1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Uçak Bahane! Asıl Hedeflerine Odaklanın
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Uçak Bahane! Asıl Hedeflerine Odaklanın

A+A-
Bölgemizde son zamanlarda yaşanan gelişmelere bakarak bir sonuca ulaşmaya çalışalım. Hudutlarımızın ateş çemberi sayabileceğimiz Ortadoğu sınırlarında olmasından kaynaklanan bir problem var. Ülkemizin de bu bölgeye komşu olmasından kaynaklanan sebeplere dayalı olarak bulunduğu stratejik konumu itibariyle emperyalist çevrelerin gözüne battığı gerçeğini de bir ortaya koyalım. Bunda da en önemli etkenin bölgenin istikrarlı tek İslam ülkesi olmasından kaynaklandığını biliyoruz. Emperyalizmin taşeronluğunda başı çeken Amerika ve Rusya’nın bu alanda beklentilerinden olan güç odağı olma çabası işte bugünkü keşmekeş yapıyı ortaya çıkarıyor.
Rusya’nın askeri uçağını düşürmemizle alakalı son zamanlarda yaşanan gelişmeleri hep birlikte izliyoruz. Rusya’nın girdiği tehditkâr yapıyı ve söylemleri de takip ediyoruz. Bir kere şunu anlamakta yarar var. Rusya için düşen uçağın çok fazlaca bir önemi yoktur. Daha büyük hedeflere ulaşmak için bazı fedakârlıklar yapılabilir. Bir değil gerekirse on uçağın düşürülmesine bile göz yumulabilir. Bence Rusya gerçeğine bu çerçeveden bakmakta yarar var. Rusya’nın sınır güvenliği konusunda Türkiye’nin vereceği sabırlı tepkiden bile sonuç çıkarabiliriz. Rusya niçin tahrik ediyordu?
Şimdi can alıcı soruyu sormak istiyorum. Bu savaş uçağının üzerinde niçin Rusya’ya ait olduğuna dair hiçbir emare bulunmuyor. Benim bildiğim yolcu uçakları da dâhil tüm uçaklarda milliyetini gösteren bir simge illa ki bulunur.

Efendim! İşin özü, Rusya uçağının düşürülmesini murad etti.
Bölgede daha etkin rol oynamak ve sıcak denizlere açılmak üzere uzun yıllardır içinde uykuda olan dev yılan uyandı. Bölgede etkin rol oynamak ve zamanı gelince de nemalanmak için kolladığı fırsatı da yakalamış oldu. Şimdi takip ettiğiniz gibi askeri yığınak yaparak aklınca bölge halkına gözdağı veriyor. NATO üyelerine de “Ben daha dimdik ayaktayım.” mesajı gönderiyor. Hani Marmara’dan geçen Rus gemisinde ki füze gösterisi falan var ya! Tamamen tribünlere oynanan oyundur. Tuttu mu? Gördüğünüz gibi günlerce onu konuştuk. Aklıma gelen diğer bir ihtimal uzak ta olsa acaba Rusya’nın hedefi roketatar tutan askerin tahrikiyle o Rus askerini bir kurşunla zımbalamamız olabilir miydi? Neden olmasın? Koca uçağını feda eden bir devlet üç beş askerini kaybetmiş. Çokta umurunda ya!
Mısır’da düşürülen uçakta ölen yüzlerce sivil vatandaşına bile bu kadar tepki vermeyen Rusya’nın düşen askeri uçakta ölen asker için girdiği tripleri biliyorsunuz. Adamı az daha kutsal ilan edeceklerdi.
Geçmişte okuduğum kitaplarda ve çeşitli yayınlarda Rusya askerinin vatanı için canını feda etmesi gerçeğinin fazlaca önemsendiği ortadadır. O zaman konu ne ölen askerdir. Ne de düşürülen savaş uçağıdır. Konu Rusya’nın bölgede ipleri eline alabileceği bir hedefin başlangıç aşamasıdır. Putin’in her zamanki sivri diliyle kalkıp nükleer silah tehdidinde bulunması da boşuna değildir. Benim bildiğim çok hassas olan bu düşüncelerin alenen konuşularak haber bültenlerine yansımasında da amacın bölgede yaratılmak istenen korku için olduğu ortadadır.
Üzücü olan durum burada ortaya çıkıyor. Böylesi çirkin amaçlara çabalayan emperyalistler, öncelikle Müslümanların sesini kesecek olan ve onları hem madden hem de manen sarsacak olan Arap baharı gelişmelerinde oynanan oyunun devamını getirmek için çalışıyorlar. İslam dünyasının birbirine fayda ve katkı sağlayacağı tüm etkenleri birer birer ortadan kaldırdılar. Görünen köyün kılavuz istemediği biliniyor. Bugün hangi İslam ülkesinin değil etrafına kendisine faydası var ki?
Birkaç örnek ister misiniz?
Afrika’dan başlayalım. Fas’ın askeri bir etkinliği yok. Her zaman uysal rolünü iyi oynayan Fas’ın bölgeye uzaklığı da biliniyor. Cezayir halen içeride yaşanan güç çatışmalarıyla didişiyor. Tunus’u biliyorsunuz. Hemen her gün bir yerlerde patlayan bombalarla ve zaten olmayan gücüyle onlar için tehdit oluşturmuyor. Libya’yı malumunuz alabora ettiler. Şu anda iki ayrı hükümetin güç savaşları yaşanıyor. Mısır’da Mursi'ye yapılan darbeyle kendi çıkarlarına hizmet edecek satılık adam Sinsi Sisi’yi başköşeye oturttular. Sudan, hem güneyi hem de ekonomik sorunlarıyla başa çıkmaya çabalıyor.
Ortadoğu malumunuz, Suriye tamamen bitti. Irak’ta kontrollerin kimin elinde olduğu belirsiz. Ürdün ve Suudi Arabistan’ın askeri varlığı ha var ha yok. Yemen zaten Arap baharıyla başlayan curcunadan başını kaldıracak fırsat bulamadığı gibi halen de iç savaşın etkisi altında idare edilmeye çalışılıyor. Geriye körfezin miniminnacık yüzölçümlerine sahip beş, altı ülkesi kalıyor.
Peki, İran’a ne demeli? İran aslında İslam dünyasının başına her zaman bela olmuştur. Onların İslam adına söyledikleri tüm söylemlerin nafile olduğunu düşünüyorum. Çünkü İran, hiçbir zaman İslam’ı temsil etmemiştir. Şimdi de Rusya’nın kuklası olarak emperyalizme en büyük desteği veriyor. Zamanı gelince İran’ı da yiyecekler. Ellerinde ki nükleer tesisleri de kıçında patlatacaklar.
Anlatabildim mi? Ortada İslam dünyası kalmış mı Türkiye’den başka?
Bundan sonra ne olacak, izleyip göreceğiz.

 
Bu yazı toplam 66 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.