1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Ülke Batıyor Haberiniz Olsun
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Ülke Batıyor Haberiniz Olsun

A+A-

Son aylarda yaşananlar ülke göklerini gerçek bir tehlikenin kapladığını gösteriyor. Bu acı gerçeğin sebeplerinden bazıları şunlar;

a-Ülkede yaşayan halk hiçbir zaman bu kadar keskin çizgilerle ikiye ayrılmamıştı. Millet, deyim yerindeyse tam ortadan karpuz gibi ikiye ayrılmış durumda.

b-Ülke büyük bir tehlikeye doğru adım adım yaklaşıyor. Çünkü İktidar yanlıları ile muhalefet yanlıları birbirlerinden nefret ediyorlar. Bu nefret sadece sözde kalmıyor yer yer sokak çatışmalarına dönüşüyor.

c-Sadece halk değil ülke basını da tam anlamıyla iki kutba ayrılmış, iktidarı destekleyen basınla, muhalif olanların oranına baktığımızda muhalif basın daha güçlü görünse de, iktidarın başının onlara yüz vermemesi dengeleri eşitliyor.

d- İktidarın başı, koca koca basın kuruluşlarının muhabirlerini (gazete, radyo, tv...) toplantılarına almıyor. Onların soru sormasına bile izin vermiyor. Onları yalancılıkla, taraf tutmakla ve sahtekârlıkla suçluyor. Bu durumda Demokrasinin olmazsa olmazı hür basın faktörü tamamen devre dışı kalıyor.

e-Ülkedeki aç ve evsiz olanların sayısı inanılmaz oranlarda. Uyuşturucu kullananların oranı her yıl artıyor. Büyük şehirlerin arka sokakları tamamen çetelerin elinde, suç oranı her gün artıyor.

f-Polis halka çok acımasız davranıyor. Ülkede silahla öldürülenlerin sayısı her yıl artıyor. 2016 da yaklaşık 15 bin kişi silahla öldürüldü. (http://www.hurriyet.com.tr/abdde-silahli-saldiri-tatil-dinlemiyor-40034943)

Keşke bu ayrılık, bu bölünme, bu ayrışma sadece iktidarla muhalefet ve onların taraftarları arasında olsaydı, aksine iktidarın başı ile adalet kurumları arasında da geçimsizlik ve ayrışma var. Ayrışma sadece iktidarla adalet kurumları arasında değil, bilakis ülke güvenliğinden sorumlu sivil ve askeri istihbarat arasındaki ayrışma da almış başını gidiyor. En basit bir örnekle Suriye, Irak (Ortadoğu) politikası ile ilgili sivil istihbarat ile, askeri istihbarat kurumları birbirine zıt çalışmalar yapıp iktidarı bu çelişkili çalışmalarla yanılıyorlar. Bu nedenle iktidar iki arada bir derede kalıyor. Hatta koca devlet Ortadoğu’da terör örgütlerinden medet umar duruma düştü. Ülkedeki iktidar yanlıları ile muhalifler mülteciler konusunda da, sağlık politikası mevzuunda da, dış siyaset meselesinde de birbirlerine taban tabana zıt görüşlere sahip. Ülkede halkın oyu ile seçilen iktidar muhalefetten daha az oyla iktidara geldi.( iktidar oyların yüzde 47,5’ini muhalefet ise yüzde 47,7’sini aldı. Lakin sistem gereği iktidarı daha az oy alan kazandı.) Bu zıtlıkta muhalefeti kızdıran sebepler arasında.

Mesele anlaşıldı değil mi “Yaşamaz batar” “böyle gitmez çöker ” “Bu ayrışma, bu bölünme devleti bitirir ..” dediğim ülke, tabi ki Türkiye değil; dünyanın Ağababası ABD devletidir. Trump seçilince ABD de yukarda yazdıklarımın hepsi gerçekleşti. Trump daha az oyla iktidar oldu. Yerleşik düzen, basınıyla kurumları ile onun üzerine abandıkça abandı. Halk resmen birbirine girdi, sokak çatışmaları oldu olmaya da devam ediyor. . Trump koca koca basın kuruluşlarını yalancılıkla, sahtekârlıkla suçladı. Onları basın toplantısına almadı. Başkan Trump, Obama’yı çok büyük suçlar ile suçladı. En basiti DAEŞİ ABD’ nin kurduğunu söyledi. ABD Suriye’de PYD ye muhtaç duruma geldi.

Yukardaki nedenlerden dolayı Türkiye’de yaşayan tüm insanlara ( sağcı, solcu, CHP li, MHP li, Ak Partili, Sünni, Alevi, Türk, Kürt, Arap, Çerkez, fakir zengin, doğulu batılı…) Herkese selamlarımı, saygılarımı sunuyorum. Bu ülkenin asil ve saygın vatandaşları! Evet desende, hayır desende fark etmez! Çünkü biz kardeşiz, biz aynı ülkenin vatandaşıyız. Aynı bayrağın gölgesinde, aynı gök kubbenin altındayız. Bizler tüm farklılıklarımıza (dini, etnik, mezhebi, sosyal, kültürel…) rağmen, bir bütünüz, bir milletiz. Her ülkede olan sorunların bizde de olması normal. Basınımız başka ülkelerdeki yanlışlıkları( tecavüz, hırsızlık, kadın ölümleri, yolsuzluk, ayrımcılık…) göstermediği için oralar çok güzelmiş gibi geliyor bize. Hâlbuki öyle değil. Sorunlarımızı abartarak ümitsizliğe düşmeyelim, geleceğe umutla, birbirimize sevgiyle bakalım.

Bu yazı toplam 396 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum