1. YAZARLAR

  2. E. Reha KORKMAZ

  3. Ülke Meselelerine Konyalıca Bakış
E. Reha KORKMAZ

E. Reha KORKMAZ

E. Reha KORKMAZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Ülke Meselelerine Konyalıca Bakış

A+A-
İkinci Cihan Harbinin en şiddetli günleri, her taraf ateş içinde. Bir tanıdığı Tayyip Ağa'ya rastlamış:
- Tayyip Ağa bu dünyanın hâli ne olacak? diye sormuş.
Tayyip Ağa:
- Ne var oğlum bu dünyanın halinde?
- Ne olacağı var mı Tayyip Ağa, baksana dünyanın her tarafı yıkılıp gidiyor.
Tayyip Ağa cevap vermiş:
- Varsın yıkılırsa yıkılsın hay oğlum. Dünya yapılırken sanki taşını sen mi çektin?
Bazı çevrelerin yeni metodu bu. Sohbet ettikleri herkese ülkemizde yaşanan kaosu hatırlatarak, insanlar üzerinde algı oluşturmaya çalışıyorlar. Mevzu dönüp dolaşıp Ak Parti'ye veya Cumhurbaşkanımıza getirilerek olumsuz cümlelerle insanların zihni bulandırılmaya çalışılıyor. Kafanızı kaldırın bakın mutlaka yakınlarınızda bu tür insanlar vardır. Bunlara aslında Konyamızın meşhur Tayyip Ağası gibi cevap vermek gerekiyor sanırım. “- Varsın yıkılırsa yıkılsın hay oğlum. Dünya yapılırken sanki taşını sen mi çektin?”
***
Köse Binbaşı Ali Vasıf Bey peynir yapmak için Mübaşirzadeden peynir mayası alır. Süte kor peynir tutmaz. Ertesi gün Mübaşirzade'ye gelerek “Mübaşirzade mayan bozukmuş” diye espri yapınca Mübaşirzade hiç bozuntuya vermeden aynı soğuk kalınlıkla “Binbaşım benim mayam bozuk değil senin südün bozukmuş da ondan” diye cevap verir.
Hükümetin iyi niyetle çözmek istediği sorunların ardından “Çözüm süreci tutmadı” diyenlere en güzel cevabı Mübaşirzade yıllar önce Konya'dan vermiş zaten…
***
Konya'da teyzenin biri torununu da yanına alarak bir hatlı dolmuşa binmiş. Teyze bir kişilik ücretini uzatmış dolmuş şoförü teyze çocuk içinde ücret vermen gerekiyor deyince.
“Hay guzum dırnak gadar çocuğa paramı olurmuş…” der.
Neyse şoför bişey dememiş, gittikçe kalabalıklaşan dolmuş şoförü tekrar teyzeye demişki. Teyze çocuğu kucağına al sana zahmet bir kişi daha otursun demiş. Tabi bu arada teyze aynen şöyle demiş:
“Eşşek gadar şii nasıl oturacak gucağıma hay guzum…”
Sözümüz meclisten dışarı ama teyzemizin bu durumu “Çarkçı” lakaplı bir siyaset acemisini aklımıza getirdi. Kendisini ana muhalefet lideri zanneden bu şahsın hızına muhtemelen teyzemiz yetişemez.
***
Tayyip Ağa, Kapu Camii civarında aktarlık yapar, sifali otlar satar. Yalnız komşuları içinden çıkamadıkları pis işleri olunca Tayyip Ağa'ya gönderirler “O iyi bilir” derler. Yine böyle günlerden birinde sabahın erken saatinde iki asker çarşıda görünür. Aktar esnaflar ne aradıklarını sorarlar. Askerler kışlada bir atımız hastalandı, sakağı oldu (ruam) buna çare olan bir ot varmış onu ararız, deyince fırsatı kaçırmayan muzip komşuları hemen “Tayyip Ağa bilir” derler ve ona gönderiler. Tayyip Ağa da başından savmak için “Oğlum o ot Takkeli Dağ'ın eteklerinde olur burada bulamazsınız” der. Askerler giderler ertesi gün erkenden üç tane at ile yine Tayyip Ağa'nın dükkânına gelirler ve “Ağa ata bin beraber gidip o ottan bulacağız komutanımızın emri” derler.
Gitmeme şansı yok Tayyip Ağa'nın karşısında koca komutanın emrini getiren askerler var. Ve çaresiz düşer yola dağa varırlar. Bilmediği otu aramaya başlarlar. Oralardan merkebi ile geçmekte olan Tayyip Ağa'nın bir tanıdığı “Tayyip Ağa ne aran buralarda sen yahu” deyice, Tayip Ağa lafı yapıştırır “Sorma ne ararım ülen. Kapu Camisinin önünde bir b…k yedik şimdi ağzımızı silecek ot ararım” deyiverir.
Tayip Ağa'nın bu anısı da bizlere çözüm sürecinde hırçın çocuklar gibi sağa sola saldıran, herkese her şeyi söyleyen Selahattin Demirtaş'ı getirdi. Çözüm sürecinde ağzına lokma sığmayan, “PKK sizi tükrüğü ile boğar” diye nutuklar çeken Demirtaş ve aveneleri bugün Rusya'da, Belçika'da, Suriye'de ve birçok Avrupa ve denizaşırı ülkelerde ağzını silecek ot arıyor.
Bu yazı toplam 152 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.