese sosyal, siyasal, toplumsal bir mesele ise o zaman çok daha fazla çaba gerek. Hadisenin zamanını, zeminini, şartlarını gözden ırak tutmamak gerek.
Başbakan konuşurken çoğu zaman vatandaşlara ve siyasi muhataplarına “nerden nereye ?” diye bir soru sorar ve sonra devam eder: “Biz iktidara geldiğimizde kaç derslik vardı şimdi ne kadar var? Biz iktidara geldiğimizde kaç kilometre duble yol vardı şimdi kaç km duble yol var? Biz geldiğimizde Türkiye’de bir yılda kaç otomobil üretiliyordu şimdi ne kadar üretiliyor? ” Bu sorularla başbakan başarılarını rakamlarla sıralıyor.
Pekiyi bu kıyaslama doğru mu? Şöyle olursa doğru: Eğer başbakanın söylediği konulardaki gelişme ve iyileşme rutin bir ilerleme ise yanlış; fakat rutinin dışında, beklentilerden çok yüksek ve hızlı ise doğrudur. Yani Başbakanın verdiği rakamlar, kim gelirse gelsin ülkenin tabi bir ilerlemesine tekabül ediyorsa “nerden nereye” sorusu zaid bir sorudur. Değilse yerinde bir övünme ve gerçek bir başarıdır.
Bu bağlamda yazar Fatih Uğurlu beyefendinin bir yazısı çok dikkatimi celbetti Fatih Bey bu yazısında üç ayrı dönemde, üç tabi afet (deprem) karşısında üç hükümetin, üç başbakanın/Cumhurbaşkanın nasıl bir tavır takındığını ve vatandaşlara nasıl hizmet ettiklerini kıyaslıyor ve aradaki farkı gözler önüne seriyor. Bu fark sadece hizmetin hızında ve kalitesinde değil yöneticilerin insana bakışındaki farkı da gösteriyor.

Sahne -1-Erzincan Depremi (1939)
İsmet İnönü cumhurbaşkanı. 30.000 kişinin hayatını kaybettiği meşhur Erzincan depremi olmuş. O bölge enkaz yığını. Binlerce insan yıkıntılar arasında kurtarılmayı bekliyor. Her mahalleden canhıraş feryatlar yükseliyor, İnönü, Anadolu gezilerinde kullandığı ve sadece kendisi için sefere çıkan ünlü Beyaz Tren'i ile Erzincan'a müteveccihen yola çıkıyor. Halk devletin yaralarını saracağı umudu ile İnönü'nün etrafını sarıyor. Başörtülü, şalvarlı bir Anadolu anasının cumhurbaşkanının kalbine dayanmış, ağlayan resmi depremin acısını belleklere kazıyan bir hatıra olarak arşivlerde kalacaktır. İnönü, yıkıntılar içinde 50-100 metre yol alır ve o anda Erzincan Valisi yolunu keser:

- Sayın Cumhurbaşkanım gördünüz, daha ileriye gitmeye lüzum yok, dönelim.

İsmet İnönü;

- Peki diyerek geri döner.
Aslında asıl facia daha ilerideki yıkıntılarda dır.
Sahne 2 - 1966 Varto Depremi: Süleyman Demirel, başa geçer, ünlü Varto Depremi olur (1966), Doğu bir kere daha yıkılmıştır. Halk perişandır. Demirel, ünlü yalanlarından söyleyerek Anadolu halkını bir defa daha kandırır:

- Tüm yaralar sarılacaktır. Devletimiz bu acının altından kalkmaya muktedirdir. Tüm depremzedelere yeni evler yapılacaktır. Demirel'in halka vadettiği evler tamı tamına 35 yıl sonra teslim edilir. 1995 yılındaki Afyon Dinar Depremi'nde cumhurbaşkanı olarak deprem bölgesini ziyaret etmiş ve halk tarafından yuhalanmıştır. Zira o günlerde de Dinar'da devlet tatile çıkmıştır.
Sahne 3-2011 Van Depremi:
İnanılır gibi değil. Depremin üzerinden henüz saatler geçmişken devlet bütün kurumları ile felaket bölgesine ulaşmış ve varlığını hissettiriyor. Bakanlar orada, vali orada, kaymakamlar orada ve tüm Türkiye orada. Kalpler birlikte atıyor. Aslında yıkılan İstanbul, Edirne, Çanakkale, İzmir, Konya, Kayseri, Ankara, Antalya, Adana, Urfa'dır.
Birinci yıldönümünde Van ve Erciş'te 15 bin 341 konutun depremzedelere teslim edildi. Başbakan, “Van ve Erciş'te 15 bin 341 konut, 27 okul, 24 cami ve 10 ticaret merkezinin açılışını yapan Başbakan Erdoğan, "Van ve Erciş için 3.5 katrilyon harcadık, bu rakam 5.5 katrilyonu aşacak" dedi.Bu bir zafer, bu bir rekor, bu büyük bir başarı.
İşte size üç dönem üç başbakan. Varın kıyası siz yapın!
Bu yazı toplam 261 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum